Tatil Sonrası…


Tatil Sonrasi

Allah’ın selamı üzerinize olsun!

Türkiye’den dönmek nasip oldu elhamdülillah. Bu kısa süreli yolculuğun daha da kısa sürmesini isterdim aslında. Neden derseniz, kızımla geçirdiğimiz bu ilk tatıl zorlu geçti. Başlarda hava değişiminden dolayı yeterli beslenmeyen ve yerini arayan kızım, sonrasında boğaz ve mide iltihabından hayli kilo verdi. Sanırım 15 aylık bir çocukla izin’e gitmek pek de iyi fikir değildi…

Şikayetim bununla da bitmiyor malesef. Afyon’un küçük bir köyünde geçen birkaç günde, insanımızın bir kez daha cehaletinin farkına vardım. Ve kızımın aklı henüz ermediği için Allah’ıma binlerce kez şükrettim. Kadın-erkek mahremiyet kurallarına riayet etmeksizin rahatlıkla konuşup gülüşmeler, ağızlarına doladıkları ve her cümleye itina ile yerleştirdikleri küfürler, minicik beyinlere pompaladıkları ahlâksızlıklar beni hem üzdü hem öfkelendirdi. Bir çocuk, öğretmeninden bahsederek, “babam zaten onu istiyor” gibi bir ifade kullanıyorsa orada büyük bir sorun vardır. Babanın ahlâksız oluşu, çocuğun bunu normal bir durum gibi algılayıp gülümseyerek anlatması, annenin altta kalmayıp tepki olarak “baban mı öğretmeni istiyor, öğretmen mi babanı istiyor?” gibi bir soru sorması beni düşündürüyor. Bunlar kalabalık bir ortamda, kimse utanıp sıkılmadan gerçekleşen diyaloglar. Ya kızım bunları anlasaydı ve bunlar hakkında bana soru sorsaydı?!

En çok da doğrudan kızıma yönelik bir tepkiye irkildim. Bilirsiniz, güzel Türkiyemizin insanında bir Avrupa sevdası vardır. Avrupa bir bataklık olmasına rağmen, bir kurtuluş olarak algılanır. Hatta Avrupa’ya ulaşmak için her yol mübahtır! Hal böyle olunca, yavrumuzu gören bir densiz, “Getirin, ağzına tüküreyim de büyüyünce bize varsın.” dedi. Orada dondum kaldım. Biraz da teşhir olan bu insan karşısında bana ancak susmak düştü. O anda annemlerin neden bizleri bu denli koruduklarını idrak etme firsatı buldum. Bir başka dünyada yaşayan bu insanların şerrinden Rabbime sığınıyorum…

Tabi tatilimizin güzel yönleri de vardı. Yurtdışında hazır dondurma adına neredeyse hiçbir markanın ürünü helâl değildir. Bu yüzden her Türkiye’ye gidişimde, salepli dondurma yemeyi beklerim. Dondurma sezon’unun getiçtiğini söyleyen birçok
pastahaneden sonra helâl sertifikalı, keçi sütü ile yapılmış Kahramanmaraş dondurmasından yedik. O gün hayli soğuduktu, fakat bu dondurma keyfini çok beklemişken firsatı kaçırmak istemedim :)

Dışarıda yemek de ayrı bir güzellikti. Yine helalliğinden şüphe ettiğimiz için, buralarda gönül rahatlığıyla gidebileceğimiz restoran sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bu durumda (her ne kadar yine titiz davranmış olsak da), her fırsatta yemek ve tatlıları dışarıda yemeye özen gösterdik. Bir ev hanımı olarak, birilerinin size serviste bulunup yemekten sonra bulaşık derdi olmaması dahi restoranın kapısını açmaya değer :)

Türkiye’ye gitmişken kitap almamak olmazdı :) Hayat standartları yüksek tutulan Avrupa’da, kitapların fiyatları da bir hayli tuzlu. İnternet siparişine başvurmak en kestirim yoldur buralarda. Fakat bir kitabı almadan evvel onu elinizde hissetmek, kitabın kokusunu almak, sayfalarına göz gezdirip içinize sinerek satın almak bir başkadır…

Afyon’a gidip de meşhur lokumlarından almamazlık edemezdim :) Bu sene ahududu aromalı lokumu keşfettim. Türkiye’deki çocuklar ne kadar muz aromasını seviyorlarsa, bizlerde kırmızı meyvelere müptelayız. Doğal ürünler her zaman tercihimdir, fakat aromalı lokumlar çocukluğumdan kalma ahududu sevgisini depreştirdi. Her lokumda farklı bir mutluluk hissediyorum :)

Bu sözler üzerine yazıya son veriyorum. Çok yakında yeni bir tarifle buluşmak üzere inşaAllah ;)

Reklamlar

Tatil Sonrası…” üzerine 6 yorum

  1. Selamun aleykum kardeşim, uzun zamandır yazmak ve tanışmak istediğim halde nasip bu güneymiş.
    Hem Türkiye’de hem de Avrupada uzun yıllar yaşamış biri olarak her iki tarafında avantajlarının ve dezavantajlarının olduğunu düşünüyorum. Avrupadaki hayatın en güzel avantajı kendinize ait bir dünya kurabiliyorsunuz. Türkiye’de ise bu sınırları belirlemek pek mümkün olmuyor. Orda sınırlar çok geçişken.
    Rabbim nerde olursak olalım O’nun rızasına uygun yaşayabilmeyi bize kolaylaştırsın kardeşim. İçten sevgi ve muhabbetlerimle…

    1. Ve aleyküm selam, memnun oldum Saliha kardesim :)
      Tecrübe ettigime göre, Türkiye’de ister istemez aile içinde herkesin bir söz hakki oluyor. Bu durumda olan bir çocuk ister istemez huysuz bir çocuk hâline geliyor. Her ne yaparsa yapsin, mutlaka onu kollayacak biri çikiyor ne de olsa.
      Bilemiyorum. Belki de torun özleminden kaynaklanan bir durumdur. Fakat herseyin tekrar yoluna girmesi adina hâlâ çaba göstermek durumundayim :)

  2. Allah’ın selamı üzerinize olsun… Sitenize ilk defa misafir olanlardanım:). Yazınız beni düşündündü!! Ben de yurt dışında yaşayan bir hanımım ve Türkiye’ye dönünce nasıl olacağını düşünenlerdenim. Yurt dışında olmak bir çok noktada eksiklik yaşatsa da bize ve aile ahlak ve düzenimize karışacak ya da bozacak kimse olmaması yönünden avantajlı. Ama inşallah özellikle anne ve babalar olarak bizler haram ve helale dikkat ederek amel-i salih üzerinde olursak kötü olan her şey ev kapısının dışında kalacaktır. Rabbim cümlemizin yar ve yardımcısı olsun… Yayınlarınızda da başarılar diliyorum:)

    1. Ve aleyküm selam güzel kardesim :) Hosgeldiniz!
      Evet, ifade ettiginiz gibi aslinda Avrupa’da olmamizin avantajlari da varmis. Henüz farkina variyorum :) Hatta bir avantajini daha kesfettim. Buradaki açik seçik kadinlarin “kâfir” oldulari için bu sekilde giyindiklerini söyleyebiliyoruz. Bu sekilde çocuk kendini onlardan uzak tutup, onlara benzememek üzere farkli giyinmemiz gerektigini düsünebilir. Ya Türkiye’deki basörtülü kadinlarin giyim kusamlari, rahat tavirlari hakkinda ne gibi bir açiklama verebiliriz? Küçücük bir çocuk bunu anlamakta güçlük çekmez mi? :(
      Dediginiz gibi, haram helal’e dikkat edersek, evimiz kötülüklere kalkan olur insaAllah.
      Duâniza içten bir âmin diyorum :)

  3. :) Nede güzel özetlemişsin Türkiye’dekilerin Avrupa sevdasını. Yazın daha keyifli olur tatil. Bir dahaki sefere yazın gelirsen çok daha güzel şeyler keşfetme fırsatı yakalarsın minik. İstanbul’a yolun düşerse sana zevkle refakat ederim. selam ve dua ile….

    1. Cevabim biraz gecikti abla. Her ne zaman yorumlara cevap vermeye yeltenmis olsam, kizim klavyedeki tuslara basarak bana engel oldu :)
      Haklisin abla, tatil yazin daha iyi olur. Fakat ben özellikle bu dönemde gitmeyi tercih ettim. Yoksa etraftaki basörtülü çiplaklardan dolayi daha sinirli bir sekilde ev’e dönüyorum :) Inan abla bu basürtülü da olup her tarafini açanlar veya dar giyinenler çok yakinda gavurlari (!) geçecekler.
      Istanbul’a gitmek konusuna gelinceeee, insaAllah yolumuz düserse seninle irtibat’a geçerim. Aslinda çok istiyorum ama ne esim ne de benim gitmisligimiz olmadigi için, oldukça çekiniyorum :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s