Sokaklar Yanıyor!!! Ama Biz Yanmayalım…


Sokaklar Yanıyor!!! Ama Biz Yanmayalım…

“Sevgilim ateş” yazımda sokakların alevini almış olmasından bahsetmiş ve bu durum karşısında, önlemler kabilinden bazı cümleler kurarak, kelimelerimin kalplere ulaşmasını Allah’tan niyaz etmiştim! Niyazım devam ediyor ve hiç bitmeyecek inşallah!

Geçmiş zaman odur ki, Cadde-i İstiklal’de ölümü beklerken olmak için, şöyle bir cümle kurmuştum! Modern dünya, bir yandan sokak köpeklerine acıyarak barınak temin etmek için elinden geleni yaparken, diğer yandan insanları sokak köpeklerine dönüştürmek için ellerinden geleni ardına koymuyor! Ve yine, sokak çocuklarının edebiyatını yaparken ağız dolusu ve kalp dolusu bir acımayla bakarken çocuklara, sokakların çocuğu olmak için arzın paspaslığına soyunmakta hiçbir beis görmüyor! Modern dünyada insan, kalb ve akıl insanlığından göz ve mide insanlığına korkunç bir düşüş yaşadığından sokaklar, tarihte hiç olmadığı kadar revaçta olmayı başarmıştır bugün! Sokak dolusu insanlarla, insan dolusu sokaklar birbirine girmiş durumda! Hayatın ritminin attığı ve düzenlendiği yer olan sokaklar, hayatın ölümüne ve dekadansın dansına dönüşmüş durumda artık! Yeryüzünün mescid kılındığı fikrinden mütevellit sokaklarla var olan insanlık bugün, yatak odasına ve podyuma çevrilmiş sokaklarla yok oluşu temsil ediyor! Var oluşun basamaklarını temsilen yaratılmış insan, yok oluşun enstrümanlarıyla vals yapmanın telaşında bugün! Oyun ve oyalamacadan ibaret hayatın içindeki kovalamacada varlığını eritmiş durumda bugün insanlık! İçsel bir varlık olarak ontolojik sıçramaların epitemolojisi insan, dışsal bir yokluk ve yok oluşla sınanmaktadır bugün! Dışı her gün artarken, içi her gün azalan ve azaldığı için de dışarıya azarak çoğalan bir durumdadır bugün insanlık! Azgın ve cömert bir nehir değil de, azgın bir boğa gibi okuyor hayatı insanlık!

Aşmanın değil de azmanın bütün delilleriyle dolu sokakların çocuğu modern insan, fikirler ordusunun doğurduğu zikirlerin inşası bir medeniyet ortaya koyamıyor tabiatıyla! Daimi bir fikrin devamlı bir zikri olarak nefes alması beklenen insan, sokakların malı ve nallarının imzası olmanın bedelini, nesebi gayri sahih olan kaosu büyüterek ödüyor bugün! Neden? Çünkü, içinde karmakarışık olan insan dışarıya kaos olarak fışkırıyor adeta!

Dışarıya aşk, vecd, ilim, sanat ve medeniyet olarak fışkırması gereken insanlık bugün, günah, yalan, kibir, çıplaklık ve hayvanlık olarak yansıyor!

Terbiyesini içten alıp, dıştan gelen kutsal dokunuşlara göre tanzim eden insan bugün, sokakları ve caddeleri yalayarak edebsizlik saçıyor!

İlmi, edebi, sevgiyi, insanı ve şahsiyeti sokaklardan ve dahi televizyondan öğrenmeye çalışan insanlık bugün, her gün biraz daha televizyonun ve sokakların güdümünde tarihte benzeri görülmemiş bir köleliğe doğru koşuyor! Allah’a kulluktan sokakların köleliğine koşuyor insanlık! Allah’ın emirlerini hiçe sayan ve konjonktürel açıdan sahici bulmayan insanlık bugün, televizyonun ve sokakların emirleri karşısında secdeye kapanmaktan kendini alamıyor! Neden alamıyor kendini? Çünkü hiç, kendi olamıyor! Kendinin bilgisinden sıyrılmış, sokakların çocuğu insan hep başkası olmaya çalışarak karakter karakter sokaklarda dolaşırken kişiliğe asla ulaşamıyor! Sokaklarda hazine avına çıkmış gibi aval aval vitrinleri dolaşırken gözleriyle, bir kalbinin olduğunu unutuyor insanlık! Beğenmenin ve beğenilmenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş modern zamanların insanı, sokakları karış karış arşınlayıp, giydiği kıyafetlerle insanların gözlerini boyamaya kalkarken, gönülleri paramparça ettiğini fark etmiyor hiç! Başta kendi kalbi olmak üzere, etrafında kalb adına ne varsa iğdiş edip, Allah’ın sınrlarını derdest ederek nefes alan sokakların kölesi insan, bir olan Allah’ın varlığını unutarak binbir türlü şirkin kucağına kendini atıyor maalesef! Sokakların esasta bir secde yeri olduğu fikrinden yoksun bir bakış insanı, kendi önünde boyun eğen bir narsiste dönüştürüyor böylece! Ve insan, cebinde tanrılarla dolaşıp, Allah’a karşı isyanın sokaklarına imza atan bir varlığı oynuyor boyuna! Boyuna ve posuna bakmadan, günahlarla iç içe bir yaşamın bedeli olarak, boynu her gün biraz daha evrilmesi gerekirken, her gün biraz daha devriliyor insanın!

Peki neden? Çünkü Allah, insanları sokakların malı ya da kölesi olmak için yaratmamıştır! Günahların çocuğu olarak yaratmamıştır insanı Allah! Aklın, aşkın, ahlakın ve imanın çocuğu olarak yaratılmıştır çünkü insan! Ve ben, sokakların düşmanı mıyım? Evet! Allah’a isyanla dolu sokakların düşmanıyım! Her hücremle düşmanıyım! O zaman ne yapmalı? Ne yapacağız? Sokakların yandığı bu zamanlarda zırh olarak neleri kuşanıp, nelere başvuracağız?

Acizane tavsiyeler!

1- Köyleri olanlar köylerine dönsünler! Özlerine dönsünler! Özüne yani toprağa dönsünler! Şehrin dağdağasından köyün tevazusuna dönsünler! Bir ağaç altı bulun kendinize! Her gün piknik yapın! Sepetinizi insanlıkla doldurun ve okuyun o ağaç altında! Tefekkür edin! Gökyüzünü seyredin! Yıldızlara isim verin! Bulutların şekillerine kendinizi katın! Allah’tan isteyin o ağaç altında! Ayaklarınızı dini üzre sabit tutmasını isteyin! O’nu görüyormuşcasına ibadet edebilmeyi isteyin! Hakla batılı ayıran ölçütü yani furkanı isteyin! Furkanı doğuracak bir hayatı isteyin! İlim isteyin! Filimlerden sıyrılıp ilmin sularında yüzebilmeyi isteyin! İsteklerinize yıldızları şahit tutun! Ya da çiçekleri, böcekleri! Hayvanların diline inin! Allah’ın ayetlerinden kendinize ayetler devşirin! Köyünüze dönün! Ocağınıza! Bir nostaljiden bahsetmiyorum! Bahsettiğim bir hakikat! Çünkü şehir günahlarla dolu! Sokaklar, utanmazlığını utanmazlığıyla dolu! Her gün insan, biraz daha ölüyor sokaklarda! Ama köyde biraz da olsa kendiniz olabilirsiniz! Her gün yepyeni maskeler takmanıza ya da bugün ne giysem diye kıvranmanıza gerek yok çünkü! Beğenilme dürtüsüyle hareket ederek maymuna dönme zorunluluğunuz yok! En azından yazı çıkarana kadar köylerimize dönelim!

2- Gidecek bir köyü olmayıp şehirde kalacak olanlar, ne yapalım? Kendimize sokağa çıkma yasağı ilan edelim! Ve dahi çevremize! Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayalım! Bizi dışarı çıkartmak isteyenlere soralım! Beni hayra mı çağırıyorsun? Çünkü mü’minler hayır için bir araya gelirler ve yine hayır için birbirlerinden ayrılırlar! Eğer çağrıldığımız şeyde şerr varsa Allah’ı hatırlayalım ve Allah’a sığınalım! Evimizi sevelim yani! Ev güzeldir çünkü! Sokakların alevine kendimizi kaptırmayalım! Ateşe su taşımamız gerekirken ateşe odun olmayalım!

3- Alış-veriş merkezlerine gitmeyelim mesela! Bizi, pazarın ve pazarlamanın tam ortasına atan alış-veriş merkezlerine gitmeyelim! Vitrinlerin süsüyle bizi aldatarak cebimizdeki paraya göz diken kapitalist orangutanların salvolarına karşı kendimizi koruyalım! Her gün bizi, biraz daha paranın, süsün, kederin kölesi yapmaya çalışan şeytanlara karşı kendimizi muhafaza altına alalım! Komplekslerden arındıralım kendimizi! “Onda varsa bende niye yok”, ya da “bende istiyorum”, “ama bu haksızlık” gibi cümleler kurarak nasıl bir oyuna geldiğimizi farketmeye çalışalım! Dünyaya oyun ve eğlence için, beğenmek ve beğenilmek için gelmediğimizi hatırlayalım! Ve bize bu gerçeği unutturan ne varsa ondan kaçalım!

4- İlle de bir yere gideceksek, Allah’ın evlerine gidelim! Allah’ın evlerinde zaman geçirelim! Yüzyılların kokusunun ve ruhunun sindiği camiler bularak, camilerle iletişime geçmeye çalışalım! Bizden önce Allah’a yükselmiş yakarışların peşine düşerek Allah’a yönelelim! Sokakların köleliğinden mescidlerin hademeliğine terfi edelim ve Allah’ın mescidlerini güzelleştirmek için kafa yoralım! Buluşmak için hep camileri seçelim! Sadece buluşmakla kalmayıp yoğuşmak ve yoğunlaşmak için mescidlerin damarlarına sızacak yollar arayalım! Allah’ın evleriyle bütünleşmeye çalışalım!

5- Kur’an- ı anlamak insanı anlamaktır! Anlamak gibi bir derdimiz varsa hayatta, Kur’an-ı okumak zorundayız! Okumak, anlamak ve yaşamak! Bütün kitapları bırakalım demiyorum, bizi, bütün kitapların kitabına götürecek kitapları okuyalım diyorum! Okuyalım ve beyin devrelerimiz yanana kadar okuduklarımız üzerine kafa yoralım! Düşünmeden yaşamayı bırakın, konuşmayı bile denemeyelim! Bize okumayı, düşünmeyi, yazmayı ve konuşmayı öğreten kitap Kur’an’dan asla ayrılmayalım!

6- Evinizdeki televizyonlarla beraber kafanızdaki televizyonları parçalayın lütfen! Televizyonun aptallaştırarak köleleştirme aracı olduğunu anlamaya çalışalım! Bunu çok rahat yazıyorum çünkü benim evimde televizyon yok! Ve bunu duyan bazı insanlar, “aaaa nasıl yaşıyorsunuz o zaman” diyorlar! Düşünebiliyor musunuz tepkiyi! Televizyonsuz bir dünya, dünya değilmiş gibi! İşte aptallık bu! İçimizi her gün biraz daha boşaltan bu aletten kurtulalım! Yaz dizileriniz ya da yaz programlarınız olmasın!

7- Kim olduğumuzu unutturdular bize! Daha kötüsü, Yusuf Kaplan’ın deyişiyle “unuttuğumuzu bile unutturdular”! Bu yüzden kim olduğumuzu hatırlamak zorundayız! Kim olduğumuzu hatırlayıp aşağılık bütün dürtü ve kaygılardan arınmak zorundayız! Kul olarak Allah’ın emanetini yeryüzünün her santimetrekaresine götürmenin ve nakış nakış işlemenin ödevimiz olduğumuzu hatırlamak zorundayız! Bu yüzden saplandığımız kendimizden çıkmak ve kim olduğumuzu hatırlamak zorundayız!

8- Ve, emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker yapalım! Yani iyiliği tavsiye, kötülükten men! Bu, Kur’an’ın bütün mü’minlere emri! Çünkü sorumluyuz! 7 milyar insana karşı sorumluyuz! Sokaklardaki açıklıktan sorumluyuz! Yalanlardan, dolanlardan ve ihanetlerden sorumluyuz! Allah’ın dinini bozmaya çalışanlara karşı emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münker yapalım! Mesela tesettürün hakkını vermeyen insanları uyaralım! Ağzı küfür kokan insanları engellemeye çalışalım! Çünkü biz yapmazsak kimse yapmayacak! Çünkü Allah’ın dinini de, Eşrefi mahlukat olan insanı da her gün biraz daha bozuyorlar! Bozuyorlar! Bozuyorlar!

İsmail ERDOĞAN
Gerçek Hayat dergisi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s