Evlilik ve Erkekler


evlilik ve erkekler

Evlilik ve aile söz konusu olduğunda meseleye daha çok kadın tarafından bakılır. Sorunların tespiti ve çözümü tamamen erkeğe bağlı olsa bile hep kadın muhatap alınır. Yapılması gerekenler, yapılmaması gerekenler bir bir sayılır kadına. Bu durum, konuyu ele alan kişilerin cinsiyetiyle alakalı değildir üstelik. Psikologlar, sosyologlar, evlilik terapistleri gibi uzmanlar konuyu (her ne kadar eşit bakmaya çalışsalar da) kadına yönelik değerlendirmekle karşı karşıya kalırlar. Buna sebep olarak ailevi meselelere erkeklerden çok kadınların ilgili olduğunu ileri sürebiliriz. Ancak aile sadece kadın ve çocuklardan oluşan bir kurum değil. Dolayısıyla sadece kadınların değil erkeklerin de evlilikte baş etmekte zorlandıkları sorunları yahut dikkat etmeleri gereken noktalar var.

Ağlamak Ya Da Ağlamamak!

Var oldukları her alanda “iktidar olma” rolüyle baş başa bırakılan erkekler evlilikte yaşayabilecekleri sorunlarla aslında çok daha önce karşılaşmış olabiliyor. Ağlamayan erkek, pes etmeyen erkek, yorulmayan erkek, korkmayan erkek, üzülmeyen erkek… Bunlar, toplumsal alanda (çalışma hayatı, eğitim hayatı gibi) erkeklerden beklenenlerin kısa bir özeti sadece. Kimi zaman bir duvar kadar dik, kimi zaman bir çelik kadar sağlam yapıya sahip olmak gerekliliği, evlilik sürecinde de erkeklerin peşini bırakmıyor. Hatta bu öyle bir serüven haline geliyor ki evlilik, erkeklerin birçok konuda en çok zorlandıkları bir arenaya dönüşüyor. Erkeklerin de “aslında” duyguları olabileceği, erkeklerin de “pekala” bezgin düşeceği gibi ihtimallerin kapısı çoktan kapatılmış oluyor. Bu durum eşler arasındaki çatışmaya dönüştüğünde ise suçlu (yani alttan almayan, özveriden yoksun, halden anlamayan…) genelde aynı oluyor: erkek.

En Büyük Sorun Ne?

Evlilikte yaşanan en büyük sorunun ne olduğu evden eve değişiyor. Bazı evlerde aileye “hükmeden” bir dış etken (kayınvalide gibi) hayatı karartırken, bazı evlerde mutluluğun uzaklaşması için her akşam eve yorgun gelen ve sohbetten uzak duran eş yetiyor da artıyor!

Sevda Eğitim ve Aile Danışmanlık Merkezi’nden Uzm. Psikolojik Danışman Mehmet Akif Aydın, evlilikteki en büyük sorunun “çiftlerin kişilik problemleri” olduğuna dikkat çekiyor. İki ayrı kişiliğin iki ayrı dünya olduğunu söyleyen Mehmet Akif Aydın’a göre, söz konusu olan iki kişinin yani iki ayrı dünyanın birbirini anlamaya başlaması zaman alabilir. Aydın, bahsini ettiğimiz “kişilik” kavramını şöyle açıklıyor: “Kişilik dediğimiz şey insanlarla girdiğimiz ilişki kalıplarıdır. İlgisizlik, değer vermeme, ifadede üslup bilememe, saygısızlık, sevgisizlik, sadakat problemleri genellikle kişilik yapılarından kaynaklanır.” Aydın’a göre ihmalkarlık, ilişkilerde sınırları aşma, bir çok meşru davranışa dahi kısıtlamalar getirilmesi ve iletişim hataları da evlilikte karşılaşılan diğer büyük sorunlardan.

“Dır Dır” Biraz Ertelense…

Sabahtan akşama kadar evde koşturan ve akşam kocası eve geldiğinde belki de hiç durmadan konuşma ihtiyacı duyan bir kadının, kocası tarafından “gevezelikle” itham edilmesi, talihsizlik. Fakat ne yazık ki bu birçok evde, hemen her gün yaşanıyor. İlkin kadının üzülerek bir kenara çekilmesi olarak görülen bu durum, erkeği yine “kötü insan” yapan bir senaryo. Sabahtan akşama kadar, çalıştığı yerde belki binlerce sorunla başbaşa kalan erkek, daha eve dönüş yolundayken, evde “başına gelecekleri” hesap ederek strese giriyorsa, kadının bunu anlaması beklenebilir. Daha “Bismillah” deyip içeri girmeden, “dır dır” eden kadının anlattıklarıyla pek ilgilenmemeyi tercih eden koca, sessizliğin bir türlü eve uğramaması(!) sonucunda pekala öfkelenebilir. “Öfke kontrolü” ayrı bir konu. Peki ya “dır dır” kontrolü?

Kocasının eve yorgun argın geldiğini hesap etmeden, kendi sorunlarını art arda sıralamaya başlamadan evvel, kadın kapıyı güler yüzle açsa? Ya da koca, “evde olmaktan” mutluluk duysa! Aile-evlilik-ilişki Danışmanı Serhat Yabancı, erkeklerin büyürken de dışarıda zaman geçirdiklerini hatırlatarak, “kadın gibi evden çıkmamak” deyiminin buna işaret ettiğini söylüyor: “Erkeğin dışarıda yaşamını sürdürmesi hem büyüme ve sosyal kalıp hem de güçlülüğün göstergesi gibi algılanabilir. Ev işleri, evdeki konular erkek için çok çekici olmadığı için evde kalmak çok istemezler. Daha çok ilgi farklılığı etmendir.” Her iki tarafın da birbirine zaman ayırması gerektiğinin önemini vurgulayan Yabancı, “ayrıca erkeğin bütün gününü dışarıda nasıl ve niçin geçirdiği de önemlidir. Bir temizlik işçisine bütün gününü sokaklarda geçirmesi zamanını evde geçiren kadından üstünlüğünü göstermez. Önemli olan ortak zaman dilimlerini birbiriyle ilgilenerek değerlendirmektir” diyor.

Beraber Yemek Yemek Yeterli

Evlenmeden önce birbiriyle vakit geçirmekten keyif alan hatta bunun için gerekirse büyük çaba sarf eden iki kişinin evlendikten sonra farklılaşması, evlilik öncesinde biraz daha dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor. Evlilik öncesinde birbirlerinin ilgi alanlarını, sevip sevmedikleri bir takım şeyleri oturup uzun boylu konuşamayanların evliliğin ilk yıllarında sıkıntı yaşamaları oldukça doğal. Sıkıntıları aşmanın yolu olarak, “paylaşmak” bir adım olabilir. Ancak kadın ve erkek bu noktada da farklı düşünüyor. Bir kadın oturup uzun uzun sohbet etmeyi paylaşmak için gerekli bulurken, kadınlara oranla daha az konuşan erkek bunu kendine bir işkence olarak görebiliyor. Erkeklerin çoğunda görülen bu davranışın yadırganması da evlilik bahislerindeki “pozitif ayrımcılığın” kadın lehine anlaşılıyor olmasından kaynaklanıyor. Yani erkek, “paylaşmak” gibi olmazsa olmaz bir durumda bile kadından daha farklı hissedip düşündüğü için suçlanıyor. Kadın sofradayken komşusunun bahçesini anlatarak geçirdikleri zamanı “birlikte sohbet etmek” olarak yorumlarken, erkek için o sırada birlikte yemek yiyor olmak zaten yeterli!

Erkeğin Mağduriyeti

Hasılı, erkeğin üzerine binen yükün kimse farkında değil. Yada kimse kabullenmekten yana değil. Bu haliyle, kadının mağdur/erkeğin zalim olduğu görüntüsüyle o kadar çok hemhal olunmuş ki, göz göre göre mağdur edildiği durumlarda bile erkeğin bir koca olarak asla haklı olamayacağı düşünülüyor. Kim bilir, belki sadece bu öngörü bile, kocanın kendini mütemadiyen karşı kaldırımda görmesine yani karısını mütemadiyen bir rakip olarak algılamasına yetiyor.

“Erkeğin yalnızlaştırılması” gibi bir ifadenin dahi kolay hazmedilmediği bir ortamda, erkek yalnızlığını paylaşacak kendi gibi “mağdurlar” arıyor. Eve geç gelme bahanelerinin çeşitlenerek artması ve “arkadaş sohbetlerinin” bitmek bilmemesi bu yüzden olamaz mı? Eve gelir gelmez kendini “çocuk bakıcısı olarak atayan” eşine karşılık, erkek erkeğe muhabbetin belini kırmaktan yana olması çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

Erkek Evlilikten Ne Bekler?
Uzm. Psikolojik Danışman Mehmet Akif Aydın:

“Erkeklerin evlilikten ne bekledikleri” sorusunun cevabı, dünyadaki erkek sayısı kadar değişebilir. Bu soruyu evlenecek gençlere soracak olursanız şok bir belirsizlikle karşı karşıya kalabilirsiniz. Çoğu erkeğin evlilikten ne beklediğini ifade etmekten uzak olduğunu görebilirsiniz. Kiminde yaşı gelip geçiyordur, kiminde askerlik gibi sıradaki görevdir, kiminde sadece sevdiğine kavuşmaktır. Bununla birlikte evlilik beklentilerini genel olarak sayacak olursak; sevgi paylaşımı, sağlıklı cinsel hayat, sadakat, anlayış ve birçok sorunu göğüsleyebilecek güçlü bir kadındır.

Evlenmeden önce eş adaylarının sorumlulukları çok azdır. Evlendikten sonra ise -cicim aylarından sonra- gerçek hayat başlar. Önce karşılıklı istekler devreye girer. Bu istekler birbirine uymuyorsa çatışma başlar. Hele bir de en mutlu olunacak nişan ve düğün günleri kendi ellerimizle ve sülalemizin elleriyle kötü hatıralarla geçirilmişse uzun bir müddet bunların hesaplaşması yaşanabilir.

Evlilikte Kritik Zaman

Evliliklerin en çok yara aldığı yıl ilk üç yıldır diyebiliriz. Evlenmeden önce erkeğin ve kadının zihninde bir karı-koca tasarımı vardır. Evlenmek istediğimiz kişinin özellikleri ile zihnimizdeki tasarım söz ve nişan sürecinde yeterince netleştirilmeyebilir. Çok güçlü görünen bir kadının aslında çok da güçlü olmadığı, çok anlayışlı ve sabırlı görünen hanımefendinin aslında ne kadar tahammül gücünün az olduğu evlendikten sonra belli olur. Eğer zihindeki tasarım ile gerçek birbirinden çok uzaksa eşlerin çatışmaları da o kadar derin olabilir.

Beklentiler… Beklentiler… Ve Erkekler…

Bize müracaat eden ve evlenmeyi düşünen çiftlere karşılıklı beklentilerini konuşup konuşmadıklarını irdeliyoruz. Çoğunun maddi beklentiler (nerede yaşanılacağı, hangi eşyaların alınacağı, düğünün şekli, çalışma isteği vb.) üzerinde durduğunu görüyoruz. Manevi beklentileri (sevgi, saygı, sadakat sözü, birlikte faaliyet yapma vb.) ihmal etmek evlilikte çatışmaları kaçınılmaz kılıyor. Erkekler genelde beklentilerini kurallar koymak şeklinde ifade ediyorlar. Bu kuralların bir kısmı kadına ağır gelince erkek, nasıl olsa evlenince hizaya gelir mantığıyla bu beklentilerinde geçici olarak ısrar etmiyor. Evlendikten sonra kuralları dayatmaya başlayınca sıkıntılar başlıyor.

Paylaşmak

Paylaşmak iletişimin en somut halidir. Duyguları baskın olan erkekler birçok konuyu eşiyle paylaşırken, çocukluğundan itibaren duygularını yaşadığında utandırılmış, bastırılmış, duygu yükü az olan bir evde yetişmiş bir erkekse eşi ile mekanik bir paylaşım yapıyor. Birlikte yemek yemeyi, beraber televizyon izlemeyi bir paylaşım olarak görebiliyor. Oysa kadınlar konuşarak paylaşımda bulunurlar. Eşlerinin kendi hal hatırlarını sormasını beklerler. Gün içinde neler yaptığını, sıkıntılarını ve sevinçlerini anlatmak isterler. Bu durum bazı erkekler tarafından gevezelik olarak yorumlanırsa kadın kendini yapayalnız hisseder.

Erkek İçin Fedakarlık Ailesi İçin Çalışmak

Fedakarlıkta yine erkekler tarafından daha çok algılanan şey aile için verilen maddi emeklerdir. Manevi dinamiği eksik bir fedakarlık sadece yorgunluk bırakır. Maneviyatı olan fedakarlıklar ise bedeni yorsa da gönül güldür, gülistandır. Erkek mesela bazı hafta sonlarında çocukları alıp dışarıya götürebilmeli ve anneye bir teneffüs molası yaşatabilmeli, televizyon karşısında harcanan saatleri çocukların derslerine unutulmayacak katkılarla değiştirebilmeli ki anne yalnız olmadığını hissetsin. Evin bazı ağır ihtiyaçlarını eşinin elinden almalı ki kadın onunla geçirdiği her dakikayı cennet misal bir zaman hissetsin.

“Evlilik Öncesinde Beklentiler Konuşulmalı”
Aile-evlilik-ilişki Danışmanı: Serhat Yabancı

Erkekler Evlilikten Ne Bekler, Ne Bulur?

Erkekler eğer geleneksel ailede büyümüş ve büyüdüğü yapıya uygun kendini yetiştirmişse, evlilikte daha çok saygı ve hizmet bekler. Ağırlıklı olarak, tek otorite olmak ama eşinin de her konuda kendisine destek olmasını ister. Fakat yeni dönemde bu beklentilerin hem mümkün olmaması hem de taraflardan sadece birini mutlu etmesi nedeniyle bu bakış açısı kalkmak üzere diyebiliriz. Evlilikte erkeğin, artık sorumluluk ve verdikçe alma düşüncesi ile hareket etmesi gerekir. Yeni evlilikler artık sadece karşılıklı mutluluklar ile yürüyor. Erkek, annesi gibi bir kadın beklentisi ile evlenirse umduğu ile bulduğu arasındaki fark nedeniyle sorunlar yaşayabilir.

Beklentileri, Evlilik Öncesinde Oldukça Net Bir Şekilde Konuşmak Sorunları Çözmeye Yeter Mi?

Beklentilerin konuşulması sorunları çözer. Aksi taktirde nedeni bilinmeyen çatışmalar olur. Çiftler zamanla zihin okuma hastalığına yakalanırlar. Herkes açık olmalı, ne olduğunu ve ne istediğini açıkça belirtebilmelidir. Tabi her şeyi konuşmak bile illa ki evliliğin garantisi değildir. Ama sonuçta sağlam yapıyı sağlar ve kişilerin yol haritasını çizer.

Evlilikteki En Büyük Sorun Dendiğinde Akla Ne Gelmeli?

Günümüzde daha çok evlilikte güç savaşları mevcut. İki taraf da evlilik teknesinin yönünü tayin etmek istiyor. Paylaşım ve fedakarlığın azaldığı toplumda artık evlilikte de ortak kararlar almak zorlaştı. En büyük sorunlar güç savaşı, ilgisizlik, sorumluluklarını yerine getirmeme ve işbölümü olarak sıralanabilir.

Ümmühan Atak

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s