Tesettür Ne İçin Var?


tesettür ne için var

Anlaşılmaz yazılar yazmayı sevmem. Sözün çok eğip bükülmesine de taraftar değilim. Bunu bize Kur’an’da Rabbimiz öğretir, hadislerinde Rasulullah Aleyhisselam öğretir. Hakikatler, karmaşık kelimelerin oluşturduğu cümlelerde gizlenmez her zaman.

Bir yanlışı savunurken söylediğiniz süslü ve anlaşılması zor sözler, ancak algısı zayıf kişileri ikna edebilir…

***

Yaratılış gayemizden bihaber yaşadığımız su götürmez bir gerçek. Dünyanın cafcaflı görüntüsüne aldanıp gittiğimiz de öyle. “Kul olmanın gerektirdiği sorumluluklar nelerdir?”, “Allah’a itaat neyi gerektirir?” çoğu kez es geçtiğimiz ve cevaplamaya değer bulmadığımız veya cevaplamaktan korktuğumuz sorulardır.

Tesettür konusunda nice kitaplar yazılmış, nice sözler söylenmiş ama bir türlü söylenecek sözler bitmemiş. Değişen zaman ve modaya tabi tutulan, yozlaşan tesettür anlayışı vicdan sahibi yürekleri daha bir kanatır ve dilleri daha bir söyletir olmuş.

“Modern toplumda Müslüman kadının yeri ne olmalıdır?”, “Kadın gereken haklara sahip midir?”, “Erkeğin bulunduğu her alanda kadın da olmalı mıdır?” soruları daha sık sorulup tartışılmaya başlandı.

İslam; kadını, hayatın merkezine koyduğu halde, bugün Müslüman hanımlar bile bulundukları konumları sorgulamakta ve erkekle aynı konumda hatta bir ilerisinde olmayı talep etmekte ve bunu bir ayrıcalık olarak görmektedir. Hayli zamandır cinselliği kullanılarak metalaştırılan, nesneleştirilen kadınlar toplumun kapanmaz yarası haline gelmişken, şimdi İslam çizgisinde olduğunu iddia eden bir grup kadın ve erkek, Müslüman kadını metalaştırma yolunda gayret sarfetmektedir.

Playboy, Hey Girl dergileri gibi muzır neşriyatın dahilindeki fuhuş içerikli yayın grupları gençleri zehirlemekte çok etkili oldular. Bu tarz dergilerin kapaklarında kullanılan çıplak veya yarı çıplak kadın resimleri sayısız göz zinasına sebep olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Bunca edepsiz görüntü dergi kapaklarından sokaklara intikal edince, utanma duyguları oldukça törpülenmiş, çoğu kez tamamen yok edilmiş ve bu hal ucundan kıyısından Müslüman hanımlara da sirayet etmiştir.

Bir erkek gördü mü, ağzını daha bir kapatan, yüzünü çeviren ninelerimize inat, günümüz Müslüman kadını, daha dik başlı, daha kendinden emin(!) hallerde toplum içinde var olma çabası içine girmiştir. Çok değil, bundan 50-60 yıl önce çarşafları hunharca üzerlerinden sökülüp alınan annelerimizin gözyaşları henüz kurumadan, kızları annelerine zorbalıkla giydirilen pardesüleri dahi beğenmez ve küçük görür hale geldiler.

Yeni dünya düzeninin, yeni aktörleri olmak, Avrupai bir yaşama yelken açmak Müslüman hanımlar için elzem kabul edildi. İslam’ın bize öğütlediklerini didik didik edip sorgularken, açık kapıları zorlayarak yeni fetvalar üretmeye çalışırken, modern yaşamın bize dayattıklarını sorgulamadan kabul ettik.

***

Müslüman kadını tüm vâkarından arındırarak, türlü giyim tarzlarıyla bir sirk maymununa dönüştüren zihniyet, bu kadınları kapitalizmin dişlileri arasında ezmekte de hiç zorlanmadı.

Sürekli değişen çeşit çeşit eşyalar ve kıyafetler eşliğinde sunulan, kadınları bir tüketim kölesi haline getiren moda hastalığını tedavi edememişken, şimdi Müslüman hanımlar için hazırlanmış moda dergileri, kızlarımıza ve hanımlarımıza nasıl giyinecekleri konusunda akıl veriyor(!).

Güzel yaşam tarzı(!) mottosuyla ortaya çıkan tesettür moda dergisindeki, modern tesettürü savunan bir makale dikkatimi çekti. Güzellik ve çekiciliğin aynı şey olmadığını ve tesettürlü kadının da güzel ve şık olması gerektiğini savunuyordu hanım kardeşimiz.

Evet. Müslüman kadınlar da şık olmalı, güzel görünmelidir. Fakat bu güzelliği ortaya koyan ve çekiciliği artıran şıklık ve güzellik sadece kendi eşine karşı olmalıdır. (Hemcinsleri ve mahremlerinin yanında olması gereken sınırları konudan ayrı tutuyorum.) Dışarıda giyilen kıyafetler kadını güzel ve alımlı gösteriyorsa, kafada dikkat çekici bir kabarıklık varsa, bakışları üzerine çeken rengarenk kıyafetlerle, topuklu ayakkabılarla arzu edilen kadın görüntüsü veriliyorsa, bunun gerçek tesettür olduğunu kim savunabilir? Ve kim güzel bir kadının çekici olmadığını iddia edebilir?

Tesettür sadece kadının saçının örtülmesi demek değildir. Tesettür kadının güzelliğini saklamak içindir. Kadını kötü bakışlardan korumak için indirilmiş bir vahiydir. Sizin, bunu istediğiniz gibi anlamanız veya yorumlamanız, modern fetvaları yoklayıp, değişen zamana ve moda anlayışına tesettürü uydurmaya çalışmanız, emredilen tesettürü kadına bir yük gibi gösterip, çok geniş ve koyu renkli dış kıyafetlerinin iticiliğinden dem vurmanız, tesettürü kendinize göre yorumla biçiminiz; Peygamber hanımlarından başlayarak, tüm mümine kadınları ve kızları kapsayan tesettürün niteliğini ve niceliğini değiştirmez.

Tesettür hakkında inen ayetlerin tefsirleri nefse çok ağır gelse de, çoğunlukla yüzün dahi örtülmesi gerektiği yönündedir. Hal böyleyken nasıl olur da yapılması gerekenin en iyisi için uğraş vermek, en azından yapanları desteklemek yerine, tesettür anlayışını ifsad etme yönünde çabalar artmaktadır?

Allah’ın emirlerinde asla bir eksiklik veya bir haksızlık bulamazsınız. Kul olmak, Allah ve Rasulune itaati gerektirir. Müslüman kadını adeta kapitalist sistemin bir oyuncağı haline getirmek isteyenler, sürekli olarak Hz. Hatice annemizin ticaret hayatını ve erkeklerle ticari maksatlı yaptığı münasebetleri örnek göstermektedirler. Oysa Hatice validemizin, Efendimiz’le izdivacından sonraki; evinde oturan, çok çocuk doğuran, erkeğinin ardında dağ gibi duran örnek kadın misyonu asla dillendirilmek istenmez.

Hele Hz. Fatıma annemizin Hz. Esma’ya vasiyet babında söylediği şu sözler nasıl görmezden gelinebilir:

“Yâ Esma, beni günlerdir düşündüren şey, vefatımdan sonra üzerine konarak götürüleceğim tabutun şeklidir. Çünkü bu tabutlar dümdüz tahtadan ibarettir. Bu tabuta konan cesede, bir kilim örtülmekte ise de, cesede yapışan örtü mevtanın vücudunu belli ediyor. Bakanlar cesedin iriliğini, ufaklığını anlıyorlar. Benim cesedimin de nâmahreme böyle gö­rülmesini istemiyorum. Kalbimi huzursuz eden, şimdiden üzüntüsünü çektiğim şey budur.”

Rengarenk, çeşit çeşit ve sürekli değişen modellerle Müslüman kadın, bir vitrin malzemesi haline getiriliyor. Dergi kapaklarında, reklam panolarında boy boy resimleri kullanılarak, özgürleşmiş Müslüman kadın portresi çizilmeye çalışılıyor. Allah’ın emrettiği gibi giyinen, dikkat çekmeyen, alımlı görünmeyen, bakışları üzerine toplamayan kadına, “çirkin bir kadın” muamelesi yapılıyor. Onlara öcü gibi bakılıyor, ötekileştiriliyor.

Bir moda dergisindeki, tesettür modası adı altında size sunulan kıyafetleri almak için tonla para harcamanız lazım. Eşarbı, çantayı, ayakkabıyı ve daha birçok aksesuarı birbirine uydurmanız lazım. Aynı kıyafeti sık sık giyemezsiniz. Her seferinde farklı görünmelisiniz. Giydikleriniz mekana, ortama göre değişiklik arz etmek zorunda. Allah’ım bu ne zulüm, ne çetin bir iş!

Allah mümine hanımlara kimsenin veremeyeceği hakları vermiş, onları ayrıcalıklı kılmıştır. Tesettür kadını yok saymak değil, korumak maksatlı vardır. Çünkü kadın güzeldir ve her güzel şey korunmaya muhtaçtır. Kadının güzelliğini abartılı bir şekilde ortaya çıkarıp, daha da albenili hale getirmeniz, kadını savunmasız bir hale sokmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Aslında dünya hayatını, gözümüzde çok büyütüp işleri içinden çıkılmaz bir hale getiriyor ve zorlaştırıyoruz. Müslüman bir hanım olmak zorluk değil incelik ister. Okuması ve çalışması için uygun şartlar oluşmuşsa (ki bu günümüzde çok zor), taviz vermeden kabiliyeti olan her hanım okuyabilir ve usulünce çalışabilir. Gerekiyorsa erkeğine işinde yardımcı olabilir. Evinde çalışan bir kadın ise, çocuk doğurup yetiştiriyor, ev işlerini üstleniyor diye bir eziklik duymaz, komplekse girmez.

Dışarıda giymemiz gereken kıyafetin bol ve dikkat çekmeyen özellikte olması utanılacak bir durum değildir. Şov kızları gibi rengarenk ve daracık kıyafetlerle göz doldurmak da imrenilecek bir şey değildir. Bizler cariye değil, hür kadınlarız. Dergi kapaklarına, reklam panolarına malzeme olamayız. Alalade kullanılacak bir konu mankeni değiliz.

Çarşaf giyemeyen geniş bir pardesü giysin, pardesü giyemem derse, iki parça ama vücut hatlarını belli etmeyen, ev kıyafetine benzemeyen bir kıyafet giysin. Fakat modaya uyacağım, yeni trendleri yakalayacağım, şık görüneceğim diye erkekleri çıldırtırcasına giyinmenin ne İslamla ne de emredilen tesettürle bir münasebeti olamaz. Zaten böyle bir hal tesettür değil ancak teşhircilik olabilir.

Başınızdaki örtüyü hangi kumaştan seçerseniz seçin, ona hangi modeli verirseniz verin sizin adınız “Başörtülü” olmaktan öteye geçemeyecek. Alımlı ve pahalı bir giyim tarzı, müslüman hanımları ayrıştırmaktan, daha vasat giyinenleri ötekileştirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Birilerinin gözüne gireceğim diye kendinizi hırpalayıp, markalı başörtülerine, kıyafetlere, çanta ve ayakkabılara onca para vereceğinize, olması gerektiği gibi örtünseniz, daha kolay ve mütevazi bir tesettür şeklini tercih edip, Allah’ın rızasını kazanmaya çalışsanız, emin olun işleriniz daha kolay ve yüreğiniz çok daha huzurlu olurdu…

Cahide Sultan
Cahidejibek.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s