Kızlarımızı Neden Okutmak Zorundayız


kizlarimizi neden okutmak zorundayiz

Kız evlatlarının okutulması gereğini ortaya koymak için, yüzlerce neden sıralanabilir. Bu nedenlerin başında da, “cehaletten” doğan korkunç faciaları ve acı sonuçları sıralayabiliriz. Etrafınıza ve çevrenize şöyle bir bakın: bütün kötülüklerin en baş kaynağı cehalet değil mi? Özellikle “kadının cehaleti, toplumun ve insanlığın cehaleti” demektir.

Çünkü kadın, yalnız çocuk doğurmaz aynı zamanda insanlığı ve toplumu da doğurur. Dünyayı idare edenleri, insanlığa hizmet edenleri kimler doğurmuştur? “Anneler yalnız doğurmuyorlar, doğurdukları evlatları eğitip büyütüyorlar da…” Bu açıdan ailenin, insanlığın ve toplumun teminatı kadınlardır. Her şeyin temelinde kadın olduğuna göre, kız evlatlarımızı câhil bırakmaya hakkımız var mı? Dünyaya gelen insan yavrusunun ilk bakıcısı ve hayata hazırlayıcısı anneler değil mi? “Anneden daha etkili eğitimci var mı?” Erkeğin en yakın dostu ve sırdaşı kadın değil mi? Bu bağlamda, kız çocuklarımızı en iyi şekilde okutmalıyız ki “kadınlık vasfına” ulaşabilsinler. Gerçek mânâda kadınlık vasfına ulaşamayan, annelik vasfına nasıl ulaşacak?..

Herkesin bilgiye mutlaka ihtiyacı var. Bu genel bir kavramdır. Kadın erkek arasında tercih yapılacak olursa, kadının ihtiyacı daha fazladır. Çünkü, toplumun temel direği olan ailede çocuğa kişilik kazandıran, hayata hazırlayan ve dinini sevdiren; birinci derecede annedir.

Kız çocuklarını okutmanın dînî boyutu

Okuma ve bilgilenme genel bir kavramdır. Kişilere, cinsiyetlere, gençlere, yaşlılara ve inançlara göre ayırımı yapılamaz. Hak dinlerin en çok önem verdiği konuların başında okuma ve bilgilenme gelmektedir. İslamı’n ilk emri de okuma ile başlamıştır. Kurân-ı Kerim’de, okuma ve bilgilenme ile ilgili hiç bir cinsiyet ayırımı yoktur. Yüce dinimiz “İslam Dini”, okumayı herkese emretmiştir. Yüzlerce “âyet ve hadislerle” okumanın ve ilmin önemi, kesin delillerle ortaya konmuştur. Biz, bu yazımızda yalnız iki – üç tanesini zikredeceğiz.

Dînî yönden kız çocuklarının okutulmasında engelleme şöyle dursun, bilakis teşvikler vardır. Buna göre, hangi olumsuz şartlar içerisinde olursak olalım, kız evlatlarımızı okutabilmenin bütün yollarını araştırıp bulmak zorundayız. Bu görevi yerine getirmek hem dînî hem de sosyal bir görevdir. Dînî bilgilenmenin yanında, insanın kendini koruyabilmesi ve hayatını sürdürebilmesi için bilgili olmak zorunluluğu vardır. “Bilgili olmayan ne kendini koruyabilir, ne de malını muhafaza edebilir!“ Hz. Ali bir sözünde, “Bilgi, servetten daha üstündür. Çünkü, serveti sen korursun. Halbuki bilgi, seni korur.” Sözü, çok büyük anlamlar taşımaktadır.

Gerek Kurân-ı Kerim’de ve gerekse Rasulullah (sav) Efendimiz’in sünnetlerinde, kız çocuklarının okutulmamalarıyla ilgili her hangi bir hüküm yoktur. Yüce dinimiz devamlı okumayı ve bilgilenmeyi teşvik etmiştir. Teşvik ve tavsiyelerin yanında emredici hükümlere de yer verilmiştir. Nitekim peygamber efendimiz (sav), “kadın-erkek ayırımı yapmadan ilim öğrenmeyi herkese farz kılmıştır.” Bir başka hadis-i şerifde, “Dünyayı isteyen ilme sarılsın, ahreti isteyen ilme sarılsın. Hem dünyayı hem ahreti isteyen yine ilme sarılsın” buyurmaktadır. Kız evlatlarımızın okutulmamalarıyla ilgili her hangi bir engel olmadığına göre anne ve babalar, bu konuyu “gündemlerinin” en üst sırasına koymalıdırlar. Yanlış geleneklerin, yanlış uygulamaların ve yanlış törelerin etkisi altında kalarak kız çocuklarını okutmayanların, büyük vebal altına girdiklerini hiç bir zaman unutmamaları gerekiyor.

Şimdi bazı anne ve babalar, şu mazereti öne sürebilirler: “Biz kız çocuklarımızı okutmak istiyoruz ama, üniversitelerde, hatta İmam Hatip Liseleri’nde, başörtüsüyle ilgili yapılan engellemeler yüzünde nasıl okutalım?” diyenler olabilir. Şu anda yapılanlar, tamimiyle “ideolojik ve politik” uygulamalar olduğundan, hepsi geçicidir. Bir düşünürün dediği gibi,”Zulüm ilâ nihaye devam etmez.” Evet, bugün zulüm var ama, yarının ne olacağı belli olmaz… Kız çocukları okumalı ama… buraya kadar anlattıklarımız, kız evlatlarımızın okumaları ve bilgilenmeleriyle ilgiliydi. Kadın erkek ayırımı yapmadan herkesin okuyup bilgilenmesi zorunlu bir ihtiyaçtır ama, burada çok önemli aynı zamanda çok hassas olan bir durumu da hatırlatmamız gerekiyor. Kız evlatlarımızı mutlaka okutmalıyız, hayatla ve gelecekle ilgili her alanda yetiştirmeliyiz. Çağın ve teknolojinin gerekleri neyse hepsini erkek çocuklarımıza olduğu gibi, kız çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Buna hiç kimsenin itirazı olamaz.

Ancak, kızlarımıza meslek seçtirmede seçici olmalıyız. “Kız çocuklarımızı okutmalıyız ama, meslek sahibi yapmamalıyız.” Çünkü, kadının fıtrattan gelen kutsal mesleği vardır. Bu meslek de, “annelik mesleği”dir. Kadın, hangi şartlarda hangi konumda olursa olsun annelik mesleğinden vazgeçemez.. “Annelik mesleği kadının fıtratında vardır.” Bu mesleğin geliştirilmesi ve daha yararlı hale gelebilmesi için her imkan seferber edilmeli. Bu durum kaçınılmaz bir görevdir. Hiç bir kadın annelik mesleğini küçümseyemez. Bu mesleği küçümseyen bir kadın, kadın olma özelliğini yitirir. Bu arada mecburî durumlardan dolayı, başka mesleklerde çalışmak zorunda kalan hanımların durumlarına da kimsenin bir diyeceği olamaz. Para kazanmak, mevki sahibi olmak, dışarıdaki işleri yürütmek, evin geçimini temin etmek erkeğin aslî görevidir. Yuvayı sürdürmek, aileyi toparlamak ve insan yetiştirmek de kadının aslı görevidir. Bu yüzden “kadın okumalı ama, meslek sahibi olmamalı” diyoruz.

Başımıza ne geldiyse… Başımıza ne geldiyse “cehâletten” gelmiştir. Câhil bırakılan insanlarımızın, hem kendileri ezilmişler hem çevrelerindeki insanların ezilmelerine sebep olmuşlardır. Bu kadar haksızlıkların ve yolsuzlukların temelin de yatan cehâlet değil mi? Geçimsizliklerin ve boşanmaların gerçek nedeni câhillik değil mi? Saygı ve sevginin giderek azalması câhillikten kaynaklanmıyor mu? Aileden başlayarak toplumun her alanın da “yozlaşmaların yaşanması” cehâletten değil mi? Çocuk ölümlerinin giderek çoğalması câhillik değil de nedir? Daha bir sürü yanlışların temeline indiğinizde “cehâletle” karşılaşacaksınız. Artık câhillikten hem kendimizi, hem de ailemizi kurtarmalıyız. Bunun çaresi de geleceğin “baş eğitimci” namzetleri kız evlatlarımızı okutmaktır. Yaşadığımız çağın adı, “bilgi çağı”dır. Bu çağda bilinçli olmayan, kullanılmaya ve sömürülmeye mahkûm olur. Artık günümüzde, bilgiye ulaşmak eskisi gibi zor olmuyor. Kitle iletişimin ve teknolojinin yaygın olduğu bir dünyada, zor da olsa okumanın her türlü imkanları mevcuttur. Yeter ki sizde bu istek, bu azim olsun.

Sonuç olarak: “Kızlarını eğiten ebeveynler, bir bakıma toplumu da eğitmiş olurlar.” Çocuklarımızı yetiştiren, hatta bizleri yetiştiren kadınlar olduğuna göre her ebeveyn çocukları arasında cinsiyet ayırımı yapmadan kız evlatlarını okutmak zorundadır. Kızlarınızı okutmazsanız, geleceğin idarecilerini kimler yetiştirecek?.. Kızlarınızı okutmazsanız, geleceğin çocuklarına kimler “kişilik ve kimlik”, kazandıracak? Kimliksiz ve kişiliksiz tahsil yapmanın insana ne yararı olabilir? İnsanın kişiliği ve kimliği aile yuvasında kazanılıyor. Bunu gerçekleştirecek olan da anne olduğuna göre, kız çocuklarının okutulmasının ne kadar önemli olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Mustafa Topaloğlu

Reklamlar

Kızlarımızı Neden Okutmak Zorundayız” üzerine 4 yorum

  1. Bir aile de kadin erkek estir. Annelik ve Babalik asli vazifedir. Bir kadin toplumsal hayatta erkekle yanyana yurumelidir. Ne evin geçimini sağlamak erkegin, ne de cocuk bakimini saglamak kadinin tek başına sirtlanmasi gereken bir sorumluluktur. Cocugun babasinin babaligina duydugu ihtiyaç annesinin anneligine duyduğu ihtiyaçtan az degildir. Ekonomik özgürlüğü olmayan bir kadın kendine es diye sectigi erkegin kolesine dönüşebilir. Kendine yanlis kisiyi es olarak secmisse hem kendini hem de evlatlarina bakabilecek gucu olmali.

  2. “Kız çocuklarımızı okutmalıyız ama, meslek sahibi yapmamalıyız.” Bu cumlenize katilmadigimi belirtmek istiyorum.Bir kiza tip veya hukuk okutup daja sonra calistirmamak ne tur bir zihniyettir?

    1. Bir kadinin meslegi herseyden önce annelik degil midir? Tabi kadinlar doktor da olsun avukat da, fakat fitratlarini unutmamak kaydiyla.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s