Ergenlik Psikolojisi ve Dini Eğitim


galanthusc2b0

Ergenlik, bir çeşit geçiş ve değişim dönemidir. Ergen genç, hızlı hormonal değişimlerinde etkisiyle çabuk etkilenen, çabuk karar veren, bazen içe dönük, bazen de tam tersi dışa dönük bir yapı içinde olan duygu öncelikli hareket eden bir bireydir. Ergen, kendini ortaya koymaya ve ıspatlamaya yatkın, ancak çoğu kez çevresiyle uyum içersinde olamayan heyecanlı bir yapısı olandır. Ergen her türlü etkiye ve rüzgarlara açık olduğu için, etkilenmeyede ve yönlendirmeyede son derece açıktır. Yani kötü niyetli otoritelerin etki alanına girerse muhtemelen kötü, iyi niyetli çevrelerin etki alanına girerse muhtemelen iyi olabilecek hazır bir enerji ve potansiyeldir.

Toplumlar yaklaşık yüz yılda bir değişirler. Bunu iyi bilen toplum mühendisleri, toplumla ilgili gelecek hesaplarını gençler üzerinden yaparlar. Genç gelecek demektir. Genci ihmal eden, geleceğini de ihmal etmiş ve geleceğini başkasının eline teslim etmiş olur.

Gençler üzerinde, özelliklede de üniversite ve lise gençliği üzerinde yapılan araştırmalarda, aynı soruya verilen bu günkü cevapla, bundan 20 yıl önce aynı soruya verilen cevap tamamen aksi istikamette olduğu gözlemlenmiştir. Kısacası gençlerimiz son 20 yılda normal değişim hızından kat kat büyük bir hızla değiştiği, başkalaştığı, kendi öz kültüründen tamamen uzaklaştığı ve başka mecralara aktığı gözlemlenmiştir.

Bu acı durum nasıl ortaya çıkmıştır? Neden bukadar hızlı değişim olmaktadır?

Bu durum kendiliğinden mi oluşmuştur, yoksa başka güçlerin etkisiylemi olmuştur?
Acaba bizim gençlerimizle ilgili başka güçlerin bir hesabı, planı ve beklentisi var mıdır?
Mesela misyonerlik çalışmaları yurdumuzda neden 40-50 yıl önce değilde, son 10-15 senedir hız kazanmıştır?
Acaba bu misyonerlik çalışmalarını yapanlar, daha önceleri şartların uygun olmadığına inandığı için mi bu günleri beklemektedir? Hem yine misyonerler kendi elemanlarına neden sadece gençlerle ve bayanlarla ilgileneceksiniz, yaşlılarla ve dindar insanlara birşey anlatmayacaksınız diye talimat vermektedir?

Sorular böylece uzayıp gitmektedir. Bizim kanaatimiz odur ki, bu hızlı değişim masum değildir. Sanki birilerinin, bizim gençlerimizle yani geleceğimizle ilgili ciddi planları vardır. Şu acı gerçeği hiçbir zaman unutmayalım ki, Endülüsün değiştirilmesi ve ortadan kaldırılması için, batılı şer güçler tam 400 yıl ciddi bir çalışma içersinde olmuşlardır. Ve malesef başarılı da olmuşlardır.

Birşeyi iyi biliyoruz ki batılı güçler bir şeye karar vermişlerse, bundan kolay kolay vazgeçmezler. Tarihi iyi bilmek geleceği kestirmekte bize çok yardımcı olacaktır.

Çanakkale’de o zamanın süper (şer) güçlerinin, hasta adam dedikleri Osmanlı Devletine karşı dünyanın en büyük donanması ve silahıyla, ne yaptılarsa, bir türlü mağlub edemeyip, aksine büyük bir hezimetle yenilmesinin hesabını soranlara karşı büyük komutan, bu acı durumu şu şekilde özetler: ”Efendim, biz onların maddi yönlerine değil, manevi yönlerine yenildik, onların imanları çok güçlüydü” der. Mağlub komutan, bu durumu havuzlu bir örnekle anlatmak ister. Hep beraber bir havuzun yanında toplanırlar, oraya önce bir balık adam çağrılır ve havuzun içine bir tane tatlı su balığı bırakılır ve balık adamada havuzdaki balığı yakalaması istenir. Balık adam ne kadar uğraştıysa havuzdaki balığı bir türlü yakalayamaz. Bu durum karşısında mağlub komutan, havuzun suyunun yavaş yavaş boşaltılmasını ister. Artık havuzun içindeki su boşaldıkça, içindeki balık çok rahat yakalanabilmiştir. Mağlub komutan kendisini sorgulayanlara dönüp, ‘işte beni hesaba çektiğiniz durum budur. O balık Osmanlıdır. O suda onların imanlarıdır. Onların sularını yani imanlarını boşaltmadığınız sürece onları hiçbir zaman mağlub edemeyiz”.

Şimdi soruyoruz, acaba bizim gençliğimizin havuzunda ne kadar su kalmıştır?

Bu kadar hızlı değişim sizcede normal midir? Ergen Genç Kimdir?

Ergenlik, olgunlaşma öncesi bir geçiş aşamasıdır. Ergenlik esasında bir köprü gibidir. Her olgunlaşmış insanın geçtiği, kişinin hızlı hormonal değişimle birlikte, yoğun duygular yaşadığı bir durumdur. Bize göre çoğu kez anlamsız davranışlarda bulunsada, gence sorulduğunda ise kendi doğrularını yaptığına inanan bir evredir.

Ergen bir genç duygu öncelikli hareket eder. Aklı henüz olgunlaşmamıştır, hayatı ve olayları etraflıca değerlendirebilme kabiliyeti henüz istenen düzeyde değildir. İç dünyasındaki kanaatleri ve zanları ile hareket etmeyi daha doğru zanneder. Kimseyi kolay beğenmez, ebeveynlerine karşı aşırı eleştirel ve çoğu kez sert davranır. Kendisinin anlaşılmadığına inanır. Akranları ile daha iyi anlaştığını ve onlarında kendisini daha iyi anladığını söyler. Olaylardan ve anlatılanlardan çabuk etkilenir. Kalıcı ve istikrarlı olamaz, İç dünyası değişkendir. Kompleksleri vardır. Kendini topluma beğendirme ve ispatlama gayreti içersindedir.

Gençte Görülen Psikolojik Durumlar

1- Özenme
Özenme psikolojisi, kişinin şahsiyet oluşumunu henüz tamamlayamadığının bir göstergesidir. Özenen genç heveslidir. Hevesleri onu beğendiği duruma ve ortama karşı hızla çeker. Artık aklı bir süre sonra gölgede kalmaya başlar, muhakeme yeteneği sağlıklı işleyemez. Bir insanın iyi ve hayırlı olan şeylere gıpta etmesi iyidir, ancak batıla özenen genç hiçbir zaman kendisi olamaz.

2- Bağımlılık
Özenme psikolojisi gençte bir süre sonra özendiği şeylere karşı bağımlılık duygusu oluşturur. Bağımlılıklar ise onsuz olamama haline dönüşür ki, uyuşturucu ve madde bağımlılığı tam burada başlar. Bu bağımlılık çoğukez de karşı cinse karşı olur. Tüm bağımlılıklarda duygu ve hisler önde olur, akıl çok geriden gelir, hatta bazen akıl ortada hiç gözükmez bile.

3- Kimlik Değişimi
Ergen genç, fizyolojik ve psikolojik açıdan hızlı bir değişim içindedir. Bu onun hayatı algılamasını ve yorumlamasını da etkiler. Birçok kez bunaltılar hatta bunalımlar içersinde olur. Kendisini beğenmez, arkadaşlarını beğenmez, ortamları beğenmez, ailesini beğenmez. Kısacası hemen hemen hiçbirşeyi beğenmez. Ancak asıl sorunu kendisiyledir. Kendisini idealize ettiklerinden çok uzakta görür. Hedeflerine bir türlü ulaşamadığı için, gençte tabii olarak kimlik ve onun sonucu olarakta kişilik değişimine sebep olur.

4-Kendini Kabul Ettirme
Ergen genç, heyecanlıdır. Ataktır ve birazda serttir. Düşüncelerinin dinlenilmesini, anlaşılmasını ve saygı gösterilmesini ister. Kendisinin birçok konuda üstün olduğuna inanır. Özellikle ebeveyninden daha akıllı ve daha başarılı olduğunu düşünür. Her konuda kendi görüşlerine başvurulmasını ister. Sözleri ve eylemleri kabul edilmediğinde kendini değersiz ve çevresi tarafından yeterince sevilmediğine inanır. Bu durum onda deprasyona da yol açabilir.

5- Kuşaklar Arası Bakış Açısı Farklılıkları
Ergen gencin kendisine ait bir dünyası vardır. İzin verdiklerinin dışında oraya kimsenin girmesine izin vermez. Yaşı ilerlemiş insanlarla ve özellikle anne ve babasıyla birçok konuda anlaşamaz. Onları tutucu ve bağnaz görebilir. Zamana uymadıkları konusunda suçlayabilir. Bu durum ebeveynin genci birçok konuda suçlayıcı bir davranış içine girmesiyle iyice artar. Her ne kadar daha sonra bu davranışlarında büyük bir pişmanlık ve üzüntü duyacaksada ergenlik köprüsünü geçene kadar bu durum devam edecektir.

Böyle bir durumda ebeveynin genci anlama ve onu dinleme yoluna gitmesi en iyi yoldur. Gence sert tepki göstermek mesafenin daha da açılmasına sebeb olur.

6- Yanlış Arkadaşlıklar ve Sonuçları
Ergen genç, kendisi gibi olan ve kendisine yakın dostlar arar. Çoğunlukla oturduğu semteki gençlerle ve okul arkadaşları ile ilişki kurar. Ebeveynlerin ise çocuklarının arkadaşlık kurduğu kişilerden çoğu haberi olmaz. Eğer bu kişiler kötü ahlaklı ve kötü niyetli kimseler ise, ergen gencimizde bunlardan fazlasıyla etkilenir. Onlar gibi giyinmek, onlar gibi düşünmek, onlar gibi yaşamak ister. İşte tehlikenin başladığı yer de burasıdır. İyi bir anne baba çocuklarının arkadaşlık kurduğu insanları gözlemlemeli, zararlı çevrelere karşı çocuklarını uyarmalı ve bu konuda çocuğunu muhafaza etmesi için Rahman’a içten dualar yapmalı ve çocuğunu Allah’a emanet etmelidir. Çünkü yanlış arkadaşlıklar bir çok yanlış sonuçların oluşmasının sebebidir.

Ebeveynde Görülen Psikolojik Durumlar

1- Değişime Hazırlıksız Yakalanma
Çoğu ebeveyn, hergün büyüyen çocuğunun, artık bir genç olduğunu ve onun hızla değiştiğini, kişiliğinin yavaş yavaş oturmaya başladığını, özgürlüğüne çok düşkün olduğunu, otoriteye boyun eğmek istemediğini, kendisine has bir hayat kurmak istediğini bir türlü görmek istemez. Ebeveynler hala ergen gencini eski çocukları gibi algılamak ister ve ona göre davranırlar. Bu anne babaların değişime hazırlıklı olmadıklarının göstergesidir. Halbuki çok öncelerden, konu ile ilgili kitaplar okunmalı, bu konuda tecrübeli ailelerle görüşülmeli, hatta gerekiyorsa uzman hekimlerden fikir alışverişinde bulunulması gerekirdi. Kısacası yaklaşan fırtınaya ebeveynler önceden tüm hazırlıklarını yapmış ve ergen gencini güler yüzle, ama kendinden emin, ne yapacağını bilen bir tarzda beklemeliydi. Birikimli ve hazırlıklı aileler bu badireyi her zaman başarıyla atlatacaklardır.

2- Gence Otoriter Yaklaşma
Anne babaların, yetişen gence karşı tesirli olamadıkları zaman yaptıkları en büyük hata, otoriter ve baskıcı yaklaşımdır. Hiçbir nefis baskıyı kabul etmez. Bunun tam tersi olan, tamamen serbest bırakmak ve gençle hiç ilgilenmemek de doğru değildir. Doğru olan her zaman hazırlıklı olup, gençten daima bir adım önde ve tatlı bir ciddiyetle hadiselere yaklaşıp, kendimizi biraz hissettirerek, kırıp dökmeden yaklaşmaktır. Kendisine çok sert davranılan bir genç daima, kendisine sert davranılmayan çevrelere özlem duyar ve elimizden uçup gidebilir.

Unutulmamalıdır ki ergen gencin kalbi çok kırılgandır ve tamiri kolay değildir!

3- Bıkkınlık ve Bırakma Hali
Yolunda gitmeyen şeyler insanı yorar ve bıkkınlık verir. İnsan ister ki herşey planladığı gibi gitsin. Ancak bu her zaman böyle olmaz. Anne baba çocuğunun ergenlik devresini fazla önemsemez ve bu konuda ciddi bir çaba içinde de olmaz ise hazırlıklı ve birikimli olmadığı için çabuk yorulur ve pes eder. Artık her şeyi oluruna bırakır, yenilgiyi kabul eder. Bunu farke den genç dahada bir öne çıkarak ebeveynin üstüne gelir. Karşılıklı tartışmalar ve mutsuzluklar hat safaya çıkar. Kabuğuna çekilmek zorunda kalan anne baba artık her şeyi oluruna bırakmıştır. Zaten şeytanın istediğide budur. Genç artık meydanı boş bulmuştur ve bildiğini okumaya devam edecektir. İnsan yetiştirmekte yorulan yada bunu bırakan aileler her zaman genci kaybetmeye mahkumdurlar.

4- Helale Harama Dikkat Etmeme
Temiz ve her açıdan kaliteli bir nesil yetiştirmek istiyorsak, bunun hazırlık aşaması, bekarlıkta başlar. Bir genç evlenmeden önce ailesinde helal lokma yemeli, ev dışında da yediği her şeyde helale ve harama dikkat etmeli. Evlilik çağına geldiği ve uygun bir eş aradığında, kendisi gibi helale harama dikkat eden, helal süt emmiş bir eş adayı aramalı. Evlendikten sonrada, bu durum devam etmeli, kesinlikle helalinden kazanmalı, asla rızkına haram karıştırmamalıdır. Rıza-i İlahi üzere kurulan yuvalarda, Allah’ın izniyle Rıza-i İlahiye uygun temiz ve düzgün bir nesil çıkacaktır.

5- Euzu Besmelesiz Bir Hayat
Besmelesiz bir hayat, şeytanın müdahil olduğu bir hayattır. Besmelesiz bir hayat, Allah’ı unutarak yaşanmış bir hayattır. Besmelesiz bir hayat şeytandan sakınılmadan yaşanmış bir hayattır. Bir mü’min yemeğe başlarken besmele çeker. Peygamber Efendimiz (sav) diyor ki:
“Bir kişi yemeği besmelesiz yerse şeytan onun yediğine ortak olur.”

Yine başka bir hadiste:
“Bir erkekle bir hanım çocuk olması niyetiyle bir araya gelir de euzu besmele çekmez ise şeytan o birlikteliğe dahil olur. Ve artık o çocuk şeytana muti (itaatkar) olur.”

Bazı gençlerin neden hiç söz dinlemediği, neden hep başına buyruk gittiğinin sırrını birazda buralarda aramak gerekir. Siz ne yaparsanız yapın ona söz dinletemezsiniz. Çünki o genç şeytana muti olmuştur. Akıllı bir mü’min hayatının her anını besmeleli kılar. Besmelesiz bir hayat, aslında şeytanın hayatıdır.

6- Gence Doğru Model Olamamak
Bir genç anne ve babasını her zaman ideal bir noktada görmek ister. Çoğu kez kendi anne ve babasını arkadaşlarının anne ve babası ile kıyaslar. Bu durum onda bazen belli birtakım mutsuzluklara yol açar. Kendi ebeveynini örnek alacak şekilde görmek ister. Eğer ebeveyn insani, manevi ve ahlaki konularda genç için bir örnek teşkil edemez ise bu genç için büyük bir hayal kırıklığı oluşturacaktır. Kendisini yeterince geliştiremeyen ve yetiştiremeyen ebeveyn hiç bir zaman gence doğru örnek olamazlar. Asıl olan ebeveynin her zaman gençten birkaç adım önde ve örnek olmasıdır.
Eğer genç ailesinde doğru modeller bulamaz ise dışarıda binlerce kötü modeli kendisine örnek alacaktır.

7- Rahman’a Dua Etmeden Yaşamak
Buraya kadar sıraladığımız tüm sorunlar ve çözüm yollarına dikkat edilse bile, eğer aileler gençle anlaşabilme ve onu anlayabilme konusunda Rahman’a dua etmeden yaşar ise, batılıların ve “seküler” düşünceye sahip insanların düştüğü durumdan daha ileriye gidemezler. Akıllı bir mü’min her zaman Rahman ile beraber yaşamayı başarmış, ona karşı sürekli nefs ve nesli ile ilgili dua edebilen bir insandır. Duasız bir hayat Allah’ı dikkate almadan ve O’ndan birşey beklemeden yaşanan bir hayattır. Ki buda insanı müstağniliğe ve sekülerizme götürür.

Akıllı bir mü’min evlenmeden önce hayırlı bir eş için dua eder. Evlenirken hayırlı bir evlilik olması için dua eder. Çocuk meydana getirirken hayırlı bir çocuk olması için dua eder. Çocuk doğunca çocuğu Allah’a ısmarlar ve hayırlı olması için Allah’a emanet eder. Çocuk büyüğünce ve yetişince hayırlı olması için dua eder. Onu hayata hazırlarken dua eder. Onu evlendirirken hayırlı bir evlilik olması için dua eder ve onun kulağına şunu fısıldar:
Oğlum hayatında hiçbir anın duasız olmasın, ben seni hep dua ile yetiştirdim ve bu günlere getirdim. Sende inşaAllah çocuklarını böyle büyüt, onlarada benim sana anlatığım gibi anlat, benim sana öğrettiğim gibi öğret!

Çocuklarımıza iki şeyi mutlaka iyice öğretelim.
Birincisi, Allah sürekli ve her yerde bizi görüyor düşüncesi. Yani Allah ile birlikte yaşama ahlakı.
İkincisi, kendisinde olan her şeyi paylaşma ahlakı. Yani infak bilinci. Kul kendisinde olanı verdikçe, Allah’ta kendisinde olanı verir. Unutmayalım ki, merhamet etmeyene merhamet olunmaz.

Allah’ı unutmadan yaşayanları, Allah’ta Ahiret’te unutmayacak inşaAllah.

Abdülhamit Kahraman

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s