Eşinizle ortak paylaşım alanları oluşturun


Eğer aynaya bakıyor gibi bakıyorsak birbirimize; gördüklerimiz bizi hayal kırıklığına uğratabilir. Kendimiz gibi olmasını istediğimiz eşimiz, bizim gibi düşünüp, hareket etmeyebilir. Farklılıklar; Yüce Yaradan’ın sonsuz tecellilerinin insandaki tezahürleridir. Unutmamalıyız ki; varlığı bir arada tutan El-Kayyum bunu kendine has tarzıyla, zıtlıkları bir arada yaşatarak ve aralarına bir cazibe yerleştirip birbirine tutturarak yapmaktadır.

Günümüzün yaşam koşulları eşleri birbirinden uzaklaştırıyor. Yorgun bir halde eve gelen erkek, televizyon seyredip uyumak ister. Bütün gün ev işleri ve çocuklarla uğraşan kadın ise biraz sohbet edebilmek için kocasının yolunu gözlemiştir. Beklentilerin birbirini karşılamadığı durumlarda, tartışmak ya da birbirinden duygusal olarak uzaklaşmak kaçınılmaz. Evliliğimizin iyi gitmesi ve ruhsal sağlımız için her fırsatta kendimize ve ailemize özel zamanlar ayırmalıyız. Eşleri birbirine en çok yaklaştıran durumlardan biri; ortak ilgi alanları etrafında kaliteli zaman geçirmektir. Hafta sonlarını, birlikte yaşanılan keyifli anlara dönüştürebiliriz. Doğa yürüyüşleri yapabiliriz.

Erkek futbol seyretmeyi sever, kadın ise alışveriş yapmayı

Her iki tarafın da kendi başına ya da arkadaşlarıyla birlikte geçirdiği hoş zamanlar gibi, birbirleriyle de zaman geçirmesi gerekir. Bir konu üzerine sohbet etmek, beraber film seyretmek, söyleşilere, panellere katılmak, aynı zamanda bizi sosyal ve kültürel yönden zenginleştirir. Genel tabloya göre; erkek futbol seyretmeyi sever, kadın ise alışveriş yapmayı. Türlü bahanelerle her an alışverişe hazır olan pek çok kadın ve bütün gün futbol maçı seyretse bıkmayacak pek çok erkek vardır. Bu durumda erkeği alışverişe, kadını ise maç izlemeye zorlamak pek de adaletli olmaz. Genel olarak geliştirilmesi gereken davranış biçimi; zamanımızı dengeli kullanarak, birbirimizin beklentilerine de kulak vermektir.

Erkekler farklı görev ve sorumluluklarla yükümlüler hayatta. Bunlar, erkeklerin iç dünyası kadar çeşitli ve çok boyutlu. Aileye reis, çocuklara baba, hanımına eş olan erkek; dini ve sosyal yükümlülüklerini de yerine getirmekle mükellef. Tüm bunlar gösteriyor ki erkeklerin işlerinin de kadınlarınki gibi zor olduğu aşikar. Bu zorlu yaşamlarında erkeklere verilecek en büyük destek ve güç, ailelerinden ve eşlerinden gelendir. Kadınlarından gelen anlayış ve empati onları güçlendirir ve başarılarını arttırır.

Eşinizin ilgi alanları sizin daha çok hoşunuza gidebilir

Eşlerin birlikte çeşitli hobi alanlarına yönelmeleri aile içindeki üretkenliği de geliştirir. Ebru, resim, ahşap boyama, cam boyama, fotoğrafçılık gibi çalışmalar aynı zamanda rahatlatır. Yeni bir sosyal ortamda birlikte olmak, birbirimize bakışımızı tazeler. Hem kendimizde hem de eşimizde daha önce hiç fark etmediğimiz yönleri görebiliriz. Üstelik gündelik yaşamın rutinliğinden kurtulup beynimizi şaşırtır, daha aktif çalışmasını sağlarız. Balık tutmak genellikle erkeklerin tercih ettiği bir hobi. Oysa birlikte çıkılan balık avı, tek başına avlanmaktan daha eğlenceli olacaktır. Ayrıca, balık tutarken zihnimizi dinlendirir, akşam yemeğini de temin etmiş oluruz. Evimizin bir köşesini hobi atölyesi olarak kullanabiliriz. Bunun için evimizin çok büyük olmasına gerek yok. Bir masa ve sandalyenin sığacağı kadar alan bize yetecektir. Bu alanda erkek, evdeki ufak tefek eşyaları tamir ederken, bayan da bu eşyaları boyayabilir. Birbirimizin yeteneklerini keşfedeceğimiz bu yeni yaşam alanı, ilgi, destek ve taktirle birlikte, özgüvenimizin gelişmesine katkıda bulunur.

Eşimizin ilgilendiği, zaman harcadığı konuları, gereksiz veya saçma bulabiliriz. Hatta eşimizin sevdiği bir şairi dinlemek için gittiğimiz şiir dinletisinde uyuya kalabiliriz. İkinci gidişimizde bazı sözlere dikkat kesiliriz. Üçüncüsünü ise sabırsızla bekleyebiliriz. Önyargılı yaklaşımları bir kenara bırakıp, eşimizin ilgi alanlarına yönelmeye çalışalım. İlk günlerde biraz sıkıcı gelebilir. Fakat sabırlı olursak evliliğimiz için yeni paylaşım alanları oluşturabiliriz. Bütün meselenin çözümü; ilk inen ayete kulak vermekte, hayatı ve hayatın içindekileri doğru okuyup konumlandırmakta, varlığı ve alemleri doğru bakışla anlamaya çalışıp, tevhid perspektifindeki yerine yerleştirmektedir. Herkese ve her şeye hak ettiği, “Allah’ın ayeti” muamelesi yapabilirsek, bir ömür gafletten uzak zikir ve tefekkür ikliminde yaşayabiliriz.

Özlem Şahin Ekinci
Semerkand aile

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s