Yatak Odasının Kapısı Sokağa Açılmaz!


yatak odasinin kapisi sokaga açilmaz

Malumunuz, evlilik ne sadece çocuk yetiştirmekten ibarettir ne evi idare etmekten ne de güzel yemek yapmaktan..

Evlilikte özel hayatın önemini aklı başında hiçbir kimse inkar edemez. Yatak odasında sağlanılan uyum; sevgi, anlayış ve muhabbet olarak evin oturma odasında da mutfağında da kendisini hissettirir.

Özel yaşamda bazı uyumsuzlukların olması normaldir. Elbette bunlar eşler arasında karşılıklı olarak dile getirilmeli ve çözüm yolları aranmalıdır.

Eşler eğer kendi kendilerine işin içinden çıkamıyorlarsa, dini hassasiyetine ve hayat tecrübesine güvendikleri bir aile büyüklerine, daha olmadı bir aile danışmanına veya uzmanına başvurarak sorunu çözmeye çalışmalıdırlar.

Rasulullah (s) şöyle buyurmuştur:

Şüphesiz kıyamet günü Allah katında mevkisi en kötü olanlardan biri, hanımıyla birlikte olduktan sonra onun sırrını yayıp ifşa edendir.” (Müslim)

Eşleri birbirleri için bir elbise ve örtü kılan (Bakara 187) Rabbimiz, özel hayatın bütün sırlarının bu örtü altında kalmasını istemiştir. Allah’ın adı anılarak tesis edilen nikah, yani bir kadının bütün mahremiyetinin bir erkeğe helal kılınması, yine Allah’ın emriyle koruma altına alınmıştır.

Erkeklere hitap eden yukarıdaki hadis-i şerif, farklı bir açıdan kadınları da kapsamına almaktadır.

Efendimiz (s) erkeklerin ve kadınların bir arada bulunduğu bir gün erkeklere dönerek:

-İçinizde hanımıyla beraber olmak istediği zaman, kapıyı üzerine kapatan, üzerini bir örtüyle örten ve Allah’ın örtüsüyle örtünen var mı? Diye sordu. Sahabeler:

-Evet (böyle yapıyoruz), dediler. Rasulullah (s) devam ederek:

-Sonra o kimse bu beraberlikten sonra oturup “(Ben bugün hanımımla) şöyle şöyle yaptım” diye anlatır mı? Buyurdu. Bunun üzerine sahabeler sustular. Efendimiz (s) bu defa kadınlara yönelerek:

-Sizin içinizde de bu (sırları) başkalarına anlatanlar var mı? Dedi. Kadınlar da sustular. Bunun üzerine bir genç kız dizlerinden birinin üzerine çöktü. Sözünün iyice işitilmesi ve kendisini görmesi için boynunu Rasulullah (s)’a doğru uzatarak:

-Ey Allah’ın Rasulü! Erkekler de kadınlar da bunları anlatıyorlar, dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s):

-Bu neye benzer bilir misiniz? Bu bir şeytanın diğer bir şeytanla yolda karşılaşıp insanlar kendilerine baktığı halde onunla cins-i münasebette bulunmasına benzer, buyurdu. (Ebu Davud)

Eşler arasındaki mahrem sırları ifşa etmek, cahiliye kalıntılarından biri olarak sahabelerde de mevcuttu. Fakat “öğretmek, arındırmak ve temizlemekle” görevli olan Efendimiz (s), onlardaki bu cahiliye ahlakını terbiye ediyordu.

Fakat bugün aileye rehberlik etmek ve insanların evlilik hayatını düzenlemek iddiasıyla öne çıkan pek çok Müslüman, farkında olarak veya olmayarak insanların mahremiyetlerini ortaya dökmeleri için alan oluşturmaktadırlar.

Yatak odasına dair tüm mahremiyetler, örtü altında kalması gereken tüm sırlar, “çözüm arayışı” kılıfıyla türlü yazılar ve hikayeler olarak karşımıza çıkmakta. Akabinde ise halk olaya dahil edilerek forumlarda ve yorumlarda türlü türlü sırların ortaya dökülmesiyle devam etmektedir.

Ağızlarından salyalar akıta akıta klavye başına geçen mutsuz erkek ve kadınlar, tüm şehvet ve arzularını kuşanarak yazmakta, paylaşmakta, anlatmaktadırlar.

Çözüm olmak şöyle dursun tamamen toplumsal bir faciaya neden olan bu durum, bir başkasının bunu okuması, onun da anlatacak nice şeylerinin olması ve bu silsilenin hız kesmeksizin devam etmesiyle zirveye ulaşmaktadır.

Sosyal medya, kullanılan sahte isimler ve hesaplar anlatılan şeyleri meşrulaştırmak için birer kılıftır. Nasıl olsa kimse, kimin yazdığını ve kimden bahsettiğini bilmemektedir.

Fakat insanların bilmesine ne hacet, kişi kendi içinde sınırı bir kez aştı mı artık duracağı yeri de gideceği mesafeyi de kestiremez hale gelir. Sosyal medyada ayarı kaçıranlar, bu defa arkadaş ortamlarında veya akraba çevrelerinde ayarsız konuşmalarına devam ederler.

Cinsel yaşamın dindarlıkla tamamen ilişkilendirildiği, insani refleksleri anlamaktan öte dini ve kültürel anlayışlara bakıldığı böylesi bir dönemde, artık bu tür gayr-i ahlaki uslüp maalesef Müslümanlara da sirayet etmiştir.

“Hanımım çok dindar, namazlı, abdestli fakat yatakta şöyle şöyle”

“Kocam çok dinine düşkün bir adam ama ilişkide böyle böyle”

diyerek yakınan ahlak yoksunları, onlara bu alanları açan, onların önünü açan kimileri tarafından “Yaaa işte işte tam da benim dediğim” gibi bulmuşluğuyla yayınlanmakta ve karşılık bulmaktadır.

Burada karşımıza şöylesi toplumsal arızalar çıkmaktadır:

1-Sosyal medyada sahte isimlerle bu tarz ahlak düşüklüğüne tutulanlar, yavaş yavaş bunu normal hayatta da göstermeye başlıyorlar ki, bu kaçınılmazdır.

2-“Kötülüğün açıktan açığa söylenilmesini sevmeyen” (Nisa 148) Rabbimizin bu ayetinde pek çok hikmet vardır. Çünkü kötülük kötülüğü tetikler. Biri bir anlatır diğeri on katar.

3-Mahrem sırların ifşa edilmesi, aslında normalde mutlu olan ve eşini yeterli bulan pek çok kimsenin özel hayatını yeniden sorgulamasına, onların şikayetlerini içselleştirerek kendi şikayeti haline getirmesine, böylece daha fazlasını istemesine ve türlü türlü memnuniysizlikler ızhar etmesine neden olur.

21. Yüzyılın en büyük hastalıklarından biri de insanın kendi olamaması ve sürekli bir başkalarıyla aynileşmeye itilmesidir. Mutlu olmak için “onların önerdiği şekilde bir hayatı olmayan” elbette şikayet hakkını kendisinde görecektir.

4-Müslüman insan, kadınıyla erkeğiyle şerefli ve haysiyetli insan demektir. Eşleri hakkında mahrem sırlarını paylaşanlar, Müslümanları gözümüzde değersizleştirmekten başka hiçbir şey yapmıyorlar.

İnsan belki kendisi konuşurken önemsemez, anlatır geçer. Fakat diğerlerinin zihninde bu sadece bununla kalır mı? Mahrem sırlara kulak veren insanlar, o Müslüman adamı veya kadını her gördüklerinde, onların bu mahrem halleri gözünün önünde canlanmayacak mıdır?

Ha birilerini ilişki esnasında yatak odasına davet etmişler, ha anlatmışlar ne fark eder? İnsan muhayyilesi bu kadar basit mi? Hayalin beyin üzerindeki tesiri, gerçekle neredeyse birebir derecede aynı.

Allah’tan korkalım. Zaten dört bir yandan ahlaksızlık saldırılarına maruz kalan insanlarımıza dini kisveler veya çözüm arayışları kılıfıyla ahlaksızlık bulaştırmayalım. İnsanlara evlilikte rehberlik etmek isteyenler, neden bunu özel mail ve görüşmelerle yapmazlar?

Tamam insanların çözüme, desteğe, yardıma ve tecrübeli uzmanlara ihtiyaçları var. Bunlara rehberlik etmek bizim nazarımızda dini tebliğ etmekten aşağı değildir. Çünkü aileyi düzenlemek, dini yaşanabilir hale getirmektir. O halde yapılacak şey, yayınlamış olduğumuz yorumlar, açmış olduğumuz alan ve platformlarda ne tür bir vebal üstlendiğimizin farkına varmaktır.

Müslüman toplum, bu tür sırları ifşa edenleri hemen susturur. “Problemin varsa kardeşim falancaya git” der. Onu kendi içinde çaresiz bırakmaz fakat şikayetini de bire bin katarak çoğaltmaz. Çözümü işaret eder.

Müslüman toplumun, milletin özel hayatının detaylarıyla ilgilenecek vakti de mesaisi de yoktur. Vahye muhatap olan kalbimizin ve aklımızın kirlerden ve kötülüklerden uzak tutulması gerekir.

Müslüman toplum, şikayeti önce Rabbine dua ile ileten, sonra da ehline götüren toplumdur. Kol kırılır yen içinde kalır. Hiçbir erkeğin veya kadının izzeti nefsiyle oynanmaz. Rencide edilmez, mahçup edilmez. Olmadı boşanılır. Fakat talaktan sonra bile asla mahrem sırlar paylaşılmaz.

Seleften bir zatın örnekliğiyle yazımıza son verelim:

“Adamın biri bir kadınla evlenmişti. Gerdeğe girdiğinde kadının çiçek hastası olduğu gördü. Ve “Gözüm ağrıyor” dedi. Sonra da “Kör oldum” dedi. Kocasının gözlerinin gördüğünü bilmeksizin yirmi sene yaşadılar. Sonra kadın öldü. Adama neden böyle yaptığını sorduklarında: “Kendisindeki ayıbı gördüğümü bilerek üzülmesini istemedim.” dedi.[1]

Nerden nereye geldiğimizi bir kez daha düşünelim isterseniz.

Ummu Reyhane
Müslüman Anneler

[1] Medaricu’s-Salikin / İbni Kayyım el-Cevziyye 2. Cilt 282. Sf.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s