Çocuklara Nasıl Sabredelim (4)


1234811_329645467160767_5674660386332139263_n

Hiç kimse bir anda öfkelenmez. Bir anda patlamaz.

Öfke, uzun zaman önceden “geliyorum” der. Ama bunu kimimiz duyarız, kimimiz ise farkına bile varmayız.

İnsan, “nefesini tutmaya başladığı an”, öfkeyi bünyesine almış demektir. Devam eden süreçte ise, kişilerin “patlama” süreleri birbirlerinden farklılık arz eder.

-Kardeşin uyudu, bağırma yavrum, diyorsun. Bağırıyor. Nefesini tutuyorsun.

-Çok geç oldu, uyuman lazım diyorsun. Uyumuyor. Ve uyanık kaldığı her dakikayı nefesini tutarak geçiriyorsun.

-Vurma, diyorsun. Vuruyor.

-Onu alma, diyorsun. Alıyor.

-Ye, diyorsun. Tükürüyor.

-Ellerini yıka, diyorsun. Gidip koltuklara sürüyor.

Hepsinde nefesini tutuyorsun. Dişlerini gıcırdatıyorsun. Yumruklarını sıkıyorsun. İçinden söyleniyorsun.

Yapma!

Az sonra hepinizi üzecek ve kıracak şeyler yaşayacaksın! Öfke geliyor. Onu durduramazsın. O halde kendin dur.

Durakla. Mola ver.

“Çocuk, gözüne batmaya başladığı zaman” durmalısın. Daha ileri gitmeden. Kontrol edilemez hale gelmeden.

İş yetiştirmeyi bırak. Misafiri iptal et. Her şeyi olduğu yerde bırak ve DUR!

Çocuklara oyalanacakları bi şey ver. Yesinler, içsinler, döksünler, saçsınlar. Sana ellemesinler. Kapıyı çarpmadan, ayaklarını yere vurmadan, döşemeleri rüzgarınla titretmeden çık yanlarından.

Sonra ayrı bi yere geç. Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki:

“Öfkelendiğinde sus!” Sessizleş o halde.

“Şeytandan Allah’a sığın.” O’ndan yardım iste.

“Ayaktaysan otur, oturuyorsan uzan.” Bedeninin taarruza geçmesini önlemek için rolentiye al kendini.

“Abdest al. Suyun ateşi söndürdüğü gibi, abdest de öfkeyi söndürür.” Suyu aç, suya dokun, suda kal, temizlen, arın.

“Olmadı iki rekat namaz kıl.” Tertil üzere Rabbinin ayetlerini oku. Çünkü tertiline uygun bir şekilde Kur’an okumak, insanın içinde biriktirdiği, sıkışan ve patlamak üzere olan “o nefesin” atılmasına ve açılmasına vesile olur.

Dur ve nefes al.

Burnundan al, bekle ve ağzından ver. Allah’ın izniyle beyninin kontrol sistemini yeniden devreye sokabileceksin.

Sonra git çocuklarının yanına, bir köşeye uzanarak nasıl dağıttıklarını, döktüklerini seyret.

Gözyaşlarını saklama fakat asla suçlama.

“İyi hissetmiyorum” de. “Seninle alakası yok, biraz üzgünüm” de.

İşte o günlerden birinde Yusuf’a (3,5 yaş)

“Kalbim biraz kırık” dedim.

“İstersen ben yapıştırabilirim” dedi. Sonra gülüştük, sarıldık birbirimize ve kalbimi nasıl yapıştırabildiğine hayret ettim :)

Bir diğerinde leblebi kutusunu bana uzatarak “Leblebi yersen iyileşir misin anne?” dedi. “Bilmem ki” dedim. Sonra uzattığı leblebileri yedim. Üç-beş derken bütün kutuyu bitirdik beraber. Leblebi yemenin, beni nasıl iyileştirebildiğine hayret ettim :)

O halde öfkeyi duymaya çalış.

Ne kadar erken fark edebilirsen, o kadar güçlü kontrol edebilirsin.

Ve denemekten asla vazgeçme, çabala.

Çünkü her defasında farkındalığının arttığını ve öfkeyi kontrol etme mekanizmanın daha da hızlı geliştiğini göreceksin.

Ummu Reyhane
muslumananneler.net

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s