Mutlu Olmak O Kadar Da Zor Değil!


mutluluk

Sizler için hayata daha mutlu bakmanızı sağlayacak bazı öneriler sıralamak istedim.

İlk bakışta garip gelebilir ama; mutlu/huzurlu insanların bazı ortak kişilik özelliklerine sahip olduğunu gözlemliyorum. Dile kolay! Yıllardır insanların sorunlarıyla birebir ilgileniyorum. Psikolojik danışmanlık mesleğimin dışında televizyon ve radyodan gelen, cevaplandırdığım soru sayısı 90.000’i aştı. Mutlu-mutsuz pek çok insanla muhatap oldum. Dolayısıyla insan davranışları ve bunların sebepleri hakkında tecrübeye dayalı öngörüye sahip oluyorum. Aklımda kalanları da buradan yazıyorum ki hayatınızın bir yerlerinde, bazı işlerinizi kolaylaştırmaya yarasın diye.

Seanslarda dikkatimi çekiyor. Mutluluk, hayat boyu karşılaştıklarımızla ilgiliymiş gibi görünse de aslında olaylara bakış açımızla ilgili. Çünkü insan ömrü birbirine benzeyen tecrübelerle dolu. Mutlu kişi, olanı kabul ediyor ve yolunda yürüyor. Mutsuz olan kişilerse, başlarına gelen her durumun olumsuz ve can yakıcı tarafını bulmakta gecikmiyor.

Bana öyle geliyor ki mutlu olmak biraz güçlü karakterli insanların işi! Ve işin içinde başka bir iş var diyelim ne dersiniz?

Olumsuz durumlara verilen tepkiler:

Hayat bu, herkesin başına türlü işler gelebiliyor. Mutsuz kişiler, canlarını sıkan bir durumla karşılaştıklarında hemen başkalarını suçluyor. Onlara bu sıkıntılı durumu oluşturacak biri, birisi, bir olay mutlaka vardır! Suçlu arama veya olumsuzluğun nedenini aramaya odaklanıyor mutsuz insan.

Mutlu insan bunun tam tersi. Başına gelen olayla silkelendikten hemen sonra, bu durumu nasıl atlatacağına odaklanıyor. Suçlu arayarak vakit kaybetmiyor. Kendisini veya bir başkasını sorgulayarak vakit kaybetmek yerine, olayın çözümlenmesine vesile olacak noktalara odaklanıyor.

Yaşama dair beklentiler açısından:

Mutsuz insanların beklentileri çok yüksek. Gerçi onları karşınıza alıp konuşsanız, kimseden bir şey bekledikleri yok! Ağzından çıkana mı inanırsınız gözlerinize mi bilinmez, ben kendilerini soktukları girdapları gördükçe endişeleniyorum doğrusu. En ince detaylar, en görmezden gelinecek meseleler onlar için çok önemli.

Mutlu insanların detaylarla işi yok sanki. Genel bakış açısıyla yaşayıp gidiyor. Detaylara takılmıyor, olanın keyfini çıkarıyor, olmayan için hayıflanmıyor. Dünyaya evrensel pencereden bakmayı başarıyor. Genel geçer doğrular üzerinde yaşıyor. Yöresel, kavmiyetçi beklentiler ve ince-hassas dengelerle yaşamıyor.

Kararların alınması bakımından;

Mutsuz insanların tipik ortak özelliği; önce davranışı sergileyip, ardından düşünmek! Mutlu insanların tipik ortak özelliği ise; önce düşünüp sonra davranışı sergilemek!

Tahmin edin bunun sonucunda ortaya ne çıkıyor? Düşünmeden, tepkisel davranış sergileyen kişi yakıyor, yıkıyor veya sonradan üzüleceği kararlar alıyor. İlk ters hareketin ardından rahatlayıp kendine gelmeye başladığında, yaptığı ters davranışın muhasebesini yapıyor ve aslında yanlış davrandığı kararını veriyor. Hem yaptı hem yanlış yaptı kararı verdi, şimdi ne olacak? Evet, bildiniz. Vicdan azabı ve çöküş duygusu. Bu git gel hallerin artması iyice mutsuz ediyor.

Oysa mutlu insan, şartlar ne olursa olsun aklını devreden çıkarmıyor. Kararlarını aniden vermiyor. Tepkileriyle değil, sezgi ve aklıyla hareket ediyor. Sonradan pişman olacağı davranışları yapmıyor. Böylece geri dönüşümlü düşüncelerle, vicdani sorgulamalar yaşamıyor.

Odaklanma ve zihni meşgul etme bakımından;

Mutsuz kişiler herhangi bir sorun yaşadıklarında, sorunun kaynağı veya büyüklüğü ne olursa olsun, devamlı aynı duruma odaklanıyor. Gece yatıyor gündüz kalkıyor gündem aynı. Ne bir adım öne ne bir adım geriye! Sanki zaman o olayın üzerinde duruyor, köprünün altından sular hiç akmıyor!

Mutlu insanlar, yaşanılacak olayın büyüklüğüne göre belirli bir süre üzüntü yaşadıktan sonra yoluna devam eden bir açı geliştiriyor. Zihnini dağıtacak başka düşüncelere odaklanıyor. Kendisini kışkırtıp üzeceğine, tam tersi dikkatini farklı noktalarda toplayabiliyor.

Mutlu olmak hiç de zor değil bana sorarsanız. “Problem” dediğimiz şey, yaşadıklarımıza yaptığımız yorumdur. Demek oluyor ki, problem sandığımız durum gerçek sorunumuz olmayıp, onu sıkıntılı hale getiren, bizim o anki duruma verdiğimiz tepkidir.

Sevgiyle kalın…
Mehtap Kayaoğlu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s