01.25.08

Kedilerin tespihi

Yazı kategorisi: Mehmet Paksu tagged 8:09 pm yazan: Minik Kelebek

Devamlı şefkat bekleyen tavırlarıyla, yumuşacık tüyleriyle kedileri sevmeyen yoktur herhalde. Yemek istiyorsa, sevilmeye ihtiyacı varsa ya da oyun oynamaya çalışıyorsa usulcacık yaklaşır incecik sesiyle miyavlayıp bütün dikkati üzerine çeker.Ama işi bittikten sonra yine bildiğini yapar. Asla minnet hissetmez. Asaletine toz kondurmaz. Bir kediye hiçbir zaman, “Koş kızım şu kemiği yakala!” diyemezsiniz. Umursamaz bir bakış atıverir ve salına salına uzaklaşır.

Efendimiz’in bir sahabeye Ebu Hureyre (Kedicik Babası) adını verecek kadar ilgi gösterdiği kedilerin mırıltılarını dikkatle dinlediğinizde muazzam bir şey fark edersiniz. Sakin sakin oturup etrafı izleyen yumuşacık bir kediye kulağınızı yaklaştırdığınızda bu sevimli mahlukun zikir seslerini duyabilirsiniz: Ya Rahim, Ya Rahim! Tabii kediden bahis açılmışken, avcılıklarından söz etmezsek olmaz. Bir kedinin nasıl olup da gecenin karanlığında eşyaların arasında saklanan fareleri yakalayabildiğini merak ettiniz mi hiç? Kedilere bu konuda verilmiş iki yetenek vardır: Biri geceleri, kedinin gözünün içinde adeta bir far vazifesi gören “Tapetum” zarıdır. Diğeri ise en küçük kımıldamaya dahi ani tepkiler verecek kadar sıkı bir refleks sistemiyle donatılmış olmalarıdır.

Kediler gece gündüz tespihini aksatmaz, devamlı Allah’ın merhametini haykırır insanoğluna. Belki de bu nedenle bir kediyi gördüğümüzde okşamasak bile, “Canım, ne kadar tatlısın” tepkileri eşliğinde şefkatimizi sergileriz.

Mehmet Paksu

Yorum Yapın