Arif Pamuk ve Yusuf Tavaslı din anlayışının “esrarı”


Yusuf tavasli

Birkaç yıl önce Yeni Şafak’ta Elif Yıldız imzasıyla ilginç bir haber yayınlanmıştı. “On milyonluk bestseller” başlığı taşıyan haberde Yusuf Tavaslı, Arif Pamuk gibi, “Kolay yoldan ve ucuza Cennet” vaadinde bulunup satış rekorları kıran “Surelerin Esrarı”, “Duaların Esrarı” başlıklı kitaplarının yazarları söz konusu edilmekteydi.

Haberde bu kişiler, kaleme aldıkları Namaz Hocası, Güllü Yasin, Elif-Ba cüzleri gibi eserleriyle “…nerede ise her Türk ailesinde en çok okunan, hatta ezberlenen kitapların yazarları… Özellikle ev hanımları ve çocukların başucu kaynağı olan ‘Namaz Hocaları’, ‘Güllü Yasinler’ ve Elif-Ba cüzleri onların eseri. Eserlerinin tirajları da, binler, onbinler, yüzbinler değil, hatta milyonlarla değil, on milyonlarla ifade ediliyor.” şeklinde tanıtılıyorlar.

Tabii haberin sahibi muhtemelen söz konusu kişilerin asıl satış rekorları kıran kitaplarından habersiz: “Surelerin ve Duaların Esrarı ve Fazileti.”

Peki bu kitaplarında ne diyor bu on milyonluk bestsellerin yazarları?

İşte, ısrarlı bir şekilde “Bu kitap Kur’an’la taban tabana zıt, Allah Kur’an’da Cennet için bedel ödenmesinden söz ediyor, bu kitap ise 10 İhlas okuyanı Cennet’e gönderiyor.” diye söylememize rağmen annelerimizin ellerinden düşürmedikleri Arif Pamuk’un Pamuk Yayınları’ndan çıkan “Surelerin ve Duaların Esrarı, Hikmeti ve Fazileti” adlı kitabından birkaç alıntı:

“Bu sureye (İnşirah) mahsus bazı esrarı İlahiye: Bu sure-i celileyi her gün duha vaktinde iki yüzer defa okumaya devam eden kimse bazı esrarı İlahiyyeye vakıf olur.” (Sh. 157)

“Cenab-ı Peygamber buyurdu: Her kim bu sureyi (Kulhü vallahü ehad…) on iki defa okursa Cenab-ı Ecelli Ala onun için cennette on iki adet köşk bina eder.” (Sh. 179)

“Her kim (Kulhü vallahü ehad…)ı namazın içinde veya dışında yüz defa okursa Cenab-ı Ecelli ve Ala onun için cehennemden kurtuldu diye bir berat yazar.” (Sh. 181)

Oysa Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de Cennet’in bir bedeli olduğunu ve o bedelin de malı ve canı Allah yolunda feda etmek olduğunu bildirmiyor mu birçok ayet-i kerimede:

“Allah, müminlerden canlarını ve mallarını Cennet karşılığında satın almıştır. (Onlar) Allah yolunda savaşarak öldürürler ve öldürülürler. Bu, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da verilen gerçek bir vaaddir. Verdiği sözü Allah’tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse O’nunla yaptığınız alışverişe sevinin. Bu en büyük başarıdır.” (Tevbe, 9/111)

“Sizden önce gelenlerin durumu, sizin başınıza gelmeden Cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı geldi ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve onun yanındaki mü’minler bile: -Allah’ın yardımı ne zaman? diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.” (Bakara, 2/214)

“İnsanlar ‘iman ettik’ demekle, bir imtihana tabi tutulmadan bırakılacaklarını mı sanıyorlar. Biz, onlardan öncekilerini de imtihan ettik. Allah, elbette doğruları bilir. Ve elbette yalancıları da bilir. Biz, onlardan öncekilerini de imtihan ettik. Allah, elbette doğruları bilir. Ve elbette yalancıları da bilir.” (Ankebut, 29/2-4)

Söz konusu kitabın ilerleyen bölümlerinde “Kur’an-ı Kerim’in 114 Suresindeki Sırlar” başlığı altında da şu iddialara yer veriliyor:

“Besmele: Her muradın olması için besmele-i şerife yedi gün yedi yüz seksen altışar defa okunur.” (Sh. 361)

“Fatiha-i Şerife: Kırk defa yazılarak suda silinerek içilir. Hastanın yüzü ve elleri de aynı suyla silinirse çeşitli dertlerden kurtulur.” (Sh. 363)

Rabbimizin mübin, apaçık olarak tanımladığı Kur’an-ı Kerim’in her sure için daha birçok benzeri “sır”!

Yeni Şafak’taki habere bakılırsa Arif Pamuk yaptığı büyük saptırmaların ne anlama geldiğinin farkında. Çünkü ‘Ahiret Azığı’ adlı kitabı için bir okuyucunun kendisine “Cennet’ten arazi mi satıyorsun?” şeklinde tepki gösterdiğini söylüyor. Hakikaten de Pamuk ve benzerlerinin yaptığı bundan daha güzel nasıl tarif edilebilirdi?

Rabbimizin apaçık Kur’an’la bize bildirdiği berrak din-i İslam’la ilgili olduğu iddiasıyla piyasada satılan, bu kişilerin kitaplarına bakar mısınız?:

“Surelerin ve Duaların Esrarı ve Fazileti”, “Ashab-ı Bedir İsimleri, Sırları ve Faziletleri”, “Berhetiyye Duasının Havas ve Esrarı”, “Besmele-i Şerife ve Ayet’el Kürsinin Esrarı Hikmeti ve Fazileti”, “Cevşen-i Kebir Duası ve Sırları.”

Havas, esrar… Bu kitaplarda anlatılan din, Rabbimizin bize Kur’an-ı Mübin’de öğrettiği ve Hz. Peygamber’in pratize ederek bize emsal teşkil ettiği din-i İslam değil. Sır ve gizem dini, kolay yoldan Cennet vaat ederek milyonlarca kitap satma dini ne yazık ki. Bir de bu kolay yoldan ve ucuz Cennet vaadine “Hz. Peygamber buyurdu ki…” şeklinde başlayıp uydurma hadisler naklederek Kur’an Peygamberi’nin adını bulaştırmak din adına işlenen bu büyük cürümün vebalini daha da katlamaktan başka bir sonuç doğurmuyor.

Evet, “on milyonluk bestseller”in esrarı, insanlara Kur’an-ı Kerim’de beyan edilen Rabbani hakikatlere aykırı olarak kolay yoldan ve ucuza Cennet vaad etmelerinden ve bu vaad yoluyla baskı üstüne baskı yapıp “piyasa” yapmaktan başka bir şey değildir. Ayrıca bu tür kitapların fahiş fiyatları göz önüne alındığında (mesela Arif Pamuk’un “Surelerin ve Duaların Havas ve Esrarı” adlı saçma sapan kitabının fiyatı 25 TL) bu aldatmanın söz konusu kitapları basan yayınevlerine dünyalık getirisinin büyük boyutlarda olduğunu göstermektedir.

“On İhlas okuyanı Cennete gönderen” söz konusu kitaplar belli ki büyük bir aldanışın ürünü. Tarih içerisinde vücuda getirilmiş olan, sulta rejimleriyle uyumlu muharref din anlayışlarını Kur’an ışığında sorgulamak bir yana, bu din anlayışlarının en uç hurafelerini Allah’ın dini diye kabullenen Arif Pamuk ve Yusuf Tavaslı gibi kimseler, bu hurafeleri bir de allayıp pullayıp kitlelere taşıyarak onların da aldanmasına ön ayak oluyorlar. Buna bir de söz konusu kitaplara fahiş fiyatlar koymak suretiyle, Cenneti ucuzlatmalarına karşılık kitaplarını pahalıya satarak aldatmanın katsayısını artırmış oluyorlar. Yüklendikleri bu büyük vebalden kurtulmaları kendi ellerindedir muhakkak. Allah adına aldatanlardan olmamak için, öncelikle İslam’ı bizzat arı-duru kaynağından tedris etmek ve bizim için güzel örnekler taşıyan Nebevi sünnete ittiba etmek gerekmektedir.

Şükrü Hüseyinoğlu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s