04.26.08

Masallardan ne öğrendik…

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… 5:41 pm yazan: Minik Kelebek

Sinderella
Hatun kısmının gece 12′den sonra sokakta işi yoktur…

Pamuk Prenses
Her beleşe gelen elma yenmemelidir.
Kadınlar kadınları kıskanır.
Aynalar yalan söylemez…

Uyuyan Güzel
Kızlar uyurken yaşlanmazlar…
Çirkin cadılar her partiye, güne davet edilmelidir, asla atlanmamalıdır…

Kırmızı başlıklı kız
Sokakta her gördüğün zibidiyle konuşulmaz.
Etraf evcil olmayan hayvanlarla dolu dikkatli olunmalıdır.
Bugün ninesini tanımayan yarın kendini de tanımaz…

Çirkin ördek yavrusu
Güzelim deme bir sivilce yeter, çirkinim deme büyüyünce geçer…

Alice Harikalar Diyarında
Her tavşanın lafına kanma, her gördüğünün peşine takılma…

Ali Baba ve kırk haramiler
Şifreler iyi saklanmalı, onun bunun yanında bağırarak söylenmemeli.
Bankamatik kuyruğunda yabancılardan yardım alınmamalıdır…

Hansel ve Gretel
Çikolatadan evler yenmemelidir.
Can boğazdan gelir boğazdan da gider..
Her yaşlı kadın nene değildir tümevarım olaraktan da her sakallı deden değildir…

02.13.08

Eşk neyse onu yaşayah… :)

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… 8:45 am yazan: Minik Kelebek

Sen meni sev, men seni sevem..
Sen menin için yan..
Men senin için yanim duduşam..
Glasik eşk neyse onu yaşayah..

Ya da sevme haberin olmasın..
Men sana sevdalanıp dolaşam..
Platonik eşk neyse onu yaşayah..

Sevdada oturah, yiyah içah..
Elele olah, gan kusah..
Tombilik eşk neyse onu yaşayah..

İstersen sevdadan kendimi kesim..
Sağımı solumu doğrayım biçim..
Psikopatik eşk neyse onu yaşayah..

Eyle sevek ki gara sevda olah..
Araplara benzeyen gapgara olah..
Gara eşk neyse onu yaşayah..

Yalan söylemeyeh hep doğru diyah..
Beraber oturah beraber yiyah..
Realist eşk neyse onu yaşayah..

Birbirimize türkü söyleyah, mizildiyah..
El ele tarlalarda, bostanlarda gezah..
Romantik eşk neyse onu yaşayah..

Kediyi, gudiği sen diye sevim..
Sen de horozi, guligi men diye sev..
Sembolik eşk neyse onu yaşayah..

El ele tutuşip kendimizi elehtriga verah..
Zangir zangir tityeyah, ölmeyah..
Elektronik eşk neyse onu yaşayah..

Ahırlarda, komlarda buluşah..
Tezek agalahlarinin dibinde oturah..
Otantik eşk neyse onu yaşayah..

(Alıntı)

02.10.08

Erkeğin hayatı nasıl karartılır?

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… 11:00 am yazan: Minik Kelebek

Erkek- söyle.
Kadın- . . . . . . . . . . .
Erkek- söylesene
Kadın- acelen varsa söylemiyim.
Erkek- acelem yok ama çıkıcam, söyle
Kadın- söyle söyle diyip üstüme gelme.
Erkek- ya niye üstüne geliyim. bişey söylemiycek miydin?
Kadın- yok bişey yok. ne söylicem ki sana?
Erkek- yanlış anladım demek ki. çıkıyom ben o zaman.
Kadın- çık sen, çık. hep kaç
Erkek- yok kaçırmam otobüsü bugün. bak daha onbeş dakka var.
Kadın- altında kalırsın inşallah.
Erkek- ne?
Kadın- bişey söylicem demiştim. ama beni dinliycek zamanın yok tabii.
Erkek- e sen ne söyliyim ki demedin mi?
Kadın- git, tamam git
Erkek- hey allahım! ben gene yanlış anladım o zaman. söyle,dinliyom.
Kadın- …………………………..
Erkek- heeeee beş dakka kalmış otobüsün kalkmasına. söyle.
Kadın- söyle diyip…
Erkek- euzübillahiminnnn. . .
Kadın- ne?
Erkek- yok bişey. söylicen mi?
Kadın- söyliyim de bir an önce kaç dimi? vaktini alıyom. arkadaşların özlemişlerdir seni.
Erkek- hayatım, hergün görüyorlar beni. niye özlesinler?
Kadın- özlerler. onları can kulağıyla dinlersin çünkü… nedense işe giderken çok neşeli oluyorsun. ne bekliyorsa seni orda…
Erkek- bi dolu iş bekliyo. ne beklicek ki?
Kadın- biliyorum o işleri. iki ayaklı, boyalı, parfümlü işler.
Erkek- yok artık, daha neler senin sinirlerin bozuk galiba.
Kadın- evet bozuk. sabahtan beri peşinden koşuyoruz, bişey söylicez diye.
Erkek- söyle diyom ben de sabahtan beri.
Kadın- sorun da bu zaten. söyle diyosun söylüyorum, sus diyorsun susuyorum.  benim söz hakkım mı var bu evde?
Erkek- güzel karıcım niye olmasın. ya, ben sana ne zaman sus dedim ki?
Kadın- bi de deseydin. konuşmaya da hakkım olmasın. şu televizyon benden değerlidir bu evde.
Erkek- yok artık o kadar da değil, iyice abarttın. senin canın sıkkın anladım.
Kadın- ne? o kadar da değil mi?
Erkek- değil tabii.
Kadın- yani ona yakın. anladım. avukata gidiyorum.
Erkek- ne?
Kadın- avukata gidiyorum. bu iş biter. hüüüüüüü…
Erkek- ya, ne dedim ki ben şimdi?
Kadın- allahım bi de soruyo. hemen gidiyorum.
Erkek- nereye?
Kadın- bi telefunkenden değerli olmadığım bu evden gidiyorum.
Erkek- tamam hayatım, sustuuum.
Kadın- susma bişey söyle, kaçma. sus, konu kapansın. git işine mutlu mutlu.  hayat devam etsin. yok öyle.
Erkek- tamaaam konuşalım. işe gitmiyom o zaman.
Kadın- naaparsan yap. ben gidiyorum.
Erkek- nereye?
Kadın- odama.
Erkek- eeeee?
Kadın- ne istiyorsun?
Erkek- konuşmak.
Kadın- günaydıııın
Erkek- eveeet, heh he
Kadın- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Erkek- yaa dur şaka yaptım. ortam yumuşasın diye. ağlama ya…
Kadın- hüüüüüü . . .  üzme sen kendini benim için.
Erkek- kimin için üzcem, karım diil misin?
Kadın- olmaz olaydım.
Erkek- tatlım. . . büyütüyorsun ama.
Kadın- ne?
Erkek- biraz abartmıyor musun?
Kadın- ben mi?
Erkek- . . . . . . . . . . . . . ?
Kadın- ben mi ha ben mi? ben mi büyütüyorum? topluyorum.
Erkek- ne?
Kadın- hemen eşyalarımı topluyorum.
Erkek- saçmalama.
Kadın- bırak kolumu, bıraaak zorba herif.
Erkek- tamam. dokunmuyorum. ama gitme, konuşalım.
Kadın- uzak dur polisi ararım.
Erkek- yok artık. hırsız mıyım ben?
Kadın- evet, hırsızsın. hayatımı, yaşama sevincimi çaldın.
Erkek- . . . . . . . . . . . . . . . . .
Kadın- söylicek bişey bulamadın. dilini mi yuttun?
Erkek- bütün bunları ne zaman yaptığımı düşünüyorum.
Kadın- beyimiz kavga istiyor galiba
Erkek- hayır ama. . . .
Kadın- tamam. kavga istiyosan, kavga ederiz. nolcaksa olsun.
Erkek- . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Kadın- gülücek bişey görmüyorum ben durumumuzda. evliliğimiz çatırdıyor.
Erkek- . . . . . . . . . . . . . . . . . .
Kadın- sırıtma yemin ederim avukatı arıcam.
Erkek- istersen ara ama…
Kadın- peki, hemen çeviriyorum.
Erkek- nişantaşından gidelim.
Kadın- senin gelmene gerek yok. ben taksiyle giderim.
Erkek- ben de geliyim. hem şu uzun deri cekete de bakarız.
Kadın- hııı? sen nerden biliyorsun o ceketi?
Erkek- ajandana not almışın bugün bana söylemek için. orda gördüm.  şimdi aklıma geldi.
Kadın- e. . evet. şey…
Erkek- ben de arayıp ayırttırdım.
Kadın- inanmıyorum.
Erkek- giderken alırız.
Kadın- nereye?
Erkek- avukata.
Kadın- eee. . . evet.
Erkek- ya da istersen bugün gitmeyelim avukata. direk ceketi almaya gidelim.
Kadın- aaaa. . . eeeeee. . . . olur.
Erkek- hayatım?
Kadın- efendim?
Erkek- sen bana ne söylicektin?
Kadın- boşveeeer…

İngilizce dersi…

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… 10:55 am yazan: Minik Kelebek

Alttaki metni sesli okuyun ve kendi ağzınızdan çıkanı bir dinleyin!

- I run each teen me?

- A wet each team.

- I run each make is tea your sun each.

- Higher them in each team.

- Catch bar duck each teen?

- On bar duck each team.

- Why high one why!

02.09.08

Fadime feminist olursa

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… 9:17 pm yazan: Minik Kelebek

Dünya Feministler Kongresinde konuşmacılar görüş belirtmektedir. Amerikalı bir hanım şöyle der:
-Ben iyi bir şirketin genel müdürüyüm. Artık alışveriş yapmaktan bıktım. Kocama “bundan sonra alışverişleri sen yap” dedim. Baktım, birinci gün oralı olmadı, ikinci gün oralı olmadı, üçüncü gün yaptı…
Alman konuşmacı:
-Ben iyi bir şirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama “ben artık bulaşıkla ilgilenmekten bıktım, biraz da sen yıka” dedim. Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, baktım üçüncü gün yapmış…
Fadime kürsüye çıkmış:
-Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen gün Temel’e “ben artık çamaşır yıkamaktan mahvoldum, biraz da sen yıka” dedim. Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün gözüm yavaş yavaş görmeye başladı…

02.06.08

Ders çalışmama yolları

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… 7:37 pm yazan: Minik Kelebek

- Ders çalışırken mutlaka kendine dinlenme süresi ayır. Çalışırken sallanan koltuğa otur. Sallanırken her öne gelişte bir kelime okur, her arkaya gidişte ise dinlenirsin.

- Matematik kitabının içinde tarih kitabını koy. Böylece bir dersi çalışırken başka bir dersi kaytardığını bilmek ruhunu huzura kavuşturacaktır.

- Ders çalışırken iç huzurun çok önemlidir. Huzurlu değilsen ders çalışamazsın. Es kaza huzurluysan, radyoyu açıp haberleri dinle!

- Bu maç kaçmaz abi. Dersi her zaman çalışabilirsin. Hem bak sen gelmesen biz nasıl kazanırız.

- Ders çalışmana sebep olan politik, sosyolojik, ekolojik ve nörolojik unsurları üzerinden atmak için bir sonraki müzik programını mutlaka dinle.

- Önce mutfağa git. İnce uzun bir sürahiye patates cipsi, bir tabağa da kola koy. Bu terslik araştırma süreni uzatacak ve kahretsin ki derse geç başlamana neden olacaktır.

- Eğer hala ders çalışacağım diyorsan hatırlatırız Çok zorlandın. Üfff. Saat de çok geç olmuş. Sen en iyisi, Bir dahaki sınava çalışırsın. Var git yatağına.

Öğrenci evinin anatomisi

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… 7:36 pm yazan: Minik Kelebek

- Her öğrenci evinde muhakkak ‘nöbetçi sistemi’ uygulanır ve günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.

- Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir.

- Çay yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir.

- Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır. (Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?)

- Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır.

- Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında eksikler çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır.

- Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.

- Sınav dönemlerinin favori cümlesi “bu gece yatmıycam ders çalışcam”dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz.

- Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.

- Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce “bi kola al da içelim”diye başlanılan ısmarlatma olayına,iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.

- Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bir pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı ise zaten kilitlenmez.

02.03.08

Ah doktor bey ah!

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… tagged 9:22 am yazan: Minik Kelebek

Yiyemeyom doktor bey

Verdiğin pehreze budur gayratım

Bundan fazla uyamayom doktor bey!

Üç sepet yumurta sabah kayvaltım.

Tekrar tekrar soyamayom doktor bey!

İki leğen pilav bir yayık ayran.

İster yaylı olsun isterse yavan.

Yanına kesiyom beş kilo soğan.

Yeyom yeyom doyamayom doktor bey!

Üç tencere bamya yerim birinci.

Yirmi tas su içerim biraz koşinci.

Her yanım sökülür karnım şişinci.

Sağlam gömlek giyemeyom doktor bey!

Şimdiye acımdan çoktan ölürdüm.

Sağolsun komşular gönderir dürüm.

Bir kuzudan çok yiyemeyom, var sözüm.

Ayıp olur, cayamayom doktor bey!

Bazı az geliyo beş kasa hurma.

Yedi lahanadan yapıyoz sarma.

Onuda mı yedin diye hiç sorma.

Utanıyom diyemeyom doktor bey!

Günde iki çuval unum gidiyo.

Avradım her sabah ekmek ediyo.

Bir kazan fasulye, gönül ye deyo.

Arttırmaya gıyamayom doktor bey!

Senede kırk dönüm bostan ekerim.

Benden başka kimse yemesin derim.

Kavunu karpuzu kabuklu yerim.

Aceleden soyamayom doktor bey!

Bilmem bu işin sonu nereye gider.

Buyumuş kısmet buyumuş kader.

Bir günde yediğim işte bu kadar.

Daha fazla yiyemeyom doktor bey!

Bedirhan Gökçe

01.25.08

Eşini çok seven erkeğin duası… :)

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… tagged 7:46 pm yazan: Minik Kelebek

Allah’ım, onun başı ağrımasın benim ağrısın..
O üşümesin, ben üşüyeyim…
O aç kalmasın, ben kalayım…
O üzülmesin, ben üzüleyim…
Onun canı sıkılmasın, benim sıkılsın…
Genç yaşta dul kalmasın, ben kalayım….

01.24.08

Ah, şu kocalar :))

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… tagged 12:18 pm yazan: Minik Kelebek

Karı koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır: “Ne oldu? Ne istiyorsun?” diye sorar. Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle. “Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir: -”Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız. Karısı tekrar sorar. Peki, bu sana neyi gösteriyor? Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir: “Teolojik olarak Allah’ın kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum. Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. Niye sordun bunu bana? Sana neyi gösteriyor? “Necati, çadırımızı çalmışlar!!!”

Zıpla :)

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… tagged 12:18 pm yazan: Minik Kelebek

Temel, çalıştığı işten emekli olmuş, evine çekilmiş.  Onca yıl çalışmanın getirdiği alışkanlıkla boş oturamamış ve günlerce düşündükten sonra kendine bir iş bulmuş.  Bilim adamı olacakmış!

Hemen o gün kaşınan ensesine attığı eliyle bir pire yakalamış ve büyük bir özenle odasına koşmuş, geniş çalışma masasının üzerine bırakmış.  Bu av, uygulamalı bilim için bulunmaz bir fırsatmış.

Masa üzerindeki pirenin üzerine eğilmiş.  “Hopla bakayım!” diye haykırmış Temel.  Pire korkuyla yerinden fırlayıp masanın öbür ucuna konmuş.  Temel, önündeki not kağadına bir şeyler yazmış ve sevinçle pirenin konduğu yere koşmuş, eğilip yeniden haykırmış:

- Sıçra bakayım! Pire yeniden sıçramış ve masanın bir başka köşesine konmuş.  Gene bir şeyler yazmış Temel.  Ve bu defa pireyi yakalamış, keskin bir jiletle bacaklarınıdibinden kesip tekrar masa üzerine bırakmış.  Eğilmiş ve kaykırmış gene:

- Zıpla bakayım!Beklemiş, beklemiş, zavallı pirede tık yokmuş.  Yeniden haykırmış:

- Duymayi misun?  Zıpla deyirum da!Gene beklemiş, bir karşılık alamamış.  Yüzü aydınlanmış Temel’in.  Büyük bir gururla not defteri önüne oturmuş ve şunları yazmış:

- Haçan, yapılan deneyde gorilmiştur ki bacaklari kesulen pirenun kulaklari duymayayi…

Yanlış mail…

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… tagged 12:06 pm yazan: Minik Kelebek

Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır.
Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve eşine-mail atmaya karar verir.
Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir….
Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür,arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır.
Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime : Sevgili eşime
Konu : Yeni ulaştım.
Tarih : 16 Mayıs 2004 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak.

Su kabı :)

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… tagged 12:05 pm yazan: Minik Kelebek

Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak şu ricada bulunur :
-Pek susadım, buralarda su bulamadım, lütfen bana bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir tereddütten sonra :
-İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.
Adam ayranı içtikten sonra çocuk :
-İstersen daha getireyim,der.
-Zahmet olur yavrum.
-Hayır, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır :
-Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı!

Bir darwinistin hazin sonu…

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… tagged 12:05 pm yazan: Minik Kelebek

Ateist bir adam birgün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş “evrim ne güzellikler yaratıyor!” diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının kendisine biraz daha yaklaştığını farkediyormuş. Uzun bir kaçışın sonunda adamın ayağı bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış ve vurmaya hazırlanırken adam:”Allahım…” diye bağırmış. Bir anda zaman durmuş nehir akmaz olmuş, orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Derinden ilahi bir ses adama “yıllarca bana inanmadın yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın.sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun.seni sevgili bir kulummu saymalıyım?” demiş. Adam utanç içinde:”biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık ama belki ayıyı dindar yapabilirsin” demiş. Ses “peki” demiş ve ışık kaybolmuş.  Nehir tekrar akmaya başlamış, herşey eski haline dönmüş ayı pençesini indirmiş. İki pençesinide göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış: “Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere….”

Annelerimizden neler ögrendik :)

Yazı kategorisi: Biraz da gülelim… tagged 11:59 am yazan: Minik Kelebek

Sabırlı olmayı:
“Baban eve gelsin, sen görürsün!”Hakkımızı alacağımızı:
“Eve vardığımızda ben bilirim sana yapacağımı”

Diyalog kurmayı:
“Sana bir şey sorduğumda cevap ver”
“Ne söyleyeyim anne?”
“Sus bana cevap verme”

Tıp bilgilerini:
“Gözlerini şaşı yaparken bir gün öyle kalıvereceksin, göreceksin gününü!..”

Olgun olmayı:
“Bu tabağın hepsini bitirmezsen asla büyüyemezsin”

Genetik bilgilerini:
“Büyüdükçe babana çektin”

Bilgeliği:
“Benim yaşıma gelde anlarsın o zaman!”

Adaleti:
“Bir gün senin de çocukların olacak. İnşallah onlarda sana senin şimdi bana yaptıklarını yaparlar!….”

İyi yapılmış bir işi takdir etmeyi:
“Bana bakın, gidin birbirinizi dışarda gebertin, evi daha yeni temizledim…!!!”Duâların gücünü:
“Yat kalk dua et ki baban müzik setinin bozulduğunu farketmedi…”

Zamana karşı yarışmayı:
“O oyuncaklarını topla yoksa bi tekme attığım gibi hepsini karşı sahilden toplarsın..”

Mantıklı düşünmeyi:
“Ben öyle diyosam öyledir…!!!”

İleri görüşlü olmayı:
“Çıkmadan önce temiz bi çamaşır giy.. yolda Allah korusun başına birşey gelir kirli çamaşırla etrafa rezil olursun.”

Hayatın trajikomik yanlarını:
“Sen daha orda gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem…”

Hayatın çelişkilerle dolu olduğunu:
“Kapa çeneni ve çorbanı iç ..!!”

Dayanıklı olmayı:
“O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak YOK..!!!”

Hava raporu tahmini yapmayı:
“Şu dağınıklığa bak… yabancı biri görse odanın ortasından kasırga geçmiş sanır…”

Abartmayı:
“Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarınla içeri girme diye..!!”

Davranış psikolojisini:
“Babana çekeceğine biraz bana çekseydin nolurdu …”

Olağanüstü durumlara hazırlıklı olmayı:
“Dinleme bakalım anne sözü dinlemee…!!! ‘Kafana meteor düşecek kenara çekil’ diye bağırsam onu bile dinlemezsin dimi……!!!!”

Kıskanmayı:
” Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bi aileye sahip olmayan, kaç milyon çocuk var biliyor musun…”

« Önceki girişler