Evlilikte Muhabbeti Beslemek


Evlilikte Muhabbeti Beslemek

Esselamü aleyküm dostlar!

Evlilik, ilk zamanlarda karşı tarafı keşfetmek ve yeni bir hayata atılmak gibi anlamlar taşır. Zamanla, ister istemez, bir rutin sözkonusu olur. Rayına oturmuş, belirli bir düzene girmiş her sistem gibi evlilikler de rutinleşmeye mahkûmdur. Bunu bir sorun olarak algılamamak gerektiği kanaatindeyim.

Sorun kendini tekrarlayan alışkanlıklar heyecan vermemeye başlayınca ortaya çıkar. Şöyle ki, sabah eşinizin iş’e gitmesi sizin için erken kalkıp güzel bir kahvaltı hazırlamak, eşinizi duâlarla uğurlamak anlamına gelmiyorsa. Veya, erkekler nazarında, eşinizi Allah’a emanet edip O’nun rızası için helâl rızık kazanmak gibi bir derdiniz yoksa. Her iki taraf için akşam tekrar kavuşmak bir mutluluk sebebi değilse, burada yolunda gitmeyen birşeyler olduğu anlamına gelebilir.

Fakat bilmemiz gerekir ki, Allah’ın izniyle, evliliğimize heyecan katmak biraz da bizim elimizde. Bunları okurken, lütfen hemen karşı tarafın yaptıklarını veya yapmadıklarını aklımıza getirmek yerine kendimize odaklanalım. Biz sebat ederek çabaladığımız taktirde, illa ki birşeyler değişecektir. Bu yolda, aşağıdaki ipuçları faydalı olacaktır inşaAllah. Aynı zamanda sorun oluşturabilecek noktalarda tavsiyeler de serpiştirdim :)

Geçmişi unutun: Öncelikle, eşinizin geçmiş hatalarını unutun. Her insan hata yapar, önemli olan bunlarda ısrar etmemektir. Eğer maksadınız bu evliliğe güzellik katmaksa, şeytanın (lânet onun üzerine olsun) bunu engellemek üzere size vesvese vereceğini aklınızdan çıkarmayın. Silahlarından biri ise, eşinizin kusurları  vurgulamak olacaktır.
Eşinizin güzel yönlerini hatırlayın: Eşinizde beğendiğiniz özellikler ön plan’a konuldukça, sinirlendiğiniz zamanlarda dahi daha kolaylıkla alttan alırsınız. Dilerseniz bir liste hazırlayıp, eşinizdeki olumlu yönleri sıralayabilirsiniz.
Yaklaşımlarınız her daim olumlu olsun: Eşiniz ev’e geciktiyse ve onu merak ettiyseniz, bunu yumuşak bir şekilde ifade edin. Kızmalar, surat asmalar, somurtmalar karşı tarafta negatif düşünceler doğurur. Bir erkek, böyle bir durumda, meraklandığınızdan ziyade her fırsatta sorun oluşturduğunuzu düşünecektir.
Eşinizle ayrılıp kavuşmalarınızı geçiştirmeyin: Duâlarla, temennilerle, gülümsemelerle eşinizi geçirin veya karşılayın. Erkekler ise, aynı şekilde, gelecek günün yoğunluğuna veya geçirdikleri günün yorgunluğuna rağmen, evlerine bir sıcaklık getirmeliler. Yoklukları ile varlıkları arasında bir fark olmalı, geldiklerinde evde bir neşe olmalı.
Eşlerin nefes aldıkları zamanlar olmalı: Hem kadın hem de erkek, zaman zaman herşeyden kopup hayat’a ara vermek ister. Mesela çocuklar uyuduktan sonra, yarım saat dahi olsa, eşler birbirlerine rahat bir nefes alma süresi vermelidir. Bu, bedenin kendine gelmesi veya zihnin dinlenmesi bakımından önem arzeder. Aksi taktirde, asıl hedef eş olmasa dahi, ufak bir anlaşmazlık kavga hâlini alabiliyor.
Eşinizi şaşırtın: Emin olun ki bunun için maddi imkânlar gerekmiyor. Samimiyetle verildiği taktirde, bir papatyanın ne kadar mutlu edebileceğine inanamazsınız. Veya eşinizin en sevdiği yemeği güler yüzle ikram etmeniz, onda pozitif bir tesir bırakacaktır.
Sesinizi asla yükseltmeyin: Saygıyı azaltan unsurlardan biridir (belki de en önemlisi) bağırıp çağırmalar. Sesinizi yükseltmek yerine, susmayı tercih edin. Tartışmanızı daha sakin bir zaman’a erteleyin.
Teşekkür edin: Küçük dahi olsa, yapılan herhangi bir yardım için “Allah razı olsun”, “teşekkür ederim”, “iyi ki varsın” gibi cümleler kurun. Bunlar hem muhabbeti arttırıcı, hem güzel davranışları destekleyici nitelikteler.
Her daim birbirinize destek olun: Hayat yolunda, Allah’ın adıyla kendinize arkadaş olarak kabul ettiğiniz insan’a destek olun. Dilediğinde yol gösterin, bazen hata yapmasına izin verin ama hatasını yüzüne vurmayın. Aciziz, hatalar da bize birşeyler öğretir. Böyle bir durumda, bir de eşinin eleştirisine maruz kalmak ağır gelebilir. Bunun yerine, teselli sözcükleri veya tatlı bir bakış merhem gibi gelir.
Eşinizle özel anlarınız olsun: Hayatın koşuşturmacası içinde, bazen rahatça konuşmak için dahi vakit bulamıyor insan. Haftada en az 2-3 saat dilimini sadece eşinize ayırın.
Eşinize her daim yumuşak davranın: Burada aklımıza kadınlar gelebilir. Fakat kadınlar kadar, erkeklerin de (hatta belki daha fazla) yumuşak bir yaklaşıma ihtiyaçları var. Sözleriniz, davranışlarınız, duruşunuz vakarlı olsun.

Sözün özü; Allah muhabbetinizi arttırsın! :)

Nilgün Eryılmaz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s