Tutarsız kişiler ve ilişkiler


90f8c0da6c354a4803bc7883b8773e69

“Tutarsız ilişkiler” ve “tutarsız kişiler” vardır bilirsiniz. İnsanın ömrünü çürütür doğrusu.
Şimdi sizler için bu tutarsızlıkları yazayım dedim…

1. Tutarsız kişilerin en tipik özelliği, karşısındaki kişiyi çifte açmazda bırakmasıdır. “Benim hoşlanmadığım davranışların var.” diyerek eşini uyaran kişi, kendi uyarıları göz önüne alınarak yeni bir davranış sergilendiğinde “Ama ben söyledikten sonra yapıyorsun, bunun da benim için hiç bir kıymeti yok! Yapmasan daha iyiydi.” diyebilir.

Tutarlı tavır sergilenmesi için; öneri yaparsınız. Eşiniz önerinize uygun davranış yaptığında teşekkür edersiniz.

2. Tutarsız kişiler, her olay ve durumla ilgili olarak, zihinlerinde romantik (hayali) bir süreç oluştururlar. Eşleri o ritüele uygun davranmadığında bozulur, kırılır, surat asarlar. Diyelim ki eş, kocası tarafından yemeğe götürülmek isteniyor. Ve zihninde hoş bir davet canlandırıyor. Oysa beyefendi işten apar topar fırlamış, eşinin beklediği romantizmde davet yapmıyor. Yoldan telefonla arayıp “Hadi giyin, aşağı gel, 15 dk içinde orda olurum. Seni yemeğe götüreyim.” diyor. Hanımefendinin beklediği yemek daveti gün içinde telefonla aranarak, cilve dolu bir davetse, bu davet şeklini beğenmiyor. Ve eşine; “Aslında seninle yemeğe gitmeyi çok istiyordum ama bu ne biçim davet böyle. İş arkadaşını mı çağırıyorsun, insan şöyle gün içinde arar, doğru düzgün davet eder. Yemekle ilgili tüm şevkimi kaçırdın. Gelmem ben seninle hiçbir yere.” diyor ve kendisinin de çok istediği yemeğe gitmiyor. Veya bunun farklı şekillerini erkeğin de kadına yaptığını düşünün.

Bu tip tutarsız tavırlar, zaman içinde eşlerin birbirine yaptığı jestleri öldürür. Teklif yapacak kişi, teklifinin nasılsa bir şekilde beğenilmeyip geri çevrileceğini ve eleştirileceğini düşündüğü için, artık teklif yapmamaya başlar.

Tutarsızlık olmaması için; beklediğimiz teklif gelmese bile davete icabet edebiliriz. Yemeğimizi yeriz. Başka bir gün, daha romantik bir teklif alırsak çok daha mutlu ve keyifli olacağımızı söyleriz. Davetlere ve gezmelere açık olduğumuzu hatırlatır, bol bol davet edilmeyi istediğimizi gösteririz.

3. Tutarsız ilişkilerde çiftler, birbirlerini tamamen dışlar şekilde davranırlar. Örneğin birisi yemekten önce ellerin yıkanmasını istiyor diye diğeri yıkamaz. Ellerini yıkamayan da eşinden gece duş alarak yatağa girmesini ister. Bu kez diğeri “Yemekten önce sen ellerini yıkıyor musun ki ben yatağa girmeden önce duş alayım.” der. Ne o duş alır, ne diğeri ellerini yıkar. Gizli bir savaş hali belirir.

Bunun ötesinde tüm davranışları, gizliden gizliye birbirini etkiler niteliktedir. Kendi yapacakları şeyleri bile, sırf diğeri isteyebilir diye yapmaz. İşten gelmiş, elleri kirli, normalde elini yıkayacak aslında. Çocuk gibi düşünür ve sırf eşi, o istiyor diye ellerini yıkadı sanmasın diye yıkamaz. Veya diğeri iş yapmış yorulmuş, terlemiş, duş alıp yatsa daha rahat uyuyacak, sırf eşi, o istedi diye duş aldı sanmasın diye yıkanmaz. Öylece yatar.

Tutarsızlık olmaması için; birbirinizden beklediğiniz davranışları iyi niyet çerçevesinde ve evliliğinizi güzelleştirecek tatlı uyarılar olarak düşünebilirsiniz. Kadın eşinden tabii ki talepte bulunacak ve erkek kadınından tabii ki talepte bulunacak! Bundan doğal ne olabilir ki! Doğal olmayanı, ikisinin ısrarla birbirine inat yapması..!

4. Tutarsız ilişkilerde çiftler, sanki her konuda birbirlerinden farklıymış gibi düşünürler. Ve aralarında duygusal yakınlık yokmuş gibi yaşıyorlar. En sık kullandıkları ifadeler; “Senin söylediklerine uygun davranmak istiyorum ama olmuyor. Bunları yapmam için kendimi sana yakın hissetmem gerekiyor. Oysa sana yakın hissetmiyorum…”

Aynı evde yaşayan iki yabancı veya “biz ayrı dünyaların insanlarıyız” formatı!

Tutarsızlık olmaması için; evlilik ilişkisinin, farklı olanla birlikte yaşamak olduğunu bilmelisiniz. Ve inanın, birbirinize taban tabana zıt olsaydınız zaten o evliliğe adım dahi atmazdınız. Çevrenizdeki onca insana rağmen, eş olarak birbirinizi seçtiniz! Sizi bir arada tutacak, sizi eş yapacak benzer yanlarınız da var! Kaldı ki farklı olmak, farklı düşünmek demek, inat edip ters davranış yapmak demek değil! Öyle olsaydı işimizde, okulumuzda, sosyal çevremizde yaşayan herkesle inat inada davranışlar sergilememiz gerekirdi.

Özetle tutarsızlık ilişkiyi yorar. Eşlerin kafasını karıştırır. Kişinin, eşi hakkında öngörüsünü tüketir. Zamanla kim kime nasıl davranacağını şaşırır. “En iyisi boşanalım” derler…

Uzadı biraz… tamam bitiriyorum… siz düşünün… ve biraz uygulayın bence…

Sevgiler…
Mehtap Kayaoğlu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s