Ömrümüzü Rabbimize Dilek’çe yazabilmek için


İnsan acıyı hep uzağında sanıyor; ne garip. Haberlerde hep başkaları ölüyor; hep tanımadıklarımızın canı yanıyor.

Bu bayram da kuru bir rakam olarak bize bildirilen yüz küsürlük ölü sayısının ortasında bir isim dikkatimi çekti. Bir kaç ay önce bana gelen bir mesajda o ismin üzerinde şu cümleler yazıyordu: “merhabalar Senai Bey!!! bir garip hayranınız olarak yazmaktayımm. pek çok programınızı O ndan yüreğinize düşen kıymetli sohbetlerinizle büyük bir keyifle izlemekteyim!!! Rabbim yollarınızı ve cümlemizin yollarını hayr eylesin sayımızı arttırsın inşallahh!!! yola ve yollara devam inşallah!!! dua ve muhabbet ve bereketle kalın inşallah…

Adı Dilek. Dilek’le yüzyüze hiç görüşmedik. Ara sıra online olduğumda, inancı adına çektiği sıkıntılar üzerine uzun uzun dertleşirdik… İçinde kıpır kıpır bir ümit ve tatlı bir iman huzuru hissediyordum. Hayalleri ve idealleri vardı. İnsanlık için bir ümit yağmuru olmak için birikiyor da birikiyordu. Facebook profilinde paylaştıkları hep o ümitli tebessümün işaretiydi. Sonunda bir müjde verdi bana Dilek. Tam da istediği pozisyonu kazanmıştı, terk etmek istediği şehri terk edecekti. Araya bir de düğün müjdesini sıkıştırdı. Yanında ise reddedilmez bir Dilek dileği:
şu son zamanlarda hayatımda yaşadıklarıma inanamıyorum… her kışın sonu bir baharmış.. geceler nice parlak günlere gebeymiş… şaşkın şaşkın düğün telaşına girdim ama son derece olanlara ve işlerin kolaylarına şaşıp şükrediyorum… İki cihan saadetine ulaşacağımı düşündüğüm kişiyle inşallah EV-LENİYORUM… bu güzel günümde sizi de görmeyi ne çok isterim.. belki yoğun olacaksınız belki olmayacaksınız ama en azıdan içinizden bir dua.. ben yine de sizi düğün günü beklicem.

Ama “Düğününe 20 gün kala öldü” diye yazmış gazetelerden biri. Haberin yanında ise facebook hesabından aşina olduğum o mütebessim Dilek Özdemir resmi. Dilek Özdemir, hep duyageldiğimiz bir kaç ölümlü trafik kazası haberlerinin içinde bir haber olarak yer aldı bugün…, dramı biraz daha vurgulamak için…

Duamız o ki, Dilek’in de (Dilek’le birlikte vefat eden ağabeyi Hakan’ın, babası Osman Özdemir’in ve annesi Ayşe Özdemir’in de) düğünü öldükleri gün olur… Mekanları cennet olur inşaallah.

Hayatının en tatlı anında, hem de bir bayramda Yusuf’ça bir duanın kabul edilmiş hali oldular Dilek ve yakınları.

Dilek’in genç bir ölümle bize verdiği nasihat nice gençler için özel bir fırsat olur da, secdelerini çoğaltırlar ve ömürlerini Rabbimize Dilek’çe olarak sunarlar.

Bu notları yazdıktan az sonra posta kutuma Dilek Özdemir’den bir mesaj düştü. Şaşırdım; heyecanlandım. Şöyle yazıyor: “Hocam, ben Dilek’in nişanlısı Ömer Faruk KOÇ, Hocam, duanızı esirgemeyin, sizinle “facebook” üzerinden görüştüğü günü hatırlıyorum, o kadar çok sevinmişti ki…
Onu bana Rabbim verdi ve yine O aldı, 17 Aralık Gecesi Konya’da Rumi’nin Şeb-i Arus törenine katılacaktık, düğünden hemen sonra ama Gül-ü Rana’m kendi Şeb-i Arus’unu yaşattı bana, Üstadım çok müteessirim içim kan ağlıyor ama ne Rahmeti geniş Rabbimin yazdığı kaderi ne de yarattığı kaza’yı sorgulaya bilirim.
Üstadım dua ediniz, biliyorum Rabbime karşı hep kusur içreyiz, günah denizine gark olmuş bu fani alemde günah içre yaşıyoruz, sohbetlerinizle Dilek’in ruhunu aydınlatıyordunuz, lüften dualarınızda ona yer veriniz…

Benim de tesellim ötede tanıdıklarımın ve sevenlerimin giderek artması… İnşaallah hakkımızdaki tanıklıkları güzel olur. Zaten Üstad’dan da okuduğuma göre Rabbimiz ölüme böyle hazırlıyormuş bizleri. Yaşlanmak demek ahiretteki tanıdıklarının dünyadaki tanıdıkların sayısını geçmesi demek…

İşte, ahiret de Dilek gibi pırlanta yürekli bir kardeşimin de gittiği yer…

Senai Demirci

Reklamlar

Ömrümüzü Rabbimize Dilek’çe yazabilmek için” üzerine bir yorum

  1. Bir dilek/çe daha…

    Selamun Aleykum hocam.
    Sitenizde Dilek abla için yazdıklarınızı okudum az önce.Çok geç kalmışım okumakta biliyorum ama :(

    Hocam bilmiyorum sebebini ama hani yazmak için dertlenmek gerekir derler ya, işte öyle bir hal var yazılanlarda.Okuduğum her satırda gözümden düşen damlaların ıslaklığı serinletmedi beni. Aksine daha da yaktı, yıktı…

    Dilek ablam ve nişanlısı Ömer abi görmediğim, bilmediğim insanlar.Uzak da olsa yakınlığını hissettiğim insanlar. Derdiyle dertlenip, mutlu olduğunda mutlu olacağıma inandığım insanlar.
    Ablam düğününe davetinde ne samimiymiş.O düğününe davet ederken Rabbime kavuşarak düğününü gerçekleştirmiş… Onun için Rabbim yaşadığı her anından razı olsun demekten başka birşey gelmiyor elimden ve dilimden. Ömer abinin size yazdıkları da görmekte zorlandığımız başka bir penceresi hayatın.”Onu bana Rabbim verdi ve yine O aldı…”

    Profiline baktım az önce.Değiştirmemiş Ömer abi.Hala nişanlılar.Ablam düğününü yaptı abim de ölüme hala nişanlı. Rabbim hayırlısını nasib etsin Ömer abim için de.

    Beni de götürdünüz bilmediğim ama arzuladığım biryerlere hocam. İçimde pişmanlıklar, dilimde ‘keşke’ler çoktu. Yok mu oldu? Hayır ama ölümün yakınlığı ve haberlerde de olsa çok tanıdık oluşu boşa geçen günlerime ağlamam gerektiğini, yanmam gerektiğini birkez daha gösterdi.
    Sayamıyorum gözümden akan kaçıncı gözyaşı. Verilen emaneti taşıyorum beden ruh ikilisinde. Emanete ihanet ederek yaşıyorum sadece.. :( Ne şuurlu bir şükür ne huşû içinde bir secde. :(

    Bir Dua istiyorum ben de sizden,
    Dilek Ablam gibi…

    Ölmeden önce ölümü anlamak için.Amellerimde samimi olabilmek ve u/mutla yaşayabilmek için !

    Türkan YÜCEL

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s