Cemaat Değil, Ümmetiz!


ayrilik

Milliyetçiliğin ve cemaatçiliğin ‘parçalara bölen’ bir etkisi varken, din birliğinin ve ümmet şuurunun ‘toplayan cem eden’ bir etkisi olduğu hiç kuşkusuzdur.

Yeryüzünün çeşitli coğrafyalarında ümmetin yaralı yanlarına şahit oldukça, insan ve Müslüman olarak önümüzde çatallı bir yol ağzının açıldığını fark ediyoruz. Ya sorunlardan kaçıp başka başka bahaneler bulacağız, ya sorunların üzerine üzerine gidip bir çıkış yolu üreteceğiz.

Sorunlardan kaçmak çözümsüzlüğü derinleştirip bir yere kadar erteler; asıl yapmamız gereken yaraya acı ve bedeli de olsa bıçak vurmaktır. Çözüm için elimizi yüreğimizi ve kafamızı taşın altına koymak zorundayız.

İsmet Özel, ‘’Dinin derecesi ve milliyetin derekesi’’adlı konferanslarında ümmetin kurtuluşu için elimize bir ışık tutuşturdu. Özel; din eksenli bir birlikteliğin bizi daha yükseklere taşıyacağına vurgu yapıyor, Müslümanların İslam’a sarıldıkça yükselip yüceldiği, aksi durumda ise alçaldığı gerçeğini kalın kalemlerle işaretliyor.

Dine sarılmak insanın derecesini yükseltirken, milliyete sarılmak ise derecesini alçaltmaktadır. Milliyetimiz bizim dahlimizin olmadığı bir şey, oysa dinimiz bizim seçerek elde ettiğimiz bir üst bilinçtir.

Aynı şekilde cemaatçiliğin de ümmet şuurunun içini boşaltan bir tarafı var ki; günümüzde cemaatin muhafazası için ümmetin sıkıntılarına göz ve kulak kapatan pek çok grup ve kliğe şahit oluyoruz. Dünya üzerinde pek çok insan başka bayraklar altında selamet aradılar, küçük bir Müslüman cemaat olarak varlıklarını devam ettirebilecekleri zehabına kapıldılar. Cemaat kavramı bir başka ülkenin içinde azınlık ve sığıntı gibi duran bir anlamı da içinde barındırıyor. (İstanbul’da Yahudi, Rum ve Ermeni cemaati gibi) Azınlık statüsünde duranlar için bu son derece anlaşılabilir bir şeydir. Buna karşı İslam toplumu içinde ümmetten bağımsız gibi duran cemaatleşmeyi kafamızda sağlıklı bir yere oturtamayız.

Belli bir guruba emniyetli alanlar açmak için dünya sisteminin egemenleriyle aynı kurtlar sofrasına oturmak ümmetin genel halini göz önünde bulunduran samimi bir Müslüman için asla kabul edilebilir bir şey değildir. Kendi hakimiyet alanlarında bağımsız, dışarıya karşı ise bağımlı bir cemaatleşme asla İslami bir anlam taşımaz.

İsmet Özel’e göre dindarsanız diğer insanların da hayrına olan işler yaparsınız. Milliyetçiyseniz sadece kendi milliyetinizde olan insanların hayrı ve menfaati önemli olmaya başlar sizin için. Aynı durum bana göre cemaatçilik için de geçerlidir. Ümmet içinde cemaat olmak güzel bir şeydir ama bu cemaat bilinci ümmet bilincinin önünde durmaması kaydı ile…

İttihad-ı İslam’ın karşısında klasik ağızlarda sakız gibi dolaşan bir laf var: ‘‘Araplar bizi arkadan vurdu’’ diye. ‘Biz’ dediğimiz şey ne? Şimdi bu gün ‘biz’ dediğimiz şey o zaman yoktu. Bakın burada altını çizmek istediğim çok ciddi bir mesele var. Meselelerine sahip çıkan aydınlar için bu çok vazgeçilemez bir şeydir. Bu günkü biz dediğimiz milli refleksle söylenen biz, o zamanki biz değil. O tarihlerde bir Alman bloğu vardı bir de İngiliz bloğu… Biz dediğimiz şeyin içinde bile ortadan çatlamış bir yapı yok muydu? Bir tarafımız Almanlara yakın dururken, öteki tarafımız İngiliz muhibbi değil mi idi? Osmanlı devleti oyun kurucu merkez ülke olmadığı için gönül huzuru içinde biz diyebileceğimiz bir taraf da yoktu orta yerde… Ümmet şuuru atom gibi parçalanınca herkes ‘‘ağzı olan konuşuyor’’ misali bir tarafa çekiyordu. Tespih gibi dağılınca dağılan yanlarımızı toplamakta zorlandık ve başaramadık. İşin açıkçası Müslümanlar olarak iktisat ve istihbarat savaşını batılı güçlere karşı kaybettik ve bunun faturası ağır bir şekilde bizden tahsil edildi ve ediliyor.

Şimdi yapmamız gereken bütün İslam âlemini uyandırıp aynı hataları yeniden yapamamalarını sağlamaktır. Unutmayalım ki; Müslümanlar bir vücudun azaları gibidir, bir uzvu acı çekerse bütün vücut acı çekmelidir. Müslümanlar olarak Kaşkar’da kar yağsa İstanbul’da üşümeye mecburuz. Ümmetin yaralı yanlarını sarmaya gücümüz yetmese de; yaraya üflemeyi öğrenmeliyiz, çünkü biz sadece bir cemaat değil, topyekun bir ümmetiz…

Seyit Efendioğlu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s