Gözü de gören bir göz var!


Gözü gören de bir göz var

“Mü’min erkeklere gözlerini harama bakmaktan sakındırmalarını ve mahrem yerlerini korumalarını söyle. Bu onlar için en güvenceli arınma yoludur. Hiç şüphesiz onlar ne yaparsa Allah ondan haberdardır. Mü’min kadınlara da de ki: Gözlerini harama bakmaktan sakındırsınlar, mahrem yerlerini korusunlar. Kendiliğinden görünenleri dışındaki süslerini teşhir etmesinler.” [Nûr, 30-31]

Göz göre göre körlük!

Göze hitap eden büyük bir uygarlığın ablukası altında yaşıyoruz. Sevgiden nefrete, üretimden tüketime her şey göze etki eden bir anlayışın hâkimiyeti üzerine kurulmuş durumdadır. Sapıklık derecesine varmış bir boyama ile insanlar birbirlerinin gözlerine, duygularına etki etmeye çalışmaktadırlar.

Hiç tartışmasız bir gerçektir ki, bu göz boyamacılığında en fazla kullanılan insandaki cinsel duygulardır. Erkeğe karşı kadının, kadına karşı da erkeğin kullanıldığını hemen her alanda görmek mümkündür. Bir arabanın lastik reklâmından mobilyaya kadar her alanda…

Artık gözün filtresi olarak görülebilecek ne varsa şu veya bu yolla tesirsiz hale getirilmiş; haram ve helal ölçü olmaktan çıkarılmış, neticede gördüğüne koş mantığı oturtulmuştur. Yakın zamana kadar arlanmayı gerektirecek insanî hassasiyetlerde yıpranma olmuştur.

Kimseye görünmeme endişesi yerini nasıl görülebilirim düşüncesine bırakmak zorunda kalmıştır. Daha da vahimi bugünleri aratacak bir meçhule doğru gidişin gözlenmesidir.

Haramla yüzleşmeden ne yürünebilecek bir sokak ne de oturabilecek evimiz kalmıştır.

İblis ve ordusu anadan doğma âma bir insana bile görebileceği şeyler bulursa şaşmamak gerek! “İnnalillahi ve inna ileyhi raciûn.”

Bir tûfanda yaşıyoruz

Bütün değerlerimiz eriyor. Edep, hayâ, ar sözlüklerde kaybolup gidiyor. Daha da ağırı, bu eriyişi dert edecek kimse kalmadı. Dün haram olarak bilinen şeyler bugün mubah oluverdi.

Asla olmaz! Gözlerimiz hür değildir! Beyinsiz göz olmamalıdır! Gözün de zinası vardır! Mümin, insanların avret olan yerlerine bakamaz! Başkasının evinin içine bakamaz! Erkekler kadınlara, kadınlar erkeklere bakamaz! Erkek erkeğin, kadın kadının her yerine bakamaz!

Dikkat!

Göz harama baktıkça kalp Rabb’ine yönelemez. İbadet kıtlığımızın, kalp katılığımızın, yaşarmayan gözlerimizin en önemli nedenlerinden birisi gözlerimizin gördükleridir.

Fuhşun ve ona zemin hazırlayan haramların temelinde gözün gördükleri vardır. Göz etkilendikten sonra artık, haramdan korunmak ve neslimizi korumak çok zordur. Çünkü Allah, kadın ve erkeği birbirlerine meyilli yaratmıştır. Bu bir fitnedir, bir imtihandır. Bu fitne de görmekle başlar. Başladıktan sonra durması zordur. Göze sınır getirilmezse diğer organlar kontrol edilemez.

Boş vakit göze iş arar. Vakti boş olanlardan olmak Allah’a sığınılması gereken bir afettir.

Erkeklerin kadınlara ait alanlarla, kadınların erkeklere ait alanlarla meşgul olmaları, tabii bir zemin olduğu için özellikle içtinap edilmesi gereken bir meşguliyettir. Elektronik iblis Adem’i cennetten çıkaran İblis’ten daha vahimdir. Şu veya bu nedenle izlenmesi, bile bile uçuruma koşmaktır.

Dikkat!

Kadın ve erkeğin karışık oturması ve bir arada kalmalarının haram kılınmasındaki hikmetler unutulmamalıdır.

Dikkat!

Yabancı bir kadınla tokalaşmanın ucu ateştir.

Gözlerin gördüğü haramlardan sonra, nikâhlı eşler bile birbirlerine yetersiz gelir oldu. Hiç kimse şeytanın “Seni aldatmaya geleceğim, beni bekle” diyeceğini sanmasın! Nûr suresinin 30 ve 31. ayetlerini ezberleyelim, tekrar edelim. Dinimizin müsaade ettiği şeylerde kuralları gevşetmeyelim. Hacılık hocalığı kalkan olarak görmeyelim. Uçurumlardan önce o uçurum yolunun dümdüz olduğunu unutmayalım. Fitne zemininden uzak duralım. Göz gibi büyük bir nimetin nankörü olmayalım.

Küfrün rüzgârından etkilenmiş, duruma göre fetva verenlerin fetvasının Allah’ın azabı karşısında işe yaramayacağını bilelim. Tövbe etmemiz gereken suçlarımız arasına gözlerimizin gördüklerini de ilave edelim.

Bu gözler bize lazımdır. Allah’ın cemalini görmek, o hazzı yaşamak istiyoruz. Göz O cemâli görecek gözdür.

Avret fıkhı

Yabancı (mahrem olmayan) erkeğe karşı kadının yüz ve elleri hariç her yeri avrettir. Bu avretlik, organın çıplak hali ile olduğu gibi, erkeğin dikkatini çekebilecek bir giysi ile olması halinde de geçerlidir. Buna göre bir kadının ev kıyafeti ile bulunması durumunda, erkeğe görünmesi caiz olmaz.

El ve yüzün avretten sayılmaması, erkeklerin kadınların yüz ve ellerine diledikleri zaman bakabilecekleri anlamına gelmez. Fitne endişesi olduğunda el ve yüz de yasaklar arasındadır.

Kasıt olmadan göze çarpan görüntüler affedilmiştir. Aynı şeye ikinci defa bakmaya devam etmek ise kasıttır, haramdır. Oturulan bir evin açık olmayan kapısından veya penceresinden izlenmesi haramdır. Aynaya yansıyan bir görüntüye bakmanın hükmü aslına bakmak gibidir. Evlilik görüşmesi yapılırken, bir erkeğin evleneceği kadını ev kıyafeti ile görmesi -ki bu görme örfümüzdeki bir çay ikramı kadar olan süre ve şekildir- caizdir ve daha ötesi yoktur.

Yaşları itibarı ile hayattan kopmuş insanlar için bu kurallar daha gevşek tutulabilir.

Yaşı ve zekâsı itibarı ile erkekle kadın arasındaki cinsel farklılığı anlayabilecek yaştaki çocuklar (mümeyyiz) erkek hükmündedirler. Kadının onunla evlenmesi haram olacak kadar yakını olan erkeklere Mahrem’i denir. Ağabey, kardeş, baba vb. Bir kadının mahremi olan erkeklere karşı avreti diz kapağından göğüslerine kadar olan kısımdır.

Kadının -Müslüman olsun veya olmasın- başka kadına karşı avreti diz kapağından göbeğine kadar olan kısmıdır. Bakmada avret olan şey, dokunmada da aynıdır. Bakmak ne ise dokunmak odur. Erkeğin erkeğe ve kadına karşı avreti diz kapağı ile göbeği arasıdır.

Çocukların avreti

Yedi yaşına kadar olan çocuklar, özel bir durumları ve gelişkin vücutları yoksa “çocuk”turlar. Çocuğun avreti yoktur. Ancak, o yaşlarda geleceğin tohumlarının atıldığını, gözün alıştığı şeyi terk edemeyeceğini ve çevrenin fitne kazanı gibi kaynadığını da unutmamak gerekir.

Eşlerin birbirlerine karşı avreti yoktur. Avrete bakmayı caiz kılan özürler olabilir. Buradaki caizlik özür gereği kadardır. Ayrıca özürden kaynaklanan bir bakma ve dokunmada şehvet riski olmamalıdır. Tıbbî tedavi, zorunlu bakım (banyo yaptırma, tuvalet ihtiyacı giderme vb.) özür sayılır.

Bak Ne Diyor?

Ebu Hureyre radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Bütün gözler kıyamet günü gözyaşı akıtacaktır.

Şu gözler hariç:

* Allah’ın haram ettiği şeye kapatılmış gözler.

* Allah yolunda bir görevde uykusuz kalmış gözler.

*Bir sinek kafası kadar da olsa, Allah korkusundan dolayı yaş akıtmış gözler.” [Hakim, Darimi, Ebu ya’la]

Nureddin Yıldız
Millî gazete

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s