01.25.08
“Böcek kardeş”
Kızım küçükken böceklerden çok korktuğu için karıncaların, sineklerin bizim kardeşimiz olduğunu, onları bir kardeş gibi sevmemiz gerektiğini anlatmıştık.Okul çağına gelip de “gerçekleri” öğrenmeye başlayana kadar, halılarımızın üzerinde harıl harıl çalışan karıncaları, uçuşan sinekleri “böcek kardeş” diye sever, ellerini uzatıp okşamak isterdi.
Yıllar önce küçük kızımın fıtri bir şekilde, dünyanın diğer vatandaşlarıyla kurduğu kardeş muhabbeti, aslında bugün bütün dünyanın sahip olması gereken bir haslet. Son zamanlarda medyanın da önemle üzerinde durduğu küresel ısınmanın en büyük sebebi, insanoğlunun dünyanın tek vatandaşı gibi davranıp bencilce her şeyi tüketmesiydi. Halbuki bizden başka yeryüzünde yaşayan sayısız hemşerimiz var. Biz israf ettikçe, daha fazla tükettikçe, o masum hemşerilerimizi katlediyoruz.
Ürettiğimiz her sera gazı atmosferde daha fazla güneş ışını tutuyor ve dünya daha fazla ısınıyor. Oysa can çekişen kutup ayıları, penguenler, havasız ağaçsız kalan orman hayvanları, yok olan topraktaki milyarlarca canlı, hepsi bize emanet edilmişti. 60-70 sene misafir olacağımız öbür dünyanın sahibi, bu güzel yuvayı iyi korumamız gerektiğini söylemişti.
İnsanı yeryüzünün halifesi olarak ilan etmişti. Şimdi, yeryüzünün her yanından, “Ey halife! Bize niye iyi bakmadın!” nidaları yükseliyor. Yapmamız gereken çok basit bir şey var: İsraf etmemek. Küçük kızımın dediği gibi kardeşlerimize zulmetmekten vazgeçmek. İsraftan kaçmak için yaptığımız her şey, zerre kadar iyiliğin karşılığının verileceği ve zerre kadar kötülüğün hesabının sorulacağı yerde, ferahlamamıza vesile olacaktır.Mehmet Paksu