Kategori Arşivleri: Gülümseyin

Öğretmen sınıfta uyuyakalmıştı. Uyanınca hatasını örtbas etmek için, rüyalar ülkesinin kralıyla randevum vardı, dedi. Ertesi gün uyuyakalan bir öğrenciyi sopayla uyandırıp:
- Sınıfata nasıl uyursun, diye bağırdı.
Öğrenci de kendini savundu:
- Benim de rüyalar ülkesi kralıyla randevum vardı.
Öğretmen, kralın ne dediğini sordu.
Öğrenci cevapladı:
- Kral, ben sizin öğretmeninizi dün hiç görmedim, dedi!..

Matematik: Oğlum,senin o kafanı 5′e böler, y=3x+4 bağlantısına göre vücudunu eklemlere ayırırım..

Biyoloji: Çocuğum senin DNA yapını bozar, hücrelerindeki mitokondrileri yok ederek enerjisiz bırakırım,terliksi hayvana dönersin ona göre..

Tarih: Bana bakın Deli İbrahim`in torunları! Sizi Ankara Savaşı’ndan çıkmış Beyazıt’a çeviririm. Hüdavendigar sizi kurtaramaz, bilmiş olasınız..

Resim: Çenesi fazla düşeni tahtaya kaldırır, modellik yaptırırım..

Coğrafya: Oğlum, yörüngeden çıkma! Yoksa seni enlem ve boylamlarına ayırır, 26-45 doğu meridyenine sürer ve akabinde 6,5 şiddetinde bir şamar patlatırım. Kafanda oluşacak fay hattından sen sorumlusun..

Edebiyat: Hiç mübalağa etmiyorum. Seni edebi bir parça olarak parçalar, bir güzel gazelini okurum..

Kimya: Bakın, kafamı bozmayın! Sizi atomlarınıza ayırır, oksijen yerine sözlüde İyot yuttururum. Hasan 2 Salak Osman 4′e dönersiniz..

Beden Eğitimi: Bak nasıl konuşuyor hâla?! Bakın şimdi size kulağı amuda kalkmış öğrenci göstereceğim..

Müzik: Biraz daha konuşmaya devam ederseniz, saz sapıyla hepinizin ensurumantal olarak notalarını çıkarır, solfejik beraber ve solo vuruşlarnızı da lük olarak yaparım haa! Bakın o zaman nasıl miskin kuzulara dönüyorsunuz!

Amerika’da adamın biri işine giderken birden anormal bir trafiğin içine düşer, ama trafik bir milimetre bile kıpırdamamaktadır. Bir süre sonra arabasının yan camına birisinin tıkladığını görür ve camını açar.

- Ne var, ne olmuş acaba?

- Teröristler Bush’u yakaladılar… eğer 1 milyar dolar verilmezse üstüne benzin döküp yakacaklarmış.

- Haa, şimdi anladım bu trafiği…

- Ya işte onun için herkesten biraz yardım topluyoruz.

- İnsanlar ne kadar veriyor ortalama olarak?

- Yaklaşık olarak 5′er litre…

Karı ve koca
Bir çift hiç konuşmadan arabayla yolda gitmekteydi.Daha önceki bir tartışma münakaşaya dönüşmüştü ve hiçbiri teslim olmak istemiyordu.
Keçi, katır ve domuzlarla dolu bir çiftliğin yanından geçerken koca, alaycı bir biçimde sorar:’Akrabaların mı?’
Karısı ‘Evet’ diye cevap veriri ve ekler ‘Senin taraftan akrabalarım’

Kelimeler
Kocası karısına kadınların bir günde kaç kelime kullandığına dair bir makale okuyordu…
‘Erkeklerin 15,000 kelimesine karşılık 30,000 kelime’
Karısı yanıtladı:
‘Sebebi erkeklere her şeyi tekrar etmek zorunda olmamızdır.’
Kocası karısına döndü ve sordu: ‘Efendim?’

Konuşmama cezası
Bir karı koca evde problemler yaşamaktaydı ve birbirlerine konuşmama cezası uygulamaktaydı. Aniden adam ertesi gün karısının kendisini sabah 5:00 da iş için bir uçuşu olduğundan uyandırması gerektiğini hatırladı. Sessizliği ilk bozan ve kaybeden kendisi olmamak için, bir kağıdın üzerine ‘Lütfen beni sabah 5:00 de uyandır.’ yazdı ve notu karısının bulabileceği bir yere bıraktı.
Ertesi sabah, adam uyandı ancak saatin 9:00 olduğunu ve uçuşu kaçırdığını farketti. Çok kızdı, tam karısının onu neden uyandırmadığını soracakken yatağın yanında bir parça kağıt buldu. Kağıtta ‘Saat 5:00 uyan’ yazmaktaydı.
Erkekler bu tip yarışmalar için yeterli donanıma sahip değiller…

Ne varsa bayanlarda var…  :)

Merhaba anne,

Yine ben geldim.

Herkesin Şampiyonluğu bembeyaz, benimkiler gri gibi.

Canaydın; ”beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş”

Ben hepsini birlikte yıkıyorum.

Ben çamaşır yıkamasını bilmiyor muyum anne?

Canaydın; her gün domates peynir koyuyor beslenmeye.

Ben her gün kurabiye, börek, pasta yediriyorum.

Kıymetim bilinmiyor,

Biliyorum Canaydın pasta yapmasını bilmez anne…

Hava kararıyor, gök gürlüyor, sisli bir Ankara akşamında,

Şampiyonluk gidiyor anneeeeeeeeeeee.

Biliyor musun anne; Canaydın’ın Müzesinde bir kupa gördüm.

Maketini yaptırıp başucuma koydum.

Her sabah onu öpüyor kokluyorum.

Kimseye söyleme ama anne,

Bazen de konuşuyorum onunla.

Ne yapayım kıskanıyorum anne.

Ha unutmadan,

UEFA yarın, “Avrupa Kupasını anlatan bir yazı yazacaksınız” dedi.

Ben Canaydın’a yazdıracağım.

UEFA anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın.

Ben onu hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne.

UEFA, Süper Kupa adları geçince sol yanım acıyor anne…

- alıntı -

Issız bir adada 3 erkek mahsur kalırlar. Adadan kurtulmanın yollarını ararlarken, cinli bir şişe bulurlar…

Şişeyi incelerlerken içinden cin çıkar.

Cin 3 erkeğe der ki:
”Dileyin benden ne dilerseniz. Ne dilerseniz yerine gelecektir. Sadece bir dilek dileme hakkınız var”

Birinci erkeğe sorar:
”Senin dileğin nedir? Ne istersin?”

Erkek cevap verir: ”Şimdikinden 100 kat daha zeki olmak istiyorum”

Cin Sözünü yerine getirir ve erkek 100 kat daha zeki olur. Hemen orada ki ağaçlardan bir şekilde kayık yapar ve adadan kurtulur.

İkici erkeğe sorar: ‘
‘Senin dileğin nedir? Ne istersin?”

İkinci erkek cevap verir: ”Şimdikinden 1.000 kat daha zeki olmak istiyorum”

Cin sözünü yerine getirir ve erkek 1.000 kat daha zeki olur. Hemen oradaki ağaçlardan bir şekilde motorlu bir deniz vasıtası yapar ve adadan kurtulur.

Sıra gelir üçüncü erkeğe.  Cin sorar:
”Senin dileğin nedir? Ne istersin?”

Üçüncü erkek cevap verir: ”Şimdikinden 10.000 kat daha zeki olmak istiyorum.”

Cin sözünü yerine getirir ve o da bayan olur…  :D

Sinderella
Hatun kısmının gece 12′den sonra sokakta işi yoktur…

Pamuk Prenses
Her beleşe gelen elma yenmemelidir.
Kadınlar kadınları kıskanır.
Aynalar yalan söylemez…

Uyuyan Güzel
Kızlar uyurken yaşlanmazlar…
Çirkin cadılar her partiye, güne davet edilmelidir, asla atlanmamalıdır…

Kırmızı başlıklı kız
Sokakta her gördüğün zibidiyle konuşulmaz.
Etraf evcil olmayan hayvanlarla dolu dikkatli olunmalıdır.
Bugün ninesini tanımayan yarın kendini de tanımaz…

Çirkin ördek yavrusu
Güzelim deme bir sivilce yeter, çirkinim deme büyüyünce geçer…

Alice Harikalar Diyarında
Her tavşanın lafına kanma, her gördüğünün peşine takılma…

Ali Baba ve kırk haramiler
Şifreler iyi saklanmalı, onun bunun yanında bağırarak söylenmemeli.
Bankamatik kuyruğunda yabancılardan yardım alınmamalıdır…

Hansel ve Gretel
Çikolatadan evler yenmemelidir.
Can boğazdan gelir boğazdan da gider..
Her yaşlı kadın nene değildir tümevarım olaraktan da her sakallı deden değildir…

Erkek- söyle.
Kadın- . . . . . . . . . . .
Erkek- söylesene
Kadın- acelen varsa söylemiyim.
Erkek- acelem yok ama çıkıcam, söyle
Kadın- söyle söyle diyip üstüme gelme.
Erkek- ya niye üstüne geliyim. bişey söylemiycek miydin?
Kadın- yok bişey yok. ne söylicem ki sana?
Erkek- yanlış anladım demek ki. çıkıyom ben o zaman.
Kadın- çık sen, çık. hep kaç
Erkek- yok kaçırmam otobüsü bugün. bak daha onbeş dakka var.
Kadın- altında kalırsın inşallah.
Erkek- ne?
Kadın- bişey söylicem demiştim. ama beni dinliycek zamanın yok tabii.
Erkek- e sen ne söyliyim ki demedin mi?
Kadın- git, tamam git
Erkek- hey allahım! ben gene yanlış anladım o zaman. söyle,dinliyom.
Kadın- …………………………..
Erkek- heeeee beş dakka kalmış otobüsün kalkmasına. söyle.
Kadın- söyle diyip…
Erkek- euzübillahiminnnn. . .
Kadın- ne?
Erkek- yok bişey. söylicen mi?
Kadın- söyliyim de bir an önce kaç dimi? vaktini alıyom. arkadaşların özlemişlerdir seni.
Erkek- hayatım, hergün görüyorlar beni. niye özlesinler?
Kadın- özlerler. onları can kulağıyla dinlersin çünkü… nedense işe giderken çok neşeli oluyorsun. ne bekliyorsa seni orda…
Erkek- bi dolu iş bekliyo. ne beklicek ki?
Kadın- biliyorum o işleri. iki ayaklı, boyalı, parfümlü işler.
Erkek- yok artık, daha neler senin sinirlerin bozuk galiba.
Kadın- evet bozuk. sabahtan beri peşinden koşuyoruz, bişey söylicez diye.
Erkek- söyle diyom ben de sabahtan beri.
Kadın- sorun da bu zaten. söyle diyosun söylüyorum, sus diyorsun susuyorum.  benim söz hakkım mı var bu evde?
Erkek- güzel karıcım niye olmasın. ya, ben sana ne zaman sus dedim ki?
Kadın- bi de deseydin. konuşmaya da hakkım olmasın. şu televizyon benden değerlidir bu evde.
Erkek- yok artık o kadar da değil, iyice abarttın. senin canın sıkkın anladım.
Kadın- ne? o kadar da değil mi?
Erkek- değil tabii.
Kadın- yani ona yakın. anladım. avukata gidiyorum.
Erkek- ne?
Kadın- avukata gidiyorum. bu iş biter. hüüüüüüü…
Erkek- ya, ne dedim ki ben şimdi?
Kadın- allahım bi de soruyo. hemen gidiyorum.
Erkek- nereye?
Kadın- bi telefunkenden değerli olmadığım bu evden gidiyorum.
Erkek- tamam hayatım, sustuuum.
Kadın- susma bişey söyle, kaçma. sus, konu kapansın. git işine mutlu mutlu.  hayat devam etsin. yok öyle.
Erkek- tamaaam konuşalım. işe gitmiyom o zaman.
Kadın- naaparsan yap. ben gidiyorum.
Erkek- nereye?
Kadın- odama.
Erkek- eeeee?
Kadın- ne istiyorsun?
Erkek- konuşmak.
Kadın- günaydıııın
Erkek- eveeet, heh he
Kadın- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Erkek- yaa dur şaka yaptım. ortam yumuşasın diye. ağlama ya…
Kadın- hüüüüüü . . .  üzme sen kendini benim için.
Erkek- kimin için üzcem, karım diil misin?
Kadın- olmaz olaydım.
Erkek- tatlım. . . büyütüyorsun ama.
Kadın- ne?
Erkek- biraz abartmıyor musun?
Kadın- ben mi?
Erkek- . . . . . . . . . . . . . ?
Kadın- ben mi ha ben mi? ben mi büyütüyorum? topluyorum.
Erkek- ne?
Kadın- hemen eşyalarımı topluyorum.
Erkek- saçmalama.
Kadın- bırak kolumu, bıraaak zorba herif.
Erkek- tamam. dokunmuyorum. ama gitme, konuşalım.
Kadın- uzak dur polisi ararım.
Erkek- yok artık. hırsız mıyım ben?
Kadın- evet, hırsızsın. hayatımı, yaşama sevincimi çaldın.
Erkek- . . . . . . . . . . . . . . . . .
Kadın- söylicek bişey bulamadın. dilini mi yuttun?
Erkek- bütün bunları ne zaman yaptığımı düşünüyorum.
Kadın- beyimiz kavga istiyor galiba
Erkek- hayır ama. . . .
Kadın- tamam. kavga istiyosan, kavga ederiz. nolcaksa olsun.
Erkek- . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Kadın- gülücek bişey görmüyorum ben durumumuzda. evliliğimiz çatırdıyor.
Erkek- . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Kadın- sırıtma yemin ederim avukatı arıcam.
Erkek- istersen ara ama…
Kadın- peki, hemen çeviriyorum.
Erkek- nişantaşından gidelim.
Kadın- senin gelmene gerek yok. ben taksiyle giderim.
Erkek- ben de geliyim. hem şu uzun deri cekete de bakarız.
Kadın- hııı? sen nerden biliyorsun o ceketi?
Erkek- ajandana not almışın bugün bana söylemek için. orda gördüm.  şimdi aklıma geldi.
Kadın- e. . evet. şey…
Erkek- ben de arayıp ayırttırdım.
Kadın- inanmıyorum.
Erkek- giderken alırız.
Kadın- nereye?
Erkek- avukata.
Kadın- eee. . . evet.
Erkek- ya da istersen bugün gitmeyelim avukata. direk ceketi almaya gidelim.
Kadın- aaaa. . . eeeeee. . . . olur.
Erkek- hayatım?
Kadın- efendim?
Erkek- sen bana ne söylicektin?
Kadın- boşveeeer…

Alttaki metni sesli okuyun ve kendi ağzınızdan çıkanı bir dinleyin!

- I run each teen me?

- A wet each team.

- I run each make is tea your sun each.

- Higher them in each team.

- Catch bar duck each teen?

- On bar duck each team.

- Why high one why!

Dünya Feministler Kongresinde konuşmacılar görüş belirtmektedir. Amerikalı bir hanım şöyle der:
-Ben iyi bir şirketin genel müdürüyüm. Artık alışveriş yapmaktan bıktım. Kocama “bundan sonra alışverişleri sen yap” dedim. Baktım, birinci gün oralı olmadı, ikinci gün oralı olmadı, üçüncü gün yaptı…
Alman konuşmacı:
-Ben iyi bir şirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama “ben artık bulaşıkla ilgilenmekten bıktım, biraz da sen yıka” dedim. Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, baktım üçüncü gün yapmış…
Fadime kürsüye çıkmış:
-Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen gün Temel’e “ben artık çamaşır yıkamaktan mahvoldum, biraz da sen yıka” dedim. Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün gözüm yavaş yavaş görmeye başladı…