Selmân-ı Fârisî: Ateşten Nura, Mabih’den Selmânu’l- Hayr’a


Ateşin büyütüldüğü bir Mecusî evinde doğdu Mabih. O büyüdükçe ateş küçüldü. Baba ateşten bir tanrı yontsa da çocuğa, çocuk ateşi çoktan söndürmüş, hakikati öğrenebilmek için yanıp tutuşuyordu. Aklı geleneklere kurban etmedi Mabih. İsfahan’ın Cey beldesinde başlayıp Medine’de sona eren yolculuğu boyunca elini bırakmadı onun. Akıl sahihse şayet, merdivenin trabzanı gibi eşlik ederdi yükselişe. İşte ilk basamak: Mabih tarlalarda dolaşırken karşısına çıkan Kilise’yle kıyaslıyor evlerindeki ateşi. Görünmeyen bir tanrıya iman, ateşi dumana çevirip yakıyor gözlerini. Ona “Hangi din gerçektir?” sorusunu sorduruyor. Cevapta endişe var: “Yoksa babanın dininden başka bir din mi arıyorsun?” Endişeye mahal yok. “ Hayır! Göklerin ve yerin Rabbini arıyorum!”

Biricik oğlunu hapsediyor baba. Şam’a giden kervanla kaçıyor çocuk. İkinci basamakta bir rahip var. Şam’ın büyük âlimidir diye bağlansa da kapısına, çok geçmeden yoksulların hakkının küpünde biriktiğini fark edip soğuyor ondan. Üçüncü basamakta başka bir rahip var. Bu kez karar isabetli. Rahip dindar ancak ölüm yakın. Mabih yeni bir adres istiyor ondan ölmeden önce. Yeni adres: Musul. İşaret edilen zat yine salih bir rahip. Fakat ölüm yine yakın. Mabih ondan da bir işaret bekliyor. Bu kez parmak Amuriyye’deki (Sivrihisar ) bir rahibi gösteriyor. Mabih yeniden yollara düşüp ilme talip oluyor. Ancak bir müddet sonra beşinci durağa da uğrayan ölüm, rahibe Mabih’i titreten şu sözleri söyletiyor: “ İbrahim(as)’in ailesinden bir adamın çıktığını duyacaksın. Gidebilirsen O (sav)’na git. Çünkü o hak dini getirmiştir. Bu peygamberin alametlerine gelince: Kavmi onu sihirbaz, mecnun ve kahin diyerek reddedecektir. O hediyeyi kabul edip yiyecek, sadakadan ise yemeyecektir. İki kürek kemiğinin arasında peygamberlik mührü vardır.”

Ve beş duraktan sonra başlıyor asıl yolculuk. Medine’den gelen tüccarlar “İbrahim(a.s) soyundan bir adam”dan söz ediyorlar hararetle. Mabih heyecanla Medine’ye gitmek istediğini söylüyor kervancıya. Kervancı bunun karşılığında ne vereceğini soruyor Mabih’e. “ Sana verecek bir şeyim yok. Fakat kölen olurum.”diyor Mabih. Kervancı teklifi kabul ediyor. Mabih’in sırtında ve göğsünde yaralar çıkıyor çalışmaktan hurma bahçelerinde. Şikayetçi değil, çünkü arıyor. Yaşlı bir Farisî kadından “Peygamberliğini açıklayan adam”ın yerini öğreniyor sonunda. Sonunda biraz hurma toplayıp koşuyor ona. “Nedir bu? Sadaka mı hediye mi?”diye soruyor Allah’ın elçisi. Sadaka olduğunu öğrenince yemiyor ondan, ancak ikram ediyor ashabına. Ertesi gün yine koşuyor Elçi’ye Mabih. Bu kez hediye hurmalar var elinde. Hediyeyi kabul ediyor Elçi ve yiyor ondan. Dahası Mabih’in sırtındaki mühre bakmaya çabaladığını görüp, ridasını çıkarıyor. İşte mühür! Mabih öpüyor mührü ve sarılıyor Nebî’ye. Nebî: “Git ve özgürlüğünü satın al!”diyor ona.

Özgürlüğün bedeli üç yüz hurma fidanı ve kırk ukiyye altın. Sahabiler hurma fidanı taşıyor kardeşlerine. Hz. Peygamber kendi elleriyle dikiyor hurmaları. Kırk ukiyye altın yerine ulaştırılıyor. Mabih’in adını Selman koyuyor Nebî. Selman, gazvelerde sancaktarlık yapıyor. On kişinin kazdığı hendeği tek başına kazıyor Hendek savaşında. Selmanu’l- Hayr (Hayırlı Selman) lakabını veriyor bu yüzden ona Peygamber. Selman sadece bedenini değil ruhunu da azad eden “Elçi”yi “ölçü” yapıyor hayatında.“Hiç kimse elinin emeğinden daha değerli bir şey yememiştir” Hadisi ona hurma dallarından sepetler ördürüyor. Evindeki eşyaları fazla buluyor ve “Dostum(Peygamber), bana bunları edinmeyi tavsiye etmedi. O (sav) dünyadaki eşyamın bir yolcunun yanında taşıdıkları gibi olmasını tavsiye etti.” diyerek dışarıya çıkarılmasını istiyor eşinden. Evlendiğinde “Eşini nasıl buldun?” diye soran arkadaşlarına “Yüce Allah örtüleri, perdeleri kapıları içeridekileri gizlemek için var etmiştir.” diyerek Hz. Peygamber’in, yatak sırlarını veren kimseleri sokakta çiftleşen hayvanlara benzettiğini hatırlatıyor.

Selman’ın hatırlattığı başka şeyler de var. Kendisini mukaddes topraklara çağıran Ebu’d-Derda’ya, “Toprak ve muhit insanı yüceltmez, insanı ancak amelleri yüceltir,”diyerek dinin özüne işaret ederken, bir sinek yüzünden iki adamdan birinin cennete diğerinin cehenneme girdiğini söyleyerek “küçük şey yoktur” gerçeğine dikkati çekiyor. “Ailenin senin üzerinde hakkı vardır. Geceleri namaz kıl, ama uyu da. Gündüzleri oruç tut, ama ara da ver” diyerek dengeye davet ederken, dünya maişetini temin etmenin kaygılardan uzaklaşıp  ibadete yönelmedeki olumlu rolünden bahsediyor. Selman hikmeti öylesine önemsiyor ki, “Burada namaz kılacak temiz bir yer var mı?” diye sorduğu kafir bir kadının “ Sen temiz bir kalp bulmaya bak, namazı ise dilediğin yerde kıl” sözüyle sarsılıyor ve “Kafir bir kadının kalbinden çıkan hikmetli söze bak!” diyor yanındaki arkadaşına.

Hz.Ömer zamanında Medâin şehrinin valiliğini yapıyor Selman-ı Fârisî. Ne vali! Otuz bin kişiye hutbe okuduğu zamanlarda bile iki parçadan oluşan bir giysisi var! Bu iki parçadan birini seccade olarak kullanıyor, diğerini ise giyiyor. Başka elbisesi yok. Valilik maaşını yoksullara dağıtıp, el emeği ile geçiniyor. Topraktan çanak yapıp üç dirheme satıyor.  Onun bir dirhemi ile yeni malzeme alıyor, bir dirhemini sadaka veriyor, bir dirhemiyle ise evinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Süslü sözlerle halk nazarındaki makamını parlatmak yerine hakikatin solmaz nurunu paylaşıyor ömrü boyunca. Bir keresinde onun geldiğini duyan bin kişi koşuyor mescide. Selman, ayakta kendisini görmeye çalışan insanları oturmaya davet ettikten sonra Yusuf Suresi’ni okumaya başlıyor. O da ne! Topluluk dağılmaya başlıyor. Bin kişiden geriye yüz kişi kalıyor yalnız. Bunu gören Selman, o kalbi ince adam, okumasını kesip kalkıyor ayağa. Kükrüyor Selman, bütün zamanların müslümanlarına:

“Siz yaldızlı sözler istiyordunuz! Ben size Allah’ın kitabını okuyunca çekip gittiniz!”

A. Ali Ural

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s