Sabır ve haz öteleme eğitimi


Sabir ve haz öteleme egitimi

Çocuklardaki ‘id duygusu‘ yani ‘nefis‘i kontrol altında tutmak için, ebeveynler çocuklarına sabır eğitimi ve haz öteleme eğitimi vermelidir.

Örneğin çocuklara ihtiyacı kadarıyla harçlık verilmelidir. Ebeveyn olarak ilkokula giden çocuğunuza günde 5 tl harçlık verirseniz, çocuğunuza ihtiyacının ötesinde bir takım şeyler sunuyorsunuz demektir. Böylelikle ebeveyn çocuğunun nefsinin sınırlarını çizmek yerine, çocuğuna nefsinin sınırlarını aşmayı öğretir. Yapmanız gereken şey; maddi durumunuz ne kadar iyi olursa olsun, mevkiniz ne kadar yüksek olursa olsun, çocuğunuza ihtiyacı olanı vermektir. Çocuğunuza 1 tl harçlık verirseniz, çocuk sadece ihtiyacı olana yönelir. Karşısında onlarca şey olmasına rağmen, çocuk kendi isteğini öteler. Ebeveyn bu durumu ‘yoksunluk içinde bırakma’ gibi algılamamalıdır.

Bazı ebeveynler ise ‘Ben çocuğumu kral gibi giydiririm, en marka kıyafetleri alırım’ düşüncesiyle hareket etmekte, bu durumun çocuğun insan olma sürecini adım adım yıktığını fark etmez. Ebeveynin çocuğuna tattırdığı o hazlar, bir süre sonra çocuğu sanal bir egonun içerisine sokar. Çocuk beklentiler içerisine girer. Kimseyi beğenmemeye başlar. Ebeveynin ‘ben zamanında çok yoksulluk çektim, bunu çocuğuma yaşatmayacağım’ yanılgısıyla çıktığı bu yol; çocuğun hazlar içinde kaybolmasına sebebiyet verecektir. Bu duygularla ilkokulda gül gibi yetiştirdiğiniz bu çocuğun, ortaokula geldiğinde dikenleri elinize batar. Lise çağında ise bu dikenler ellerinizi kanatır.

Eğer haz öteleme eğitimini vermek yerine, çocuğunuzun haz duygularını kamçılarsanız, bir süre sonra bakarsınız ki çocuğunuzdaki o hazlar sizi de kemirmeye başlar. Çünkü bir insanın nefsinin doyması imkansızdır. Nefis derin bir kuyu gibidir. Normal sınırlar onu mutlu etmez. İd duygusu doyumsuzdur. Ne kadar haz varsa tadar ama yine ister.

Diğer bir haz öteleme eğitimi ise çocuğunuzun tuttuğu tekne orucudur. Çocuklar tuttuğu her vakit için sabrı ve isteklerini belli bir süre ötelemeyi öğrenirler.

Ayrıca çocuklarda ”marka” bilinci oluşturmak da yanlış bir ebeveynlik tutumudur. Markaya vurgu yapmadan, çocuğun kendini bir markayla özdeşleştirmesine mahal vermeden, anne baba kendini de işin içerisine sokmadan yani ‘bak sana ne kadar kaliteli şeyler alıyoruz’ demeden, doğal bir akış içerisinde kaliteli kıyafetler almakta bir mahzur yoktur. Sürekli aynı markadan da devam etmemek gerekir. Çünkü çocuklar bir süre sonra ruhi bir yapışma sürecine girerler. Markadan dolayı kendisinde bir itibar olduğu hissine kapılabilirler. Önemli olan kaliteli ürün kullanmak ama markaya dikkat çekmeden tertipli ve düzenli olmasını sağlamaktır.

Adem Güneş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s