Kadın Kim?


İnsan nevinin yarısı, yaratılışın vazgeçilemez sebebi kadındır. Kadının olmadığı bir hayat, kadınsız insanlık tasavvur edilemez. Kadının dikkate alınmadığı bir din de olamaz, yoktur da.

Erkeğin mükellef olduğu imanla ve amelle mükellef tutuldu kadın. Erkeğin müjdelendiği cennetle müjdelendi, onun tehdit edildiği ateşle tehdit edildi. Erkeğin yaratılışıyla kadının yaratılışı arasındaki farkların dikkate alındığı bazı konularda kadına ayrıcalık getirildi veya muafiyet tanındı.

Kadının erkekle farklılığı fiziki yapıda ne kadarsa dinde de o oranda bir farklılıktan söz edilebilir. Allah’a imanda bir ayrım yoktur. Çünkü ‘iman’ cinsiyet farkından etkilenilecek bir durum değildir. İbadetlerde ortaya çıkan farklılıklar ise tabii oranlardadır. Namaz en mühim ibadet olarak kadına ve erkeğe farzdır; kadının özel durumları dikkate alınarak ona muayyen zamanlarında namaz muafiyeti getirildi. Onun muayyen zamanları namazla geçmemiş olsa bile, namaz kılan insanın yaratılmasında bir numaralı görevi üstlendiği için, o günlerinde namaz kılamayan, ama namaza insan hazırlayan durumunda bulunmaktadır.

Kadın, iman dairesinde kaldığı sürece kulluktan muaf değildir. Kadın olarak bulunduğu halin gereğine uygunluk sağlaması için ona bazı farklılıklar getirilmiştir. Kur’an, onun da Kur’an’ıdır. Ezan, ona da davettir. Cihad, onun da cihadıdır. Görevler farklı olsa bile aynı hedefe doğru koşar kadın. Ucunda cennet veya cehennem olan bir yolda yürür. Doğuran, emzirip besleyen, ev ihya eden kadınken onu hiçbir alanda yok sayamayız.

Görevinin gereği olarak meydanın başka bir köşesinde bulunması yok olduğunu göstermemektedir. Kadın, annedir, eştir, kardeştir, kaynanadır, gelindir, kızdır, nenedir, doktordur, hemşiredir, ebedir, öğretmendir, mürebbidir, mü’mindir, Müslüman’dır, mücahiddir, hafızdır, âlimdir, yazardır, davetçidir, fakihtir, şairdir. Kadın hayattır, ölümdür. Kadın iyiliktir, kötülüktür. Kadın erkektir, babadır, dededir, dayıdır, müdürdür, halifedir; bunları o doğurdu da baba olan baba, halife olan halife oldu.

Kadın topraktır; geleceğin tohumları bile onda yetişir. Kadın topraktır; o ne kadar münbitse o kadar iyi insan yetişir, iman o kadar çok dal budak salar. Kadın topraktır; o ihmal edildikçe insanlığı açlık tehdit eder. O kuraklık görürse bedelini bütün insanlık öder.

Kadını günahların kaynağı, şerrin odağı olarak görmek bir tür baştan savmaktır. Kadın şerrin odağı değildir; değerinden dolayı şer riski yüksektir. Kadını ihmal etmenin akıbeti tehlikelidir. Kadının şer riski yüksek olduğu kadar hayır veya iyilik getirisi de yüksektir.

Kadının hoca olması daha başkadır. Onun öğretmesi, eğitmesi daha müessirdir. Allah’a davet eden kadın olduğunda davet edilenlerin etkilenme oranı çok daha yüksek olur. Keşke kadınlar, evlerinde ömür tüketecek yerde, basit işlerde mesai harcayacak yerde, kadınlıklarından artan vakitlerini Allah’a davete ayırsalardı; hayatın yarısı Kur’anî hayata daha yakın dururdu! Kadından anne olduğu gibi muallim de olur. Kadından eş olduğuna göre davetçi de olur. Kadından çocuk olduğuna göre mücahid de olur.

Bir önceki neslin kadını ihmal edip onu evinden dışarı çıkamaz hale getirmesi, böylece Allah’a davette hiçbir katkısı olmaz durumda bırakması bu neslin özrü olamaz. Kadın elbette evinde kalacaktır. Bu Kur’an’ın açık emridir. Bu evde kalma emri, dinine hizmet etmeme olarak anlaşılamaz. Kadın kalacaksa evinde kalır; ama evini davet merkezi yapabilir. Alternatifler üretebilir.

Kadın ya olur, ya da oldurur. Bunların ikisi de kazançtır. Bazen oldurması, olmasından daha yararlı da olabilir. Kadının Allah’a davet meydanında olmaması büyük bir zarardır. Bunu herkes böyle bilsin. Kadın bulaşık yıkar; ama bulaşıkçı değildir. Çamaşır yıkar, çamaşırcı değildir. Çocuk doğurur, büyütür; ama dadı değildir. Kadın, erkek ne ise odur.

Kadınların davetçi olmaları, davet edecek düzeyde ve şuurda olmaları, bir fidanın aşılı olması gibidir. Çocuk da, büyük erkek de onun elindedir. Evlerin İslamileştirilmesi, İslamlaştırma işinin önemli bir bölümüdür, hatta kendisidir. İyi bir anne Ömer bin Abdülaziz’dir, İmam Şafii’dir. Ömer bin Hattab radıyallahu anhtan önce kız kardeşi Fatıma Müslüman oldu, Ömer’i de o İslam’a çekti.

Kadın sadece selamı yaysa yine davetçi olur. Çok konuşmasa, zikir ehli olsa duruşuyla davet eder. Onun elinde bir hadis kitabıyla oturması bile davettir.

Nureddin Yıldız
Milat Gazetesi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s