Dağ Gibi Adamdın, Dağlarda Sevdâna Yürüdün!


muhsin_yazicioglu

Ne söylenir ki şimdi! Gönüllerde ateş varken dil ne söyler! Taraflı tarafsız herkesin, tüm Türkiye’nin yüreği yanıyor şimdi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu’nun geçirdiği kaza hepimizi yasa boğdu. Pamuk ipliğine bağlı umutlarla diken üstünde haber bekliyoruz şu an. Belki siz bu satırları okurken acımız ya gözyaşlarına dönüşecek ya da ümide tomurcuk verecek. Bilemiyoruz…

Muhsin Yazıcıoğlu dağ gibi adamdı, dağlarda meçhule yürümek nasib oldu. Sevmeyenin bile mertliğini, yiğitliğini kabul ettiği bir isimdi Muhsin Başkan. 80’li yılların o puslu havasının verdiği karmaşanın acısını hapislerde işkence görerek çekmişti. Bendeniz kendisiyle 90’lı yıllarda tanışmıştım. Çektiklerine binaen, öncelikle kendisini lider kabul eden gençlere silahı özendirmemek için şu tavsiyeyi veriyordu, “Bu el silahtan önce tesbih almalı. Tesbih çekmeli bu el, silah değil!” diyordu. Bir dava adamıydı, davasına edeble sahib çıktı bunca zaman. Dava adamıydı ama kavga adamı değildi. Çünkü kavganın insanlara, ülkesine neler kaybettirdiğini acı tecrübelerle görmüştü.

Daha geçenlerde yine bir kazada ahirete uğurladığımız eski valilerden Receb Yazıcıoğlu’nun anısına çekilen film ile anmıştık Muhsin Başkanı. Bu ülkenin “kaza(!)” ile hayatlarını yitiren has evladlarını saymıştık; Eşref Bitlis Paşa, Adnan Kahveci, Bedri İncetahtacı, Turgut Özal, Prof.Dr Mahmud Esad Coşan… Muhsin Yazıcıoğlu ise 2-3 defa kaza! geçirmiş ve şimdilik hayatta diye not düşmüştük.

Muhsin Başkan son dönemdeki zor zamanlarda “adamlığını” belli etmekten çekinmedi. Refah-Yol hükümetine destek verdi tüm baskılara rağmen. Cumhurbaşkanlığı seçiminde cumhuriyet sevdası adına Ak Parti’ye destek oldu. Yapıcı muhalefet yaptı. Sorunları papağan gibi dile getirmekten ziyade meclise çözüm önerileri sundu. Çoğu da kabul edildi, ülkesine nerdeyse tek başına hizmet etti.

Türklüğü “aile ilişkisi” olarak önceliyordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v) nasıl ki tebliğe ilk olarak kendi ailesinden başladı, biz de Türk soydaşlarımızdan başlıyoruz; diyordu. “İlayı Kelimetullah” ülküsüne inanmış bir “Alperen”di Muhsin Başkan. Türklüğe sevgisi ırkçılık gözlüğü ile değildi bu yüzden. Son zamanlardaki hükümetin Kürt açılımına bu yüzden olumlu yaklaşıyordu. Kürt kardeşlerini asla dışlamıyordu.

Her zaman güven veren siyasetçi tipi çizmeye çalıştı hayatı boyunca. Her şeyin edebini, ahlakını kaybettiği bir devirde siyaseti ahlak ile, edeb ile yürütmeye çabaladı. Maddi çıkarlar için çizgisini bozmadı. Tehditlere boyun eğmedi. Eğer bunları yapmış olsaydı Muhsin Yazıcıoğlu’nu çok değişik makam ve mevkilerde görebilirdik. Ama o yalnız bir nefer olarak ülkesine hizmet etmeyi seçti. Ülküsünü, davasını ve imanını satmadı. Biz Muhsin Başkan’dan razıyız… Umarım ki Allah da O’ndan razıdır. İyiliğine değil kırk kişi kırk milyonlarca insan şahiddir buna eminim.

Tanıdığım günden itibaren hep muhabbet beslemişimdir kendisine. Belki bu yazı, bu vesile ile yazılmaması gereken bir yazıydı. Bu yüzden mahcubum elbet. Şu aşamada gözyaşlarımız dualarımıza karışıyor artık… Yaklaşık 24 saat geçti kazanın üzerinden. Kazadan ne şekilde kurtulmuştur, kurtulmuşsa kendisini soğuktan nasıl korumuştur bilemiyoruz. Sadece Allah’a imanımıza sebeb umudumuzu taze tutmak istiyoruz, tüm bu olumsuzluklara rağmen.

Son olarak baştaki söylediğimizi tekrar edelim; “Muhsin Başkan; Dağ gibi adamdın, dağlarda meçhûle yürümeyi seçtin!” Sana hep zirveler yaraşır zaten… Her ne olursa olsun “yolun açık olsun büyük başkan, yolun açık olsun!”

Ümit Demir

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s