Helvadan Putlarımız !


Helvadan Putlarımız !

– Anneciğim Peygamberimiz gelmeden önce insanlar helvadan putlar yapar, acıkınca oturup yerlermiş. Komik değil mi?

– Evet yavrum, ama sadece cahiliye devrinde değil, şimdi de insanlar elleriyle putlar yapıyor, sonra sıkılınca bu yaptıkları putları yiyorlar.

– Gerçekten mi? Nasıl yani?

– Günümüzde de insanların çok farklı putları vardır yavrum. Zaten putlar insanların elleriyle oluşturduğu nesneler, fikir ve ideolojiler, izmler ve akımlardır.

Örneğin moda putu bu putların en büyüklerindendir. Biliyorsun, putları bir veya birkaç kişi yapar, diğer cahil insanlarda bu putlara tapar.

Moda putunu da belli kişiler inşa ederler. Kıyafetlerin, eşyaların, hatta tesettürün bile her yıl değişen modası vardır. Geçen yılki gibi giyinen, yeni moda putlarına itaat etmeyen kişiler, moda putuna tapan diğer kişiler tarafından kınanır, dışlanırlar. Moda putunun mimarları bir yıl geniş etekler moda der, ertesi yıl önceki yılın putunu yer, yenisini üretir; dar eteklerin moda olduğunu söylerler. Bu yıl beyaz mobilyalar moda der, daha sonra koyu renklilerin moda olduğunu söyler, kölelerini ellerinde oynatırlar… Moda putu bacağını aç der, kadınlar bacağını açar, sırtını aç der sırtını açar. Eşarp takma, şal tak der. Şalını boynunu gösterecek şekilde bağla der… Erkeklere kaşlarını al der, kıyafetini daralt, kulağına, dudağına küpe tak der. Erkeği kadına, kadını erkeğe benzetir….

Para putu diye bir put var mesela. Kanaat etse, aylık maaşı kendisine yetecekken, faiz yemek, faizli kredi çekmek, haram yollardan gelir elde etmek için çırpınır durur. Bazı kadınlar eşlerinin kazancı evi geçindirmeye yettiği halde, sırf daha çok kazanma hırsı veya kariyer yapma sevdasıyla dışarıda çalışır. Çocuğunun kreş ve bakıcı parası, yol parası, daha kaliteli kıyafetler için para derken kazancının bereketi kalmadığı gibi, yorgunluğuda yanına kalır… Harcadıkça yeni istekler, her yeni istekle beraber daha çok para kazanma hırsı peydah olur…

Televizyon putu da oldukça büyük ve itibar gören putlardandır. Hemen her evde başköşede durur. Pek çok insanın kaçırmadığı diziler ve programlar vardır. Örneğin her çarşamba izlediği diziyi kesinlikle kaçırmaz. Dizinin başladığı saatte, mutlaka TV nin karşısında hazır olda bekler. Dizi bitene kadar yerinden kalkamaz. Dizileri veya programları izlerken bazen namazlarını kaçırır. Veya diziye yetişmek için namazını çok acele kılar, ya da son vakte bırakır. Allah’ın 5 vakit çağrısını duymazdan gelen cahil insan, TV putunun dizi ve program çağrılarına koşulsuz itaat eder. Televizyon putu her sezon yeni diziler yayınlar, böylece bir önceki diziler yenmiş olur…

Yasalar putu beni en çok güldüren putlardandır. Bir grup insan Allah’ın Anayasası olan Kur’an’ı Kerim’i umursamayıp, kendince bir kanun kitabı oluşturur. Beşeri sistemlerle insanlar yönetilmeye çalışılır. Fakat kanun putunu üreten insanlar, işlerine gelmeyen kanunları kaldırıp, yerine yenilerini koyarlar. Kur’an bütün zamanlar için en uygun kanunları bünyesinde barındırırken, insanların yazdığı anayasa putuna ait kanunlar; zaman değiştikçe değiştirilmeye, yeni yasalar eklenmeye ihtiyaç duyar.

– Tıpkı helvadan putlar gibi anneciğim…

– Aynen öyle yavrum.

Hatta belli insanları yüceltir, en büyük der, ölmedi der, mezarını anıtlaştırır, pek çok yere heykelini dikerler. Belli zamanlarda gidip ziyaret eder, çelenkler koyarlar. Ölmüş bir insanın karşısında hareketsiz durur, adına da saygı duruşu derler.

İnsanların en büyük putlarından biri de “El ne der?” putudur. Bu puta itaat edenler, her yaptıklarını Allah’ın rızası için değil, çevrelerindeki insanların rızasına uygun olarak yaparlar. Giyinmeleri, harcamaları, evlerinin düzeni, çocuklarını yetiştirmeleri, hatta ibadetleri bile elalemin bakış açısına göre şekillenir. Mesela kanepeleri oturulabilir durumda olduğu halde, yeni halı ve perdelere uymuyor diye değiştirir. Temiz kıyafetleri olduğu halde, sırf insanlar görsün diye yenilerini alır. Bunu da sırf elalem putunu memnun etmek, kınamasından korunmak için yapar.

Elalem alay eder diye, Allah’ın selamını veremez. Günaydın, tünaydın, bye bye der. Selamun aleykum diyemez.

Tesettürü Allah’ın emrettiği gibi uygulamak varken, sırf elalem putunun kınamasından korkup değiştirmeye, şekilden şekle sokmaya çalışır. Allah’ın değil, insanların istediği, hoşlandığı gibi bir tesettür icad eder.

Oğlunun kızının düğününde de el ne der putuna itaat eder. El alem putu davul zurna, çalgı çengi olmadan düğün olmaz, dekolteli gelinlik giymeden, en pahalı davetiye basılmadan kız gelin edilmez der. Düğünde içki olur, kadın ve erkeklerin karşılıklı oynadığı haram ortamlar olmalı der. Düğün sahipleri itaat eder. Elin kınamasından korkar, Allah’ın azabından korkmaz…

Aslında bütün bu putların anası heva ve heveslerimizdir. Saydığımız putların istedikleri, aslında nefsimizin arzularıdır. Rabbimiz insanları ve cinleri sadece kendisine ibadet etmeleri için yarattığını buyuruyor. Saydığım bu putlar, Allah’ın emirlerinin önüne geçince kulluğumuz sakatlanıyor. Allah’ın dinine değil, şeytana yardım etmiş oluyoruz.

– Şimdi de ne kadar put varmış meğer!

– Evet canım, hatta helvadan yapılan putlardan çok daha fazla ve büyük putlar.

Son bir ayetle bitirelim:

Hevâ ve hevesini ilah edinen ve Allah’ın (kendi katındaki) bir bilgiye göre saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâla ibret almayacak mısınız? (Casiye suresi:23)

Cahide Sultan

Reklamlar

Helvadan Putlarımız !” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s