03.29.08

Akıl ve duygunun savaşı

Yazı kategorisi: Şiirler tagged 1:30 pm yazan: Minik Kelebek

Büyük bir savaş alanıdır insanoğlu
İki büyük ordunun
İki büyük imparatorluğun,
İnsanlık tarihi boyunca savaştığı bir alan
İnsanlık tarihi boyunca insanın kendisi ile yaptığı en büyük savaştır bu
Hep sorulan ve cevaplanamayan sorulardır savaş alanında çarpışan
Cevabı aranan:
Savaşı kazanan ne kazanacaktır
Ve kimin kazanması gerektiğidir
Bir yanda akıl imparatorluğu
Diğer yanda duygu imparatorluğu vardır

Duygu imparatoru savaşı kazanmak lazım der.
İnsan duyguları ile sever duygu ile güzellik katar yaşama
Sevgi ise amaçtır insan hayatında
O zaman biz kazanmalıyız der duygular imparatoru
Atılır hemen akıl imparatoru
İnsan sevebilmek için yaşamak zorundadır,
Beslenmek, kendini korumak zorundadır
Yaşam yoksa nasıl olur sevgi,
Nerede oluşur sevgi yaşam yoksa
Bizim varlığımızdır insana nasıl besleneceğini
Ve nasıl yaşamı sürdürmesi gerektiğini öğreten
Biz her zaman daha öncelikliyiz bu yüzden der akıl imparatoru

İtiraz hemen yükselir duygu imparatorundan
Ama bizim varlığımızla öğrenir insanoğlu paylaşmanın erdemini
Duygulardır insana yardımlaşmanın güzelliğini gösteren
Cevabı hazırdır akıl imparatorunun
Ama akıl olmazsa paylaşılacak ne oluşabilir ki
Ve akıl olmayınca ne için yardımlaşma olacaktır
Ama der duygu imparatoru
Ben ruhun varlığıyım onun sözcüsüyüm bensiz ne olabilir ki
Akıl imparatoru gülümser ve
Bende ruhun farkındalığıyım.
Benle insan görür varlığını
Benle farkına varır dünyanın işleyişinin muhteşemliğine
Algılamak benle olur der duygu görüp algılamamak neye yarar ki
Ama görmeden neyi algılayabilirsin ki der akıl

Bu savaş sürer gider
İki tarafta bir galibin olmayacağını görür
Zeka bilgesine danışmaya karar verirler kazanan orda belirlenecektir
Gülümseyerek karşılar onları zeka bilgesi
Bu savaşın yenileni yoktur olmayacaktır der
Olmaması lazımdır zaten
Ne yapalım diye sorarlar iki ordunun imparatoru
Akıl imparatorunun güçlü oğlu ile
Duygu imparatorunun zarif kızını evlendirmektir tek çare der zeka bilgesi
Onların çocuğu ikinizin de birleşimi olacaktır
Ve insanoğlunu yönetmeye en iyi aday o doğacak çocuk olacaktır
İnsanoğlu ne zaman kararlarını duygu ile aklın kesiştiği noktada verir
O zaman doğruyu bulur
O zaman dünya da doğruya yönelir
Ve insanoğlunun savaşı der zeka bilgesi
Ancak insanin içindeki bu savaşı kazanmakla biter
Ve bu savaşın kaybedeni asla olmaz…

Yusuf Güzel

Peri

Yazı kategorisi: Şiirler tagged 12:10 pm yazan: Minik Kelebek

Farkında mısın!Bir ağaç büyütmüşsün evimizde.

Kökü maziye, yaprakları gönlümüze uzanıyor.Usulca meyveleniyor her mevsim.

Her mevsim bir başka güzellikte çiçekleniyor.Hiç kızman yok mu senin Allah aşkına! Hiç kötü söz söylemen…

Kelimelerin peri kanadı pırıltılarıyla süslenmiş, sözlerin anne sevgisiyle işlemeli.

Hep gülümsüyorsun evimize gelince.Kalbimiz senin sevincinle doğruluyor, ruhumuz sözlerinle kanatlanıyor.

Uykularını hep tehir ediyorsun sonra. Nasılsa uyurum, diyorsun cennet yataklarında.

Gündüz senin gülümsemen uyandırıyor gözlerimizi, geceleri senin gülümsemen.

Bir de yazdıkların var. Okuyunca hiç bitmeyen eksilmeyen şeyler.

Söyler misin Allah aşkına, senin arkadaşların kim!…

Periler mi?

Yusuf Çağlar

Herşey sende gizli

Yazı kategorisi: Şiirler tagged 10:46 am yazan: Minik Kelebek

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif…
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…

Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü…
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin…

Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün…

Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin.

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin…
İşte budur hayat!

İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir…

Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

Can Yücel

O olmazsa yaşayamam…

Yazı kategorisi: Şiirler tagged 9:12 am yazan: Minik Kelebek

« O olmazsa yaşayamam
O olmazsa yaşayamam » demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin o’nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini…
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak…

Can Yücel

Bizimde yaşadığımız hayattır kardeşim

Yazı kategorisi: Şiirler 7:10 am yazan: Minik Kelebek

Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Biz de soluk alıp vermedeyiz
Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri
Mesela
Bir kırçiçeğini
Çimeni toprağı börtü böceği
Kurban bayramlarında kınalı koçları
Başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı
Bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
Pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları

Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Günün birinde resmi kayıtlara
Evraklara sicillere ve dosyalara geçtiyse de adımız
Fotoğrafımızın üstüne bir mühür basıldıysa da
Bir önden bir yandan göründüysek de sabıka
Kayıtlarında
Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Biz de soluk alıp vermedeyiz
Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri

Nezarethaneleri bildiğimiz kadar
Koğuş raconlarını bildiğimiz kadar
İflah etmez mapusane türküleri söylediğimiz kadar
Güzel şeyleri de biliriz kardeşim

Bir yetimin başını okşamayı
Yolda kalmışa kapımızı açmayı
Sıcak tarhana çorbası kaşıklamayı
Ve gece yarısı ansızın sıkılan üç kurşunu
Bağrımızda karşılamayı

Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Ve her ne kadar sabah namazı vaktinde
İnatla çalınırsa da kapımız
Bir mintan bir picama altı
Apar topar götürülürsek de
Bilinmez bir yere
Üç damla yaş dökerse de
İki yaşındaki oğlum
Orda öyle aniden büyürse de
Göğsüne vurursa da yumruklarını anam
Ve babam bu da gelir bu da geçer evlat
Üzülme derse de
Komşular seyre durursa da
Kapı önlerinde
Ne yapmış derse de biri
Kim bilir ne yapmıştır
Derse diğeri ötekine
Yapmıştır ulan yapmıştır
Delikanlı değil mi yapmıştır
Diye bağırırsa da biri
Yine bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Biz de soluk alıp vermekteyiz
Yani her insan gibi
Sevmekteyiz sevilecek şeyleri

Kalbim ağrıyorsa da kardeşim
Gönlüm bulanıyorsa da
Tedirginsem kuşkuluysam
Kalın kitapların yazdığına bakarsan
Acaip suçluysam
Havada hıyanet kokusu
Dışarıda pis bir sıcak
Duvarlarda yazılar
Kalbimizde acılar varsa da
Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim

Mektubun geldi bugün haziran
Kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından
Haberin geldi
İki damla gözyaşın sarı kağıtta
Çok bakarsın yağmur yağan da
Islak ve buğulu camların ardından bilirim
Bilirim, acı
Nasıl da topak olur oturur adam yüreğine
Ne var yani işte
İyiyim diyorum ya
İnan olsun iyiyim anne
İnsan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe
Bak üzülme
Yazıyorum bir daha
N’olur üzülme
Üzülmüyor analar
Oğulları üzülme dedikçe

Bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
Biz de soluk alıp vermedeyiz
Yani her insan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri
Mesela
Bir kırçiçeğini
Çimeni toprağı börtü böceği
Kurban bayramlarında kınalı koçları
Başları eloyası işlemeli yemeni ile kapalı
Bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
Pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları..

İbrahim Sadri