En güzel eğitim doğruluktur


Ayşe Tokmak ile söyleşi…

Siz genci nasıl tanımlarsınız?

Genç, temiz çocukluk fıtratının devamında, kemale başlangıç zamanlarıdır. Eğitimle, çocuk fıtratı bozulmadan, temiz bir şekilde kontrol edilirse gençliğe adım attığında, istediğiniz kemaldeki, güzellikteki gençliği yakalamak daha kolay olur.
Aksi takdirde, gençlik, hele günümüzde, dışarıdan zararlı etkenlerin verdiği neticelerle korkunç bir dönem olabiliyor. Öyleyse…

Gençlikte bir takım özellikler var; heyecanlı olma, asilik, söz dinlememek vb. İşte bunları kullanma açısında bakacak olursak…

O şekilde bakacak olursak, gençlik, en kuvvetli çiçek açan bir ağacın en güçlü olduğu dönem gibidir. Gençlik, insan hayatında duygular açısından en kuvvetli zaman dilimidir. Çocukluk döneminin bitişi, olgunluk döneminin de başlangıcı olduğu için, o dönemde layıkıyla kontrol edilmez, had altına alınmazsa çok şiddetli zararlar ortaya çıkabilir. Veyahut o döneme layıkıyla bir hazırlık yapılırsa, kemale gidişin çok güzel bir başlangıcı da olabilir. Büluğ çağı dediğimiz o dönem, kontrol edilmezse gençlikten gelecek zararlar her an düşünülebilir.

Sizce bu dönemde, dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Bu, anne-babayla çok ilgilidir. Onların çocuk ile ilişkisinin çok iyi ve diyaloga açık olması gerekir. Çocuk, anne ve babayla arkadaş gibi, her konuda çözümlü bir diyaloga sahip olmalıdır. Ama her konuda… İşte bu çocukluktan itibaren başlar. Eğlencesine, yemesine, büyümesine kadar aile ortak olur… Her konuda ondan fikir alarak, onun fikirlerine hürmet edip güzel olanlarını da adapte ederek, gençliğini en iyi şekilde toparlayarak yaşayabilir. Burada anne- baba, eğitim ve gencin çok önemli bir dairesi var. Bu diyalog mutlaka çok samimi olmalı. Yapmacık olmamalı. İnandırıcı olmalı.. Çocuk gerçekten size emniyet duymalı. “Karşımda benim muhataplarım var. Onlar benim çözülmesi gereken her sorunumu çözebilecek kuvvetli annem-babam, dayanağım var” fikrini aile çocuğuna vermek mecburiyetindedir. Bu, anne-baba ile ilgilidir. Aile içerisinde anne-baba ve hatta kardeşlerin aile içerisindeki diyalogun çok emniyetli, güvenilir, çözüm getirici, eğitimli bir şekilde gelişmesiyle, gencin aileye dayanması ve güvenmesi durumu meydana gelir. Anne ve babanın çocuklarının hayatını büyük bir dikkatle takip etmesi lazım…

Gençlik en problemli zamanlar olarak ifade edilir. Problemleri çözülmesinde en önemli nokta nedir?

Ortada aynı yoldan geçmiş bir anne baba vardır. Erkek çocuğu için baba, kız çocuğu için anne örnektir. Ebeveynler aynı yollardan geçtikleri için, tecrübe alanı çok geniştir. Eksileri ve artıları çok net bir şekilde görebilirler. Bu eksi ve artılar kolayca farkedildiği için, gence uygun şekilde aktarırken daha güçlü bir şekilde tesir eder. Ama burada anne-babaya çocuğun mutlaka ehemmiyet vermesi lazım. Mutlaka anne baba diyalogundaki sevgi dayanışması, inanma dayanışması olmalıdır. Yoksa sorunlar çözülmez. Genç kesinlikle önce anne-babasına inanacak. Bir de anne-baba eğitimli olduğunu çocuğuna ispat edecek. Zira eğitimsiz olmaz. En güzel eğitimde doğruluktur. Doğruluk sırf kitap okumakla değil, kâinattan elde edilen çok doğrular da, onun fıtratının misk ü amber havasına çeker, onun kurtuluşuna vesile olabilir. İlle de doğruluk. Birinci nokta budur.

Problemlerin çözülmesinde sevgiyi nereye koyarız? Nasıl etkisi/etkileri vardır?

Sevginin kendisi zaten o konunun içerisindedir. Anne-baba çocuğundaki sevgiyi, gerçekten yaratıcısına olan sevgisinden gelen muhabbeti aksettirerek, yaratıcısına teşekkür ederek çocuğu sevmeye başladığında, o sevgi zaten hakiki sevgiye dönüşür. O hakiki sevgi de, gencin her zaman kendisinin sığınabileceği bir ailesinin olduğu mesajını verir. Öyle bir durumda da, çocuk başkalarına hiç ihtiyaç duymadan bütün meselelerini; taşkınlıklarını, sorunlarını, problemlerini ailesi ile çözeceğinin farkına varır. Böyle yetişen, büyüyen bir çocukta gençlik problemi denilen durumlar da çok az olur.

Yani problemlerin çok az olması çocukluktan başlıyor…

Evet. Ailenin örnek olması ile ilgili. Çocukluk, anne-babanın örnek olduğu hayatın içinde gelişir. O bir çekirdektir. Tuba ağacı da çıkar, zakkum ağacı da… Biz burada tabiî ki Tuba ağacı çıkmasını istediğimiz bir gençliği hayal ediyoruz, istiyoruz, istedik. Bütün anne babalar da aslında böyle ister. Ne yazıkki, bazen istedikleri halde samimiyetsizlikten meydana gelen sonuçla Tuba ağaçlarından zakkuma dönüşen ağaçların ortaya çıkmasına neden olabilirler. Samimiyet, vicdan, merhamet, sorumluluk ve hesap…

Evlat bir emanettir. Hesaba çekilme düşünceleri ki, evladını kendine emanet olarak verilmişse eğer, kendi kulluk görevinde ciddi, samimi, sağlam temelleri var ise; aynı şekilde o çocuğunun da kendisinin kulluğundaki ciddiyet gibi ciddiyet almasını sağlar. Çocuğa/gence mesaj verir. Dolayısıyla o annenin babanın elinde… Allah’tan korkan anne-babayı göre göre, o mesajları ala ala, gençliğin o önüne geçilmez azgın halleri frene tabi olur. Kullukla verilen mesaj sonrasında güzel bir çocuk yetiştirmede iman onlara yardım eder. Zira, iman hem nurdur hem kuvvettir. Hakiki imanı elde eden insan kâinata meydan okuyabilir.

Günümüzde, her yerde gençliğin bozulmuş olduğundan, elde avuçta tutulamadığından bahsediliyor. Bozulman anne-babadan mı kaynaklanmaktadır? Başka sebepler var mıdır?

Sadece o değil. Mesela anne baba 6 yaşına kadar çocuğunu evde, elinin altında yetiştiriyor. Okul döneminin başlayıp dış dünyaya, sosyal çevreye açılması çocukların gelişimlerini çok fazla etkiliyor. Sürekli ahirzamanın görüntüsü içinde özel özel özel, hep “özel”likler istenmeye başladı. Okullar özel, mahalleler özel, oturma yerleri özel. Bir özel ihtiyacı duydu insanlar. Sebebi de, toplumun bozuk oluşu, çocuğa tam bir takip yapılamadığından içinde bulunduğumuz fitne asrının da etkisiyle biz istemesek de, zaman çocuğumuzu elimizden söküp alıyor. İsmi eğitim adı altında; öğretmeni tanımıyorsun, arkadaşlarını tanımıyorsun, ama böyle bir toplumun içerisinde çocuğu/genci yetiştirmeye de mecbursun. Bu durumda zararları en aza indirecek tedbirleri almak mecburiyetindeyiz.

Çocukların eğitimleri, arkadaşları sadece okulun neticesi değildir. Anne babalar bazen öyle feryat ediyorlar ki, okula göndermek istemiyor çocuklarını. Okullardan meydana gelecek zararlardan o kadar ürkmüşler ki, velilerin çocuklarını okula göndermek istemedikleri bir ortamda yaşıyoruz.

Böyle bir durumda anne-babalar ne kadar eğitseler de, çaba gösterseler de çocuklarının çevrelerini de inşaa etmek mecburiyetindedirler. Arkadaş çevresini kendisi kuracak. Arkadaşlarının ailesi ile de özel arkadaşlıklar da kuracak. Bir kere arkadaş gencin destekçisidir. Eğer güzel bir arkadaş grubu varsa, anneler babalar ve çocuklar tam bir diyalog içinde ise; tatilinden çarşısına kadar bütün hayat programında o güzel arkadaşlarının yer alması, gencin hayatındaki zararları en aza indirmeye yardımcı olur. Gençliğimizi geçirmiş olmamıza rağmen, bizim bile ahirzamanı yaşayan toplumun zararlarından korktuğumuza göre, zararı en aza indirmek bizi Allah’ın inayetine mazhar eder.

Kevni kanunlara itaat etmek mecburiyetindeyiz. Allah bize kaderi koymuş ama kaderin programında cüz’i ihtiyarın takibini emretmiş. Cüz’i olan irademizi en güzle şekilde yönlendirebilmemiz için Cenabı- Hakk emretmiş: İman ve amel-i salihle hayatınızı donatın. Biz dualarımızı da yapacağız, tedbirimizi de alacağız. Fakat gençliği de, kendi kendine yetişir, deyip ortada bırakmayacağız. Her zaman takip edeceğiz.

Gençliğin anne babalardan en çok şikâyet ettiği konu “Bizi sıkıyorlar, her şeyimize karışıyorlar” demeleri. Bu takip işi nasıl olacak peki?

Eğer baştan dosdoğru konuşan bir aile olmuşsanız, çaktırmadan yapmaya gerek kalmaz. Döner başa bakarız. Çünkü ilk çocukluk döneminde ona hiç hile yapılmamışsa, anne-baba evde konuşurken, karşısında değer verdiği bir öğretmen, bir doktor ile konuştuğu gibi onunla konuşur ve eğitimine değer verdiğini belli ederse, çocuk/genç anne babasının dedikleriyle ilgilenecektir. O sevgiyi görecek, ama disiplini de görecek. Anne-baba sıfatı başka alanda şımarık bir şekilde devam etse de, eğer hemen toparlanıp ciddi bir anne-baba görüntüsünde sohbet ortamını kurabiliyorsa, o çocuk annem babam benim sıkıştırıyor demesine ihtiyaç bırakmaz.

Her yönden inanılır ve güvenilir bir temel atmak zorundayız. O ne ile başlar? İlk önce Allah’ın bizi hesaba çekeceğinin korkusuyla başlar. Kendisi Allah’tan korkan, tir tir titreyen bir insan düzenli ve disiplinli yaşadığı için, Allah’ta o anne-babaya o evladı itaat ettirir, şüphesiz. Çünkü, Cenab-ı Hakk hiç zulmetmez. Yasin suresinde Allah buyuruyor ki: “Hiç kimseye zulmetmeyin. Herkes yaptığı amelini karşılığını görecek.” Öyleyse amellerimizde Allah rızasını takip ettiğimizde hiç vesveseye gerek yok. Hangi dönemde olursa olsun Kur’anı Kerim sıfatını kıyamete kadar devam ettiriyor. Hangi dönemde olursak olalım, en azgın ve kötünün içinde olsa, Peygamberimizin şefaati üzerimizde bizi bekliyor. Ama bir şartla: Sıddık olmak. Sadık bir mümin olmak.

Bunu din çözecek. Başka şey çözmez. Sağlam bir din. Bozukluk varsa dönüp dönüp bakacağız. Bir şeyi biz bozmuşuz. Oradaki bozukluk da, Allah’a itaatimizle ilgili bir durumdur. Bu da çocuğumuzla ilişkimize yansımış, ceremesini çekeriz. Yoksa kesinlikle o çocuk annesi ve babasıyla barışıktır. Çünkü barışık geldi. Kısacası küçüklüğünden itibaren kalbine manevi yasakçıyı yerleşetirebilmiş isek fazla da bir problem çıkmaz.

Hep iyimser düşünürüm. Kötüyü aklıma getirmemişimdir. Kötüleri de Allah ortadan kaldırsın. Kötüyü düşünmek de iyi değildir. Mesela hırsız bir çocuk düşünülebilir. İşte bunlar yine eğitime, temele ve anne-baba dürüstlüğüne bakar. Eğer yalandan korkmayan bir anne baba görüntüsü varsa, o çocuk/genç o yalanı aynen yüzünüze vuracaktır. Bir başka şekilde onları kandıracak. Eğer dürüstse de, gençliğin meydana getirdiği o heyecanların içerisinde birazcık bocalasa bile aslına dönecektir. Yeniden gayet güzel insan olacaktır. Alah’ın inayetiyle bu sıkıntıların hepsini aşacaktır. Ama bir şartla işte: Dosdoğru Müslüman olmakla.

İki çocuk yetiştirdiniz. Onları yetiştirirken dikkat ettiğiniz noktalar neler idi?

En çok belirli bir yaşa kadar, aileden aileye intikal eden belirli bir eğitim tarzı var; doğru sözlü olmalarına, namazlarına dikkat etmelerine, birbirlerine hırçın ve haşin olmamalarına, sevgiyi kullanmalarına, kıskanmamaya dikkat ettik. Belirli bir döneme geldiler. Mesela oğlumu 18 yaşına geldiğinde bir yurtta bırakmak zorunluluğu hissettim. Çevremizdeki bir yurtta kaldı bir dönem. Kendi başımıza tam bir etki yapamayacağımızı düşünerek, ona değişik bir çevre gerektiğini hissettik. Kız çocuğumuz ise, arkadaş çevresiyle beraber oldu. Onlarla bire bir ben de diyalog kurduğum için kız çocuğunun yetişmesi daha kolaydı. Ama erkek çocuğu biraz daha farklı. Onun daha iyi yetişmesinde farklı çareler aradık. Ama Allah’a şükür, daha da güzel olmalarını Allah’tan dilerim. Allah’ın emirlerine yerine getirerek temiz yuvalarında yaşıyorlar.

Sanki yetiştirme anlamında işimizi bitmiş gibi bakıyoruz. Ama hâlâ nasihat veriyorum. “Cennette de beraber olmamız için her an Allah’ın emirlerine uyarak yaşayalım” diyorum. Yani mesajım bitmiyor. Bu yüzden Allah istikametli bir hayat versin. Allah hepimizi cinni nefsani şeytanlardan muhafaza etsin. Çünkü ahirzamanın şerri çok şiddetli.

*

Bir annenin duası…  
Allah bütün gençlerimizi sırat-ı müstakimde, Peygamber Efendimize (asm) bağlı temiz, nezih gençler olmasına yardım etsin…

Recep Bozdağ

Reklamlar

En güzel eğitim doğruluktur” üzerine 2 yorum

  1. Selamün aleyküm,
    Bu düşünceniz yurt hakkındaysa bende anne ve babanın çocuklarını yurttaki eğitimcilerden daha iyi eğitecekleri kanaatindeyim. Ailenin verdiği eğitim ve sevgi bambaşka, diger değerleri zaten çocuk arkadaşlarıyla ve yahut öğretmenleriyle benimseme şansı buluyor…

    Vesselam…

  2. ben çocuk yetiştirmede annenin daha çok rolü olduğunu düşünüyorum.düşünceme itirazı olan varsa dinlemeye hazırım .biraz düşünün haklı olduğumu anlayacaksınız

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s