Evliliğiniz Cennete Ulaştıracak Bir Yol Olsun


Erkekleri de kadınları da memnun etmek önceki dönemlere göre daha zor. Beklentiler arttı, yaşam şeklimiz başkalaştı. Bu nedenle iyi bir eş olabilmek için daha fazla çaba göstermek gerekiyor. Ancak gereken çaba gösterildiğinde evlilikler cennete ulaştıracak bir yol olabiliyor.

Efendimiz’in (s.a.v) “Kadın beş vakit namazını kılar, ramazan orucunu tutar, namusunu korur ve kocasına itaat ederse ona, ‘Hangi kapısından istersen oradan cennete gir’ denilir.” hadisi ile “Kocası kendisinden razı olduğu halde vefat eden her kadın cennete girer” sözlerini duyunca evli hanımların çoğu ümide kapılmadan edemez. Ne de olsa bu ibadetleri yerine getirmek ve eşini razı etmek çok zor değildir. Oysa iş başa düşünce ve evlilikte yol kat edip sorumluluklar ağırlaştıkça eşi razı edip ona itaatte bulunmanın niçin bu denli sevap getirdiği daha iyi anlaşılır.

Günümüzde erkekleri de kadınları da memnun etmek önceki dönemlere nispeten zorlaştı. Beklentiler arttı, yaşam şeklimiz başkalaştı. Bu nedenle iyi bir eş olabilmek için daha fazla çaba göstermek gerekiyor. M. Saki Erol’un “Aile Saadeti” adlı eserinde hanımların vazifeleri; eşine itaat etmek (”Evin reisi olan koca, hayırlı ve doğru olanı istediği sürece kadının eşine itaati farz olur”), cinsel ihtiyaç anında reddetmemek, nafile oruç tutmak için ve evden dışarı çıkacağı zaman müsaade istemek, evin iç işlerini tanzim etmek, eşi evde yokken evini, namusunu korumak, eşinin razı olmadığı kimseleri evine almamak, izinsiz evden bir şey vermemek şeklinde özetlenmiş. Örnek verilen bir hadiste Efendimiz’in “Kadınlar çocuklarını karınlarında taşır, doğurur ve onlara merhamet ederler. Kadınlar bir de kocalarına karşı nankörlük etmeseler, namazlarını kılanlar cennete girerler!” sözü açıklanarak hanımların biraz gayretle cenneti kazanabileceği açıklanıyor.

Yeni evliler sabretmeli

Bazı hanımlar günlük yaşamın koşuşturması içinde asli vazifelerini bilmediğinden öncelik sıralamasını yanlış yapıyor. Allah’ı razı ediyorum düşüncesiyle farz yerine nafileyi uyguluyor. Oysa öncelikle kendimize farz olanı öğrenmek ve bundan arta kalan vakitte diğer hayırlı işlere vakit ayırmak gerekir. Örneğin Allah rızası için hizmete niyetlenen bir hanım eşini, evini ve çocuklarını ihmal etme derecesine vardığında bundan fayda yerine zarar görebilir.

Evlilik yaşantısında tecrübeli ve başarılı bazı hanımlar işin sırrının sevgi ve saygıda yattığını ifade ediyor. Ferda Hanım 26 yıllık mutlu evliliğinde eşiyle ciddi sorun yaşamamasını bazı inceliklere bağlıyor: “Eşim bir şeyler aldığında veya hazırladığında asla beğenmemezlik etmem. Her zaman alır, getirir; ara sıra alamadığında hiç şikayetçi olmam. İsteklerimi ona dayatarak iletmem. ‘Filan aileye epeydir gitmiyoruz. İstersen seninle birlikte ziyaretlerine gidelim, müsait değilsen kardeşimle de gidebiliriz ya da gitmesek de çok önemli değil’ sözleriyle seçimi ona bırakırım. O zaten benim durumumu bilir ona göre seçim yapar. Eşim işten geldiğinde günün yorgunluğunu atmasına yardımcı olurum. Evimizin rızkı için dışarıda yıpranmış olan eşimi bir de ben üzmemeye itina gösteririm. Bazen insanlık hali elinizde olmadan sinirli olabilirsiniz. Önceden eşinizi uyarıp ‘Canım bu aralar biraz sinirliyim, eğer ters bir şeyler söyleyecek olursam seninle ilgisi yok bilmeni isterim’ türünden ifadelerle durumu paylaşmak gerek.”

Ferda Hanım’ın evliliklerinin ilk yıllarında çeşitli sıkıntılar yaşayan ve ayrılma noktasına gelen genç evlilere ise güzel bir haberi var: “Evliliğin ilk yıllarında kişi, daha çok eşinden beklenti içinde oluyor. Bunları bulamadığında incinebiliyor, tartışma yaşayıp eşini de incitebiliyor. Gençler biraz sabırlı olsun. İlerleyen yıllarda eşler karşılıksız olarak ‘Onu nasıl mutlu edebilirim?’ düşüncesine öncelik veriyor. Kendisinin arzu ettiği işlerden çok eşinin hoşlandığı mecralara yöneliyor. Böyle karşılıklı fedakarlık gündeme geldiğinde kavgalar zaten pek gündeme gelmiyor.”

İlk yıllarda sabrı elden bırakmayıp saygılı ve hakaretten uzak bir iletişim dili korunduğu sürece küçücük olup büyütülen sorunlar eriyip gider. Önemli olan eşlerin birbirlerinden soğuyacak derecede ileri gidip saygısızlık ve hakaret boyutlarına ulaşmamaları ve ciddi küslükler yaşamamaları. Gurur yapmadan küslüğü bir an evvel ortadan kaldırmak, kendisinin aynası olan eşini kırmamak çok önemli. Bu ayna kırıldığında bakınca artık kendinizi göremez olabilirsiniz.

“Eve her geliş ilk buluşma gibidir”

İslami yaşantıyı sürdürmeye çalışan hanımlar artık önceden olduğu gibi pasaklılıkla, bakımsızlıkla itham edilemiyor. Dışarıda güzel koku sürünmekten ve yabancı erkekleri etkileyecek tarzda şeffaf, dar ve açık giyinmekten kaçınan hanımlar, başkaları için değil eşleri için güzelleşmeyi ön plana alıyor. Evlilik danışmanı Yasemin Yalçın Aktosun da hanımlara eşlerini karşılama konusunda hassas olmaları vurgusunu yapıyor. “Hanımlar unutmamalılar ki her kapıyı açış ilk buluşma gibidir. Gerçekten de o gün Allah nasip etmiş ikisi de sağ salim tekrar görüşebilmişlerdir. Hanımlar bu ayrıntıya dikkat etmeli, eşi için güzelce hazırlanmalı ve onu bakımlı, güler yüz ve tatlı dilli bir şekilde karşılamalıdır. Kapı güzel açılmışsa devamı da güzel gelir. İlk etapta dertleri sıralamamak, pozitif konulara değinmek yerinde olur. Aksi takdirde hanım dırdırcı konumuna düşebilir” diyen Aktosun erkeklerin kendilerini anlayan bir eşe ihtiyaç duyduklarını da ilave ediyor.

Eşini güzel karşılama hususuna evlendikleri ilk günden bu yana dikkat etmeye çalıştığını ifade eden Nesrin Hanım bu özelliğini bekarlıkta tanık olduğu önemli bir olaya bağlıyor. “Bekarken Allah’a yakınlığıyla bildiğim seyyide bir hanımı ziyarete gitmiştim. Onun eşi gelmeden önce rüştüğü telaşe beni çok etkiledi. Giysileriyle ve süsüyle eşini şık ve hoş olarak karşılayacağı gibi yemeğini de hazır ediyor ve arkadaşlarıyla görüşmelerini bu vakte göre tanzim ediyordu. Eşinin eve gelişi onun için çok önemli bir andı.” Model aldığı bu hanımın etkisiyle Nesrin Hanım, bilmeden psikologların tavsiyelerini de uygulamış oluyordu. Böylelikle evlilik aşkı öldürmemiş, tersine güldürmüştü.

“Sen Ali için cariye ol ki o da senin için köle olsun.”

Efendimiz (s.a.v), Hz. Ali ile kızı Hz. Fatıma’nın düğününde, ikisini de yanına çağırdı ve şöyle buyurdu: “Ey Ali ve kızım Fatıma! Bugüne kadar her ikiniz, ayrı bedenlerde, birer ruh taşıyordunuz. Bundan sonra ikiniz, iki ayrı bedende bir ruh taşıyor gibi yaşayacaksınız.” Fatıma annemiz eşiyle mutlu olmanın yolunu Efendimiz’e sorduğunda şu cevabı aldı: “Kızım Fatma, sen Ali için cariye ol ki o da senin için köle olsun.”

Peki beyler ne istiyor?

Dosyamızı hazırlarken bir de beylere soralım dedik “Eşlerinden ne bekliyorlar” diye. Görüşünü aldığımız beylerin istekleri nelermiş hep birlikte görelim:

“Sevgi ve saygı çok önemli. Karşılıklı olarak bunu sağlamayı isterim.

Çarşı-Pazar konusunda eşimin hassas olmasını beklerim.

Mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmamasını; çıktığında mümkün mertebe kısa tutmasını, erkek için de kadın için de manevi zararları şiddetli olan çarşı gibi kalabalık alanlardan biran önce evine dönmesini isterim.

Aileme ve akrabalarıma güzel muamelede bulunması beni hoşnut eder. Düşüncelerime saygı duyması kadar beni hoşnut eden başka bir davranışı yoktur. Bunun tam tersi davranışlar beni çok incitir.

Tatlı dille ve güzellikle halledilemeyecek iş yoktur. Benden beklediği davranışları uygun zamanlarda güzel bir dille bana izah etmesi hoşuma gider.

Gurur yapan kadın da erkek de evlilikte yol alamaz. Eşimin gurur yapması hiç hoşuma gitmez…”

Doç. Dr. Abdülaziz Hatip’ten hanımlara bazı öneriler:

– Kadın eşiyle iftihar ettiğini kendisine hissettirmeli.

– Ev halkının istek ve ihtiyaçlarını ya da hoşlanmadığı davranışını iletmek için uygun vakti beklemeli.

– Kendisini ilgilendirmeyen konularda çok sorarak onu bunaltmamalı.

– Çalışan bir hanımsa önceliği evine, eşine vermeli.

– Eşinin akrabalarına güzel davranmalı.

– Dinimizin başlıca emirlerinden olan komşuya iyiliği ihmal etmemeli.

– Olur olmaz her konuda eşine muhalefet etmemeli. Bu muhabbeti azaltır.

– Savurganlıktan sakınmalı. Bu da ailenin mutluluğunu bozabilir.

– Evinin sırlarını arkadaşına veya yakınına açmamalı. Ahiret işlerinde de eşine destek olmalı.

Neslihan Beyhan
Semerkand aile

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s