Çocuklarınızın sorularını sakın geçiştirmeyin


Çocuğunuz çok mu soru soruyor? Artık bu sorulara cevap vermekten sıkıldınız mı?

Hatta daha ötesi sorduğu soruları cevaplamakta zorlanıyor musunuz? Peki çocuklar niçin bu kadar çok soru sorarlar ve onların bu soruları karşısında ne yapmak gerekir?

Çocuklar dış dünyayı kendi çabaları ile anlamaya ve çözmeye çalışırlar. Çocuklar için bizzat gördüklerini anlamak daha kolaydır. Fakat olayların arkalarında yatan nedenleri ve göremeyip, duydukları (melek kavramı gibi…) birtakım kavramları anlamakta zorlanırlar. Bunun için de bir yetişkinin yardımına ihtiyaç duyarlar. Yani onların soru sormalarının nedeni içinde yaşadıkları dünyayı tanıma gayretidir. Ve bu sebeple soruları kesinlikle geçiştirilmemeli veya espri malzemesi yapılmamalıdır.

Çocuklar genellikle 3 yaş ve civarında yoğun olarak soru sorarlar ve genellikle soruların yoğunluğu 6 yaşına kadar devam eder. Bu dönemden sonra sorularda bir seyrelme görülür. Bu dönemde soru yoğunluğunun fazla oluşunun en önemli nedenlerinden biri çocuğun “ben merkezci” dönemi oluşudur. Yani çocuk bütün dünyayı kendi penceresinden görmeye çalışır ve bu sebeple kendisinin dışında gelişen olayları anlamakta zorluk çeker.

Soyut konuları sorabilirler

Yıldızlar benim gibi uyurlar mı? Uyumazlarsa uykuları gelmez mi? tarzı soruları çok sık yöneltirler. Fazla soru soruşlarının bir diğer nedeni ise bu dönemde çocukların henüz soyut düşünememeleridir. Bu dönem çocuğu somut olan olayları veya ancak somut örneklerle izah edilebilen durumları anlayabilir. Mesela çocuk bu nedenle varlığını bildiği fakat göremediği konular üzerinde çok sık soru sorar. Örneğin, akşamları güneş nereye gider, Allah’ın (cc) evi nerededir? Ben nasıl dünyaya geldim? Ay yürür mü? gibi sorularla gördüklerini somutlaştırarak anlamaya çalışır.

Çocuklar, kimi zaman ise olayların ardındaki nedenleri merak ederler. Mesela babam niçin eve hep geç geliyor? Babaannem niçin beni sizin gibi öpmüyor? Bu araba nasıl böyle hızlı gidiyor? Çilek neden kırmızı? vs… Çocuklar bu soruların hiçbirini öylesine sormazlar ve kendilerini tatmin eden bir cevap beklerler. Sorularına gülmeyin, alay etmeyin… Ebeveyn soruları cevaplamakta kendisini yetersiz hissediyorsa kendisini geliştirmeli, kitaplardan istifade etmelidir.

Sorulara sakın gülmeyin

Cevap verirken çocuğun durumu ve algı kapasitesi göz önünde bulundurulmalıdır. Bazen verdiğiniz cevap çocuğu tatmin etmeyebilir. Bu sebeple konuyu çocuğun aklına yaklaştırmak için birden fazla örnek vermeniz gerekebilir. Çocuğun soruları karşısında gülmek veya sorulan soruyla dalga geçerek cevaplamak çocuğa ‘önemsenmiyorsun, sorduğun soru önemsiz’ mesajını gönderebilir. Bu da çocuğun kişilik gelişimine negatif yansır.

Psikolog Yasemin Yalçın Aktosun

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s