Sütkardeşliği ve evlilik meselesi


Yeni doğan çocuğun beslenmesinde anne sütünün hem en doğal hem de en sağlıklı kaynak olduğu açıktır.

Kur’an-ı Kerim’de birden çok ayette emzirme konusuna değinilmiş, Rabbimiz emzirmeyi veya emzirtmeyi öncelikle çocuğun anne babasına, eğer onlar yoksa babanın varislerine bir görev olarak yüklemiştir. Çocuğun süt emme çağında kendi annesinden başka bir kadından süt emmesi halinde, bu çocukla süt emziren kadın ve bu kadının hısımları arasında bir süt hısımlığı meydana gelir.

Kan yoluyla meydana gelen hısımlığa “nesep hısımlığı”, evlilik yoluyla doğan hısımlığı ise “sıhrî hısımlık” denir. Süt hısımlığı ise bazı istisnalar dışında kan hısımlığı ile aynı yasakları doğurur.

Nisa Suresi 23. ayeti kerimesinde; “…sizi emziren sütanneleriniz ve sütkardeşleriniz… size haram kılındı” buyurulmaktadır.

Süt akrabalık bağları

Emme müddeti olan ilk iki yaş içinde erkek veya kız, bir çocuğu emziren her kadın o çocuğun sütannesi ve kadından sütün gelmesine sebep olan erkek de o çocuğun sütbabası olur.

Aynı şekilde çocuğun, süt emziren kadının bu erkekten veya başka erkeklerden doğurduğu çocukları ile emzirmeden önce veya sonra emziren kadından başka diğer kadınlardan doğan öz ve süt çocukları ile kardeşlik bağı sabit olur.

Yani bir çocuk bir kadının sütünü emmişse kadın sütannesi, kadının çocukları sütkardeşleri, kadının kocası sütbabası, kadının kız kardeşi süt teyzesi, erkek kardeşi ise süt dayısı, kadının kocasının kız kardeşi süt halası, erkek kardeşi de süt amcası olmaktadır. Kısaca nesep ve hısımlık sebebiyle akraba olanlar sütle de akraba olmakta ve aralarında evlenme yasağı bulunmaktadır.

Süt yoluyla haram olanlar

Bir kimse, sütannesi, sütninesi, sütkızı, sütoğlunun kızı ve ilânihaye bunların çocuk ve torunları ile evlenemez. Anne baba bir, baba bir veya yalnız ana bir olan sütkardeşleri ve bunların ilânihaye fürûu ile evlenemez. Süt cihetinden amca, hala, dayı ve teyzelerle evlenilemez. Sütbaba ve dedelerin eşleri ile evlenilemez. Burada zifafın olup olmaması sonucu etkilemez. Sütoğlun veya sütoğlun oğlunun yahut sütkızın oğlunun karısı ile evlenmek yasaktır. Bu engeller sürekli olup, hiçbir zaman birbirleriyle evlenmeleri mümkün değildir.
Bu saydığımız kişiler, bu çocuğun süt akrabası sayıldığı için örtünme ve ilişkiler de buna göre olur. Ama emen yabancı çocuğun kendi ana babasından olan yakınları, sütannesinin yakınları ile evlenebilirler; çocuk bir kadını emdi diye o çocuğun kendi ana babası ve yakınları da bu kadının (sütannenin) akrabası olmaz. Mesela süt çocuğun kendi ana babasından olan erkek kardeşi, bu çocuğun sütkızkardeşi ile ve diğer süt akrabası ile evlenebilir. Çünkü bunlar arasında bir akrabalık, hısımlık ilişkisi oluşmuş değildir.

Süt akrabalığın gerçekleşme şartları

Süt akrabalığının meydana gelmesi için bazı şartlar bulunmaktadır. Bunları özetle şöyle sıralayabiliriz:
1- Süt, süt emen çocuğun midesine inmiş olmalıdır. Bu ister göğüsten emme suretiyle olsun, ister bir kaptan içilsin fark etmez. Çocuk sütü yutmuş olmalıdır.
2- Sütün çocuğa verilmesinin ister ağız ister burun yoluyla gerçekleşsin, süt mideye inmelidir. Bunun dışında, örneğin sütün kulağa damlatılmasıyla veya şırınga ile enjekte edilmesiyle süt akrabalığı gerçekleşmez.
3- Süt başka bir şey ile karışmamış olmalıdır. Şayet kadının sütü bir başka sıvıyla karıştırılırsa hüküm çok olana göredir. İki kadının sütü karıştırılarak çocuğa verilse, her ikisi için de sütannelik hükmü sabit olup, ikisi de çocuğun sütannesi olur.
4- Çocuğun iki yaşından sonra bir kadını emmesiyle süt evlatlık hükmü vuku bulmaz. Süt emme süresi (2 yaş) geçtikten sonra çocuk sütten kesilmese bile, başkasının sütünü emmekle sütannelik ve sütkardeşlik gerçekleşmez.
5- Sütannenin ölümünden sonra bile olsa, sütün bir damlası dahi çocuğun midesine ulaştığı takdirde aynı hükümler geçerli olur. Ayrıca süt veren kadının bekar, evli veya kocasız olması arasında bir fark yoktur. Bunlardan birinin bir çocuğa süt vermesiyle süt akrabalığı meydana gelir.

Rasgele süt verilmemeli

Bir kadın zaruret olmadıkça rasgele her çocuğa süt vermemeli, ileride bazı yanlışlıklara sebep olmamak için başkalarının çocuğunu emzirmemeli, emzirdiği zaman da unutmaması için bir yere kaydetmeli veya çocuğun akrabasına haber vermelidir. Böylece ileride meydana gelecek pek çok arızanın önüne geçilmiş olur. Ancak bu uyarılarımız, sütannelik müessesinin kaybolmasına neden olmamalıdır. Zira Rasulullah (s.a.v) bir sütannenin elinde büyüdüğü gibi kendi oğlu İbrahim’i de bir sütanneye vermiştir.

Hüseyin Okur
Semerkand Aile

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s