Çığ Gibi Büyüyen Virüs, Ahlaksızlık!


Çığ Gibi Büyüyen Virüs, Ahlaksızlık!

“Öyle garip kalmışız ki dünyada, şimdi bizi görenler deli diyorlar. Kapatıp bekliyorum öylece, bütün delilerin olduğu bir dünyaya açmak için gözlerimi!” (Cahide S.)

Bütün eksiklerine, zaman zaman duyduğum çeşitli rahatsızlıklarına rağmen yaşadığım yerin sevdiğim yanlarıda var. Daha önce ikamet ettiğimiz yerlerde yaz mevsimi edepsiz giyimli kişiler yüzünden bizim için işkenceye dönüşürdü. Bugün birçok şehirde dışarı çıktığımız vakit insanlardaki ahlaki dejenerasyonu üzülerek temaşa ediyoruz. Bu bozulmada giyim sektörünün, tekstil firmalarının, tasarımcıların payı azımsanmayacak kadar çok…

Yaz başında kendime ve kızıma yazlık bir iki kıyafet almak için dışarı çıktım. Burada özellikle bir caddede kaliteli ürünler satan mağazalar var. Almayı tasarladığım kıyafetler için her bir mağazayı tek tek dolaştım. Çocuk kıyafetleri içinde, çocuksu, sevimli, rahat ve edepli kıyafetler bulmak neredeyse imkânsız. Omzunun yarısı açık, her iki omuz ve sırt açık boyundan iple bağlı, önünde kocaman dudak resmi, tam göğüs kısmında iki adet el resmi, gayri ahlaki giyimli barbie, bratz resimleri, etekler kısacık… Af buyurun ama bence birçoğu paçavradan farksız bizlere kıyafet diye sunulmuş çaput parçaları…

Son yıllarda kadın ve kız çocukları için olan kıyafetlerin bu derece edepsizce hazırlanması, “Bu sistemli bir çalışma mı?” sorusunu aklıma getiriyor. Çok açık giyinmeyen, en fazla kısa kollu giyinen bir hanım bile kendisine normal kısa kollu t-şört veya gömlek bulmakta zorluk çekiyor. Kısa kollu denilen kıyafetler bile japone kol dediğimiz iki parmak uzunluğunda kollara sahip…

Bir de anne kıyafeti denen kıyafetler var. Anne kazağı, anne buluzü gibi. Özellikle geniş ve uzun kıyafetler sadece annelere yani yaşını başını almış hanımlara uygunmuş gibi yaftalanıp, genç kızların bu tarz kıyafetleri giymesinin utanç verici olduğu bilinçaltımıza dayatılıyor…

Teşhircilik Ahlaksızlığı Körüklüyor!

Eskiden halk içinde japone kol giyen hanımlar bile azınlıktayken, kadınlar kızlar şimdi omzu, sırtı, göbeği tamamen açık bir şekilde sokakta dolaşabiliyorlar. Hanımlarını, kızlarını bu şekilde gururla(!) yanında taşıyan adam (!) lara söylemek için ise halk içinde söylenen meşhuuur sözden başkası aklıma gelmiyor…

Örneğin gelinler eskiden nasıl saklanır, korunurlardı. Duvakları öyle ulu orta açılmazdı. Şimdi öyle mi ya? Dekolteli gelinlik giymeyen, düğününde iyi kıvırtamayan gelinler dışlanıyor, ayıplanıyor…

Düğünler sanki bir et pazarı! Herkes “Kendimi nasıl daha iyi teşhir ederim?” çabasında gibi. İnsanlar utanma duygularını kaybettikçe ahlaksızlığın da alabildiğine önü açılıyor. Malesef teşhircilik, hayasızlığı ve tacizi körüklüyor…

Küçük Kızlara Giydirilen Yüz Kızartıcı Kıyafetler!

Gördükçe içimi acıtan bir konu da kız çocuklarına açık saçık kıyafetler giydirilmesi. Parkta, sokakta oynayan kız çocuklarına bakıyorum. Sanki değersiz bir et parçası gibi, sıradan kıymetsiz bir varlıkmış gibi sokağa bırakılan, özensiz yetiştirilen çocuklar.

Giydirdiğimiz kıyafetler, çocuğun ilerde nasıl giyinmesi gerektiğine dair bir öğreti niteliğinde. Çocuk nasıl bir giyim tarzına alışıyorsa ilerde de o tarzı benimsiyor, aksini kabul etmiyor. Seyrettirdiğiniz diziler, açık saçık klipler, aldığınız dekolteli kıyafetler çocuğun kodlarına işleniyor.

Kız çocuğunun erkek kardeşlerine, babasına karşı bile edepli olması gerekirken, bu zavallı çocuklar saçma sapan, korumasız kıyafetlerle dışarı çıkarılıyor. Sokaklar, okullar, parklar, apartman araları güvenli değil artık! Yarı çıplak dışarı saldığınız çocuğun, çocuk olduğunu unutan kötü niyetli bir sürü hayvan var sokaklarda. Sizin giyemeyeceğiniz giysileri çocuklarınıza giydirirken “ben ne yapıyorum” diye bir kere daha sorun kendinize!

Nesil Bozuluyor!

Bu şekilde giyim tarzına alışan çocuklar, buluğ çağına girdiklerinde ne tesettürü, ne de edepli kıyafetleri kabul etmiyorlar. Sonra anormalleşen çoğunluklar, doğruyu yapan normalleri dışlıyor ötekileştiriyorlar.

Müslüman olmanın verdiği ağır ve önemli sorumlulukla hareket ederek çocuklarımı yetiştirmeye çalışıyorum. Kızıma altına tayt giydirmeden etek giydirmiyorum. Kısa kollular için ise bu yıl son diye karar aldık. Çünkü kız çocuğu korunası, kollanası bir varlıktır. Narindir, çabuk incitilir. Benim bunca çabama rağmen, beraber oynadığı komşu kızı, hava sıcak diye neredeyse çıplak geziyor. Çocuk bir kendine bakıyor, bir arkadaşına bakıyor. Küçücük aklıyla bu duruma anlam veremiyor. Hele “sen neden böyle kapalı giyiniyorsun” diye soran arkadaşlarına masumca ve şaşırarak bakıyor.

“Ben giyemedim kızım giysin”, “Hayatını yaşasın”, “Dünyaya bir daha mı gelecek?”, “Daha küçük ilerde yapar” diyen Müslüman anneler; bilin ki sizler çocuklarınızı cehennem yakıtı olarak hazırlıyorsunuz. Ve bu umarsız davranışlarınızla, çocuklarını İslam çizgisinde tutmaya çalışan anneleri ve çocuklarını incitiyor, ahlaksızlık virüsünün yayılmasına, bir neslin bozulmasına yardımcı oluyorsunuz. Evet, çocuğunuz bir daha dünyaya gelmeyecek ama ebedi hayatı kazanmak için de tek fırsatı bu dünya…

“Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği kefen bezine mahrem…” (N.F.K.)

Cahide Sultan
Cahidejibek.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s