Çok Konuşmak Yerine


Geveze insanların yaşadığı bir dönemi yaşıyoruz. Gevezelik salt söz ile yapılmıyor. Hal ve davranışlar da işleyişi bakımından gevezelik üzerine kurulu. Hayatta iş yapan insanlar var. Kimi zaman sessiz sedasız görünürler. Onların etrafında bir dünya dönmüyor gibi görünüyor. Fakat onlar, etrafta ne olup bittiğine pek de bakmazlar. Yükümlendikleri işi düzenli, titiz ve azimle yaparlar. Hayatta farklı tipler var. Her biri farklı özellikler taşır. Bunların bir bölüğü işi yapıyor görünürler, ortalığı velveleye verirler. Dünyanın merkezi orasıdır sanılır. Bu goygoycuların etrafında şamatacı tipler belirir. Onlar da bu patırtılı sesi yükseltirler. Bunu bir koroya dönüştürürler. Bütün dikkatler oraya yönelir.

Bu tipler hakiki oluşlar gölgelemek için yalancı ateşler yakalarlar ortalığı toza dumana boğarlar. Hakikat sahiplerini küçümserler, alaya alır ve hatta aşağılarlar. Ortalığı laf kalabalığına boğarlar. Onlar en nazik kavramları, kurumları kendilerine ait gösterme çabasına girerler. Kâğıttan kuleler inşa ederler, bunların gerçek olduğunu sanırlar ve hatta ona tapınmaya başlarlar. Etraflarına da bunu ihsas ettirirler. Gün gelir güçlü bir soluk olur bu kâğıttan putları darmadağın eder. Onun etrafında ne olup bittiğini bile anlamazlar. Kimileri de vardır ki kendilerine göre ortalıkta gezinir orada burada görünürler. Kendilerini çok güçlü sanırlar. Beklerler ki hakkında benzer kanaatlerde bulunulsun. Girip çıkmadıkları yer kalmaz. Hiçbir yerde tutunmazlar. Sonra da kendi kendilerine söylenip durur ve yakınırlar. Belli bir meşrepleri yoktur, köklerinin ne olduğunun farkında bile değiller. Kimi zaman bir yere tutunmaya çalışırlar ama orası onların yeri değildir.

Zaman akıp gider. İnsan zamanın nasıl aktığının farkına bile varamaz kimi zaman. İşlerini hakkıyla yapanların etrafında bir koza örülür. Verimler boy verir. Bu sessiz dünyada güçlü bir ses belirir. Hakiki bir sestir bu. Eserler ortaya çıkar.Eser insandır, eser üründür, eser soylu bir soluktur. Ortalığı velveleye verenler, şamata çıkaranlar bir zaman gelir ki yorgun düşerler. Oradaki o yapay oluş dağılır. Ortada hiçbir şey kalmaz. Kuru gürültü yerini derin bir sessizliğe bırakır. O yapay oluşun etrafında kümelenenler kendilerine bir yer ararlar, bir sığınak. Oraya buraya sırnaşırlar. İşlerinin verimi zaman içinde kendini gösterir. Bunun bedelini de ağır öderler kimi zaman.

Yazı ve düşünce hayatı eylem ister. Bir edebiyat ve düşünce dergisi çıkarıyorsanız, temelleri sağlam, sağlıklı bir gazete çıkarıyorsanız, bir gençlik oluşunun başındaysanız, bir düşünsel siyasal bir yapıda yer alıyorsanız ve bunlar hakikat üzere iseniz, yönelim ve hakikat sahibi iseniz; siz bir gün emeklerinizin karşılığını alıyorsunuz demektir. Siz bir şey yapmıyor görünseniz bile çok şey yapıyorsunuz demektir.

Yüzyılımız yalan ve sahtekârlıklarla avutuluyor. Reklâm ve medyanın aracılığıyla çıkarın egemen olduğu bir dünyada devlere karşı devler gibi yaşamak zorunda kalınıyor. Yalan ve sahte bir dünyaya yalan ve sahteliklerle karşı çıkılıyor. Başarıyı bununla kazanacaklarını sanıyorlar.Bu, sahte bir bakış. Yalan ve yanlış bir yönelim. İnsan kendisi gibi olmadıkça hayatta başarılı olamaz. Sahte ve yalan dünyalar etrafında dolandıkça bir yere varamaz. O sahtelikler içinde sahte ve karanlık bir ruha bulanır. Zamanla asıl özünü yitirir.

Hakiki bir öz sahibi olanlar çabalarıyla bir iz bırakırlar, zamanı gelince bunun karşılığı belirir. Samimiyet insanın en övünülesi durumudur. Samimilik insanlara sağlıklı işler yaptırtır. Samimi duruş insanı hakikat üzre kılar. İstikametinde sağlam durmasını sağlar. Kişinin koruyucusu olur. Samimilikte yalan dolan yoktur.Samimilikte kibir, gurur, böbürlenme yoktur. Samimilikte halisiyet vardır.Samimiyette aşk ve vecd vardır. Samimilikte gönül bolluğu, ruh esenliği ve sağlığı vardır. Zamana ışık tutanlar samimi insanlardır. İşinin ehli olanlardır. Bağlı ve sadık kimselerdir. Günün moda dalgalarına kapılmayan kimselerdir.

Gün gelir bu kimseler bir yılgınlığa kapılabilirler. Yorgun düşer, bezginleşebilirler. Gün gelir yanlarında kimseyi bulamazlar. Gün gelir daha çok çalışmaları gerekir. Gün gelir hayat burada bitti sanırlar. Karanlık dönemlerde bir ışık belirir bu sessiz ve sakin insanlar sayesinde. Bunlar gönül ehli kimselerdir. Dağların ardından bir güçlü rüzgâr hızla eser. Gönlü, ruhu ve kalbi zengin olanların yolu açıktır. Aşk ve vecd sahibi olanların yolu açıktır. Kendi olanlar ancak başarılı olurlar. Çok konuşmak yerine iş yapanlar kazanırlar.

Ali Haydar Haksal

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s